Atilla'nın anlatımıyla
Annemin bana seslenişleri ve gerisi yok sanki büs bütün karanlığa gömülmüş gibiydim. Babamla olan anılarımızı sanki rüya görür gibi gördüm. Babama küçüklüğümden beri hayrandım ama bunu babama hiç belli etmedim belkide çoktan anlamıştır. O rüyalar gitti ve gözlerimi açtığımda çok ışık vardı gözlerim kamaştı. Gözlerimi kırpıştırdım ve etrafa bakındım bir odadaydım hastane odası kolumda serum yanı başımda annem vardı. Anneme baktım bana üzgün, yorgun gözlerle bakıyordu. Neden bayıldığım hatırlamıyordum. Ne kadar saat baygındım? Neden bayılmıştım? Bunların cevabını sadece anneme sorarak alabilirdim. Annem sessizliği bozdu "iyimisin oğlum?" "İyiyim anne neden bayıldım" Annem kısa süre sessiz kaldı. "Baban artık yürüyemeyecek amilyatta bir sorun çıkmış" annemi sadece birsey demeden dediklerini dinledim o anda neden bayıldığım aklıma geldi. "Peki ben kaç saattir baygınım" "bir gündür baygınsın oğlum, babanın durumu şu anlık iyi odaya aldılar" Sadece başımla onaylayabildim. Hala inanamıyordum kim neden babamı vurmak isteyebilirdi hepsi babamı vuran kişi yüzünden olmuştu neyseki babam yaşıyordu buna şükrediyordum. Kolumdaki serumu taktıkları aparatı çıkarıp ayağa kalktım. "Babam hangi odada? Görmeye izin veriyorlar mı?" "Yukarıda 444 nolu oda görmeye izin veriyorlar ama senin dinlenmen gerekiyor oğlum" "babam bu haldeyken dinlenmek mi lütfen anne yapma dinlenmek istemiyorum babamı görmek istiyorum" "Peki oğlum" odadan çıktım ve asansöre ilerledim asansörün gelmesini bekledikten sonra kapılar açılınca içine bindim ve düğmeye bastım kapılar kapandı ve yukarı çıktı kapı tekrar açılınca indim ve babamın olduğu odaya doğru yürüdüm. Babamın odasının oraya geldiğimde içimde bir korku oluştu. Babamı o halde görebilecek miydim? Buna dayanabilecek miydim? Cesaretimi topladım ve içeri girdim. Babam uyanıktı ve dışarıyı izliyordu, kapı açılma sesine bana doğru döndü. Babam hiç birşey olmamış gibiydi ama o her hastaneye geldiğinde böyle davranırdı. Hastanelerden nefret ederdi. O yüzde bu durumu normal karşıladım. Babama yaklaştım. "Oğlum" babamın yanına geldim ve elinden tuttum oda benim elimi sıkıca kavradı. Babam 45 yaşında olsada bakımlı olduğu için çok genç gözüküyordu. "Baba iyimisin bir yerin acıyormu?" "Hayır acımıyor iyiyim merak etme oğlum" babamın ayaklarına gözüm kaydı normaldi ama hissetmiyor olmalıydı ama babamın tekrar yürümesi için elimden gelen herseyi yapacaktım. Buradaki doktor yapamazsa yurt dışarıdan getirtecektim. Babam mutlaka yürüyecekti. Babamın saçını okşadım babamın yüzünde tebessüm belirdi. Babamın elini öptüm."İyi olacaksın baba bunun için elimden gelen herşeyi yapacağım" babam başıyla onayladı. "Sen dinlen ben dışarıdayım" babam "tamam oğlum" dışarı çıktım. Babam hastaneden çıkmadan ona bir şey sormayacaktım. Yanlız konuşmam gerekiyordu ve bunu evde onun rahat alanında yapmam gerekiyordu. Babam böyle şeyleri hastane odalarında konuşmayı sevmezdi. Babamın doktoru Kuzeyi buldum Kuzey aynı zamanda benim en sevdiğim en yakın arkadaşımdı. "Kuzey biraz konuşabilir miyiz? Müsait misin?" "Müsaitim gel odamda konuşalım Atilla" başımla onayladım ve onun odasına geçtik. Kapıyı kapatıp karşılıklı koltuğa oturduk. "Kuzey babamın durumu hakkında" "Atilla sakin ol babana fizik tedavi uygulayacağız ve en kısa zamanda yürüyecek merak etme" içim rahatladı. "Ne gerekirse yapmaya hazırım yeterki babam iyileşsin" "babanın durumu iyi kendini çabuk toparladı buda bir mucize zaten Ozan abi zaten kendiliğinden bir mucize adam 45 yaşında genç gözüküyor saçında beyazlık bile yok" kıkırdadım "bakımlı olmasını biliyor stres yapmıyor sakin ve en güzeli de eğlenmeyi biliyor buda onu yaşlandırmak yerine gençleştiriyor" "haklısın yarın Ozan abiyi saat 13:30 da getir, tedaviye başlayalım ne kadar erken o kadar çabuk yol" başımla onayladım "sana güveniyorum Kuzey ve bunun boşa olmadığını da biliyorum" "buna sevindim" ayaklandım "ben seni tutmayayım başka hastaların vardır yarın görüşürüz kendine iyi bak" "görüşürüz sende kendine iyi bak babanın serumu bitince çıkarabilirsin bu arada polisler geldi babandan ifade almak istiyorlar" başımla onayladım ve odadan çıktım. Babamın kapısının önüne geldiğimde polislerin olduğunu gördüm. Polislerin yanına geldim. "Babamın serumu bittiğinde bizim evde ifadesini alırsınız burada ifade vereceğini zannetmiyorum memur bey" "neden bayım?" " babam hastanede kimseye bir şey söylemez çünkü o zaman ne konuştuğumuzu bir şekilde öğrenirler o yüzden evimize gelin zaten babamın serumu bitmiştir evde alırsınız" polisler birbirine baktılar ve başlarıyla onayladılar. "Babamın çıkış işlemlerini yapacağım bizim arabayı takip edin merak etmeyin sizi kandırmayacağım çünkü sizin kadar bende babamın neden vurulduğunu ve kimin vurduğunu merak ediyorum" polisler "tamam o zaman biz arabadayız" diyip aşağı indiler. Bende babamın çıkış işlemlerini yaptım. Annemde o sırada babamı giydirdi ve babamı tekerlekli sandalyeye oturtup arabaya gittik. Babamı arka koltuğa oturttum. Ardından eve doğru sürdüm arkamızdan da polisler geliyorlardı. Bir süre sonra eve geldik, arabayı bahçeye park ettim ve babamın kapısını açtılar o sırada babamın sandalyesini çıkartıp ona oturttum. Babam hala güçlü duruyordu. Babamı hiç bir şey yıkamamıştı bir kurşun ve bir amilyat mı yıkacaktı. Ben babamın yerinde olsam belki bu kadar güçlü olamayabilirdim. Babamı odasına çıkarttık. Polisler peşimizden geldiler, ve babamın odasına girdiler bende onlarla girdim ve kapıyı arkamızdan kapattım. "Kimin vurduğunu gördünüz mü?" "Gördüm zaten arkamdan değil önümden vurdular" "bize biraz olayı anlatabilir misiniz?" "Tabi memur bey ben oğlumun olduğu Deniz Otele gittim ve arabamdan indiğimde bir grup beni sıkıştırdılar normalde korumalarımla giderim ama bugün gitmedim o yüzden iner inmez Otelin önünde vurdular birinin ona killua dediğini duydum sadece saçları siyah yüzü beyazdı siyah takım elbise giyiyordu" polisler birbirine baktılar " biz galiba bunların kim olduğunu biliyoruz uzun zamandır bu ajanların peşindeyiz muhtemelen otelin hisselerini istiyorlar o yüzden hisseleri size tavsiyem güvenli bir yere koymanız başka birseyin peşinde de olabilirler o yüzden dikkatli olun sizin için bir grup sivil polisi görevlendiriceğiz artık fizik tedaviye başlayacağınız için onlarla gitmelisiniz şimdi dinlenin" babam başıyla onayladı polisler odadan çıkıp arabalarına binip merkeze gittiler. Ben babamın yanında olmak istiyordum ama anlaşılan annem kafamı dağıtmam için beni işe göndermekle kararlıydı. Arabama binip otele gittim. Herkes geçmiş olsun dileklerini söyledi hepsini başımla onayladım ve odama çıktım. Sekreterimi çağırdım. "13:30 daki bütün herşeyi iptal ediyorsun ben iptal etme diyene kadar" Sekreterim başıyla onayladı ve yarınki 13:30 olanları iptal etti ardından odamdan çıktı. Tek başıma kaldım ve yeterince iş olmadığı için büyük koltuğa oturup kitabımı okudum Almina'yı görmemiştim büyük ihtimalle eve gitmişti ama onun hakkında hala şüphelerim devam ediyordu ve asla dinmeyeceğini biliyordum hissediyordum. Yaklaşık aradan dört saat geçti ve otelden çıkıp eve gittim. Akşam yemeği yemeden odama çıktım ve pijamalarımı giyip direk yattım yarın yorucu bir gün olacaktı. Fazla geçmeden uykuya daldım. Ertesi gün uyanmıştım giyindim ve aşağı indim güzel bir kahvaltı ve iş ordan da babamı fizik tedaviye götürmem gerekiyordu. Saçımı yapıp aşağı indim. Babam kahvaltı yapıyordu onun yanina oturdum ve onunla beraber kahvaltımı yaptım. " öğlen geleceğim o zamana kadar hazır ol baba fizik tedaviye gideceğiz. Babam başıyla onayladı. Onun yanağından öpüp evden çıktım annemi görmemiştim. Son zamanlarda çok garip davranıyordu. Arabama bindim güvenlikleri selam verip işe gittim. Odama çıktım ve evrakları imzaladım toplantılara katıldım ve o çok uğraştığımız 5 trilyonluk hissi aldım. Bu haberi babama vermek için sabırsızlanıyordum. Almina beni gördü ve merakla bana baktı ben ise ona cevap selam hiç bir şey vermeden otelden çıktım. Arabama binip hissi bankadaki kasaya bıraktım ardından babamın yanına gittim hazırdı onu alıp Kuzeyin yanına gittik. Kuzey babamın yürümek için tütününün yerlerde tutarak yürüttü bacaklarına masaj yaptı. Böylece ilk adımı yapmış olduk. Yaklaşık bir saat sonra eve geldik babamla akşam yemeği yedim. "Baba annem nerede?" "Bilmiyorum oğlum"
"Baba bu arada sana bir haberim var" babam merakla bana baktı. "Ne haberi?" "Hani şu 5 trilyonluk hisse var ya onu bugün aldık." "Aferin sana bunu yapabileceğini biliyordum" gülümsedim. Aklıma birşey takılmıştı annem normalde ilk seansta gelirdi ama gelmemişti ne çevirdiğini bilmiyordum. Kafam allak bullaktı. Yemekten sonra babamı yatağa yatırıp kendi odama gidip sıcak bir duşa girip direk yattım aklıma gelen birsey beni delirtiyordu.