İçeriğe geç

Before Winter Comes

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Before Winter Comes

Bölüm 1

1.bölüm

Kar taneleri yavaşça düşüyordu.

Şehir henüz uyanmamıştı.

Sabahın altısıydı.

Haruto Akiyama alarm çalmadan gözlerini açtı.

Her zamanki gibi.

Tavana baktı.

Bir süre öylece yattı.

Sessizlik vardı.

Eskiden annesinin mutfakta hazırladığı kahvaltının sesi olurdu.

Çaydanlığın sesi.

Tabakların sesi.

Annesinin sesi.

Ama artık sadece sessizlik vardı.

Haruto doğruldu.

Yan odadan küçük kardeşinin nefes alışları geliyordu.

Kapıyı açtı.

Ren hâlâ uyuyordu.

Üzerindeki battaniye yarıya kadar düşmüştü.

Haruto eğilip battaniyeyi düzeltti.

Çocuğun saçlarını karıştırdı.

Sessizce gülümsedi.

Sonra mutfağa geçti.

Bir yandan yumurta pişirirken diğer yandan okul çantasını hazırlıyordu.

Evde babaları da vardı.

Ama yok gibiydi.

Sabah yedide salona geldi.

Kravatını düzeltti.

Kahvesini aldı.

Masaya bile oturmadan çıktı.

Ne oğullarına günaydın dedi.

Ne de arkasına baktı.

Kapı kapandı.

Haruto sadece iç çekti.

Alışmıştı.

Okul yolu her zamanki gibiydi.

Kalabalık.

Gürültülü.

Sıradan.

Arkadaşı Kaito koşarak geldi.

"Naber?"

"Yaşıyorum."

"Bu cevap çok depresif değil mi?"

"Sabahın yedisi."

"Doğru."

İkisi birlikte güldüler.

Okulun kapısından girdiler.

Gün normal geçti.

Matematik.

Tarih.

Edebiyat.

Sıkıcı dersler.

Sıradan öğrenciler.

Sıradan bir gün.

Ta ki son derse kadar.

Ders çıkışında Haruto çantasını alıp eve gitmeye hazırlanıyordu.

Tam merdivenlere yönelmişti ki üst kattan hafif bir melodi duydu.

Birisi mırıldanıyordu.

Yavaş.

Hüzünlü.

Tanımadığı bir şarkı.

Okul boşalmıştı.

Merak etti.

Sesin geldiği yere doğru yürüdü.

Çatı katına çıkan merdivenlere.

Kapı açıktı.

Rüzgâr içeri giriyordu.

Haruto kapıyı itti.

Ve onu gördü.

Bir kız.

Çatı korkuluklarının yanında oturuyordu.

Kahverengi saçları rüzgârda savruluyordu.

Kulaklık takmamıştı.

Ama şarkı söylüyordu.

Sessizce.

Sanki yalnız olduğunu sanıyordu.

Haruto birkaç saniye durdu.

Kız fark etmedi.

Gökyüzüne bakıyordu.

Uzun uzun.

Bulutlara.

Haruto sonunda konuştu.

"Buraya çıkmak yasak."

Kız irkildi.

Aniden dönüp baktı.

Sonra utangaçça gülümsedi.

"Yakalandım galiba."

"Biraz."

"Öğretmen misin?"

"Öğrenciyim."

"Rahatladım."

Haruto yaklaşmadı.

Olduğu yerde durdu.

"Ne yapıyorsun burada?"

Kız yeniden gökyüzüne baktı.

Uzun süre cevap vermedi.

Sonra:

"Bulutları izliyorum."

dedi.

Haruto omuz silkti.

"İlginç."

"Hayır."

Kız gülümsedi.

"Bulutları ezberliyorum."

Haruto kaşlarını çattı.

"Ezberlemek mi?"

"Evet."

"Neden?"

Kızın gözleri gökyüzüne çevrildi.

Rüzgâr saçlarını savuruyordu.

Ve ilk kez yüzündeki gülümseme biraz soldu.

"Belki bir gün göremem."

Haruto birkaç saniye sustu.

Sonra güldü.

"Bu çok saçma."

Kız da güldü.

Ama gözlerinin içinde tuhaf bir şey vardı.

Bir hüzün.

Bir korku.

Bir veda gibi.

"Sence bulutlar her gün aynı mı?"

diye sordu kız.

Haruto gökyüzüne baktı.

"Bilmiyorum."

"Bence değil."

Kız ayağa kalktı.

Çantasını omzuna aldı.

"Bu yüzden her gün bakıyorum."

Haruto onu anlamamıştı.

Ama nedense konuşmayı bitirmek istemedi.

"Adın ne?"

Kız birkaç adım yürüdü.

Sonra dönüp gülümsedi.

"Aoi Mizuno."

"Sen?"

"Haruto."

Aoi başını salladı.

"Memnun oldum Haruto."

Ve gitti.

Kapı kapandı.

Haruto çatıda tek başına kaldı.

Gökyüzüne baktı.

Bulutlara baktı.

Sonra kendi kendine mırıldandı.

"Tuhaf kız."

Ama fark etmediği bir şey vardı.

Aoi'nin oturduğu yerde küçük bir fotoğraf düşmüştü.

Haruto eğilip aldı.

Fotoğrafta gökyüzü vardı.

Sadece gökyüzü.

Arkasında ise titrek bir el yazısı:

"Bugün de görebildim."

Haruto nedenini bilmeden boğazında tuhaf bir düğüm hissetti.

Ve ilk kez...

Aoi Mizuno adını unutamayacağını hissetti.

Bölüm Sonu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.