İçeriğe geç

Bedel

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Bedel

Bölüm 2

EN MUTSUZ GÜNÜM

Baran;

"Sevdiğime diye aldığım yüzüğü şimdi bu kızın parmağına takmıştım.

Allah'ım ne ile sınıyorsun beni. Eğer babam olmasa babamın zorlaması olmasa bu yüzüğü sevdiğimin güzel Rojda 'mın parmaklarına takıyor olurdum.

Babam her şeyi mahvediyor ne kadar kızsam itiraz etsem de dinletemedim bir türlü kendimi. Ben ne kadar gizlemeye çalışsam da duymuştu bu akşam olacakları beni dinlememişti "bir daha karşıma çıkma Baran yolun açık olsun" dedi bunu derken gözlerinden akan yaşlar kor olup içime yağdı yaktı beni tek kelime edemedim bile.

Babamı ikna edebileceğimi düşünüp söylememiştim söylememiştim ama o bir şekilde öğrenmişti .

Bugün benim hayatımın bittiği gündür bugün benim hayallerimin öldüğü gündür bugün benim en mutsuz olduğum gündür. Bunun aksiymiş gibi karşımda ki kız bir o kadar mutluydu gizlemeye çalışsa da o büyük kahve gözlerinden belli oluyordu hele yüzüğü takmak için avucuma aldığım elleri zangır zangır titriyordu heyecandan.

Sanki tanıyormuş gibiyim yüzü o kadar tanıdık bir o kadar yabancı büyük kahve gözleri orta kalınlıktaki kaşları minik burnu minik ağzı beyaz teni sanki daha önce görmüşüm gibi hiç yabancı gelmedi ama gözümü perdeleyen öfkeden bir türlü çıkaramadım.

Öfkem babamaydı öfkem içinde olduğum durumaydı karşımdaki kıza değildi. Oda benim gibi yıllar önce verilen sözün kurbanıydı bu devirde olacak ismiydi iki ağa oturup birbirine söz vermiş daha neler iki insanın hayatıyla oynamak bu kadar kolay mıydı anlamış değilim. Kendimi böyle avutmaya öfkemden nasibini almasın diye kendimi böyle teskin etmeye çalışıyordum."

Zeliha

" Karşımda sevdiğim vardı ama gözlerinden ateş saçıyordu bu durum onu mutsuz ediyordu sanırım. Bunu düşününce kalbime bir ağırlık çöktü sanki tüm mutluluğum uçtu gitti. Yüzükler takıldıktan sonra "gençler birbirlerini tanısınlar biraz sohbet etsinler baş başa" deyip bizi diğer odaya göndermişlerdi.

İkimizde suspus oturuyorduk tam söze girecekken kafasını kaldırıp gözlerime baktı ve konuşmaya başladı. Sert ve toktu sesi sözleri de bir o kadar net ve kesindi sıcak demirin üstüne vurulan çekiç gibi aklıma kazımaya çalışır gibi konuştu.

0"Bak ben buraya kendi isteğimle gelmedim babamın zoruyla geldim zamanında birbirlerine verdikleri sözler tutulsun diye buradayım sana dürüst olacağım ve açık konuşacağım seninle kalbimde ve aklımda başka bir kadın var sana verebilecek bir sevgim yok ümitlenip benden sevgi bekleme diye diyorum sonra üzülürsün." dedi.

Sevdiği varmış ben yıllardır onu seviyordum ona aşıktım oda başkasına aşıkmış gözündeki öfkenin sebebi belli oldu kalbime çöken ağırlık beni yerle bir etmişti duyduklarımdan sonra gözlerim yaşla dolmuştu ama ağlamayacaktım düşmeyecek ti o yaş gözümden eğer düşerse kendimi durduramazdım.

Derin nefes alıp konuşmaya başladım sesimin titrememesi için içten içe dua ediyordum.

" Senden her hangi bir beklentim yok senden en ufak bir sevgi de beklemiyorum dediğin gibi bir söz verilmiş seneler önce bende sana sevgi veremem zaten." dedim

" Senin de bir sevdiğin mi var yoksa bak ben başkasını sevsem de sevdiğimle olamayız bu saatten sonra ne seni ne onu böyle bir duruma sürükleyemem ben karaktersiz bir adam değilim dediklerimi yanlış anlama eğer sende..."

Lafını bitirmesine müsaade etmeden

"Sevdiğim yok ama senide sevmiyorum ki sürükleyemeyeceğini kastettiğin durum evliliğimiz içerisinde kalbindeki kadınla görüşmekse ben zaten buna müsaade etmem Baran." Dedim

Karşımda afalladı bir an sanırım beklemiyordu bunu benden ama müsaade etmem edemem tabi ki de beni sevmeyebilir ama beni aldatması bardağı taşırır.

Baran;

Söylediklerimden sonra gözlerindeki heyecan ve mutluluk söndü birden. Bir andan lafımı kesip söze başlaması hele beni şaşırttı. Beklemiyordum o kadar çekingen duruyordu ki sanırım söylediklerim öfkelendirmişti bu mimik kızı .

"Dediklerimi yanlış anlama lütfen dedim zaten ben o karakterde bir adam değilim seninle açık konuşmak istemiştim sadece bu eğer benimle üst tondan bu şekilde konuşmaya devam edersek başka bir adam görebilirsin şuan olduğumun aksine uyarıyorum seni sadece." dedim.

Yüzü bir anda değişti gözlerinde bir korku belirdi sanki .

Zeliha

Bugün benim sınavım sanki daha az önce sevinirken şimdi içimi keder ve acı kapladı aşkını yıllardır kalbimde taşıdığım adam kesin bir dille beni sakın sevme seni sevemem demişti en mutlu günüm demiştim hâlbuki az önce mutluluğum kısa sürdü. Alışkınım ama ben hevesimin kursağımda kalmasına ben bu düşüncelere dalmışken birden kapı tıklatıldı gelen Güldane ablaydı "Mustafa Ağalar kalkacaklar sizi bekliyorlar" dedi.

Hemen ayağa kalktım Baran önden ben arkasından odadan çıktık Mustafa Ağa ve Delal Hanım kapıya gelmişlerdi bile ellerinden öptüm onları yolcu ettikten sonra herkese iyi geceler deyip odama çıktım hızla uyuyup bu gecenin hiç olmamış olmasını umuyorum onu uzakta sevmek bu şekilde kavuşmaktan daha az acıtıyordu canımı. Üzerimi çıkarıp pijamaları mı giydim hemen duş almaya mecalim yoktu makyajımı bile çıkarmadan girdim yatağıma gözlerimi derin bir uykuya kapattım sonra...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.