-Lizge-
Onlara doğru ilerlerken gördüğüm beden ile adımlarım bıçak gibi kesilmişti. Tam o anda hala sevdiği kız ile mesajlaşan Bora salağı bana çarptı ve kafasını kaldırdı. Bana laf etmeye başlayacakken hemen nerdeyse aramızda 1 metre bulunan bedeni görmesi ile ağzı açık kaldı. Gerilmiştim ve sinirden çenemi sıkıyordum. Hepimiz sevgiden yoksun büyümüştük o yüzden sevgi konularına daha fazla önem veriyorduk ve şimdi ise kendi canımdan bile fazla sevdiğim sevgilim Max şuan onların önündeydi diğerine kıyasla daha büyük olan benim gerildiğimi ve sinirden çenemi sıktığımı fark etmiş olacak ki hemen Max'in kolunu kavrayıp onu ilerletmeye çalıştı. Alaz ve Eliz şok içinde oraya bakarken ben olayı herkesden önce idrak edip ilerlemeye başlamıştım bile. Ama Max neden hiç bir tepki vermiyordu? Bunun sebebi neydi bunu çok merak ediyordum. Max sen ne yaptın sevgilim?
Lizge:Max
Beni görsün diye ona seslenmiştim ve dediğim gibi de oldu Max hemen beni fark etti.
Max:Lizge!?
Lizge:Yaa Lizge
Max:Ne oldu?
kaşlarım havaya kalktı
Lizge:Ne mi oldu?
Yanındaki çocuk Max'in kolunu sıkmaya başladı birini tanıyordum benimle aynı sınıftaydı ama diğeri varlığı tanımıyordum.
Lizge:Jeongin
Jeongin:Adımı biliyor musun?
Bora:Seslendiğine göre?
Jeongin:Sana ne be seninle mi konuştum.
Bora öne atıldı.
Kuzey:Sakin.
Ben hala ağlamamak için zor dururken Max'e bakıyordum. Tanımadığım kişi ise bana bakıyordu. Evet belki de ben ona bakmıyordum hatta bakmadan nasıl anladığımı sorarsanız hissediyordum. Ve doğru hissettiğimden de adım gibi emindim. Çünkü hislerim beni asla yanıltmazdı ve yanıltmadı da.
Seungmin:Max gidelim mi?
Gidelim mi kısmını bastırarak söylemişti.
Lizge:Hayır gidemezsiniz.
Seungmin:Sebep?
Lizge:Max?
Max:B-ben bilmiyorum lizge beni affet.
Lizge:Affet ha? Asla.