Yumi gözündeki mutsuz ifade ile bana sordu " Neden buraya geldik?" Derin bir nefes aldım ve montumun cebinden üstünde sumi yazan yüzük kutusunu çıkardım gözleri bir anda açıldı ve "ne... nedemek istiyorsun hauki" derin bir nefes aldım ve anlattım
Sumi yi gördüğüm ilk andan beri ona aşığım onun kömür gibi siyah saçları zümrüt yeşili gözleri ve Elmas gibi Gülümsemesi bir serçe kadar güzel sesi Onu sanki bana çekiyor onun güzelliğine destan yazsam az kalır bile
"Hauki Sen bana niye bunu anlatıyorsun" dedi bana Yumi bir tek sana güvenebilirim senin bunu kimseye söylemeyeceğini düşünüyorum Bu yüzden ilk sana söyledim
Sumi nin bundan haberi var mı?
Sence olsa Bunu sana niye söyleyeyim ki ?
Peki ya ona evlilik teklifini nerede edeceksin?
Seninle İşte bu konu hakkında konuşmak istiyorum gezi yapacağımız yerin neresi olduğunu öğrenebildin mi?
Aslında evet
Gezi olarak nereye gidecekmişiz?
Jeju adasına gidecekmişiz
O sırada çok sevindim çünkü bu arada Güney Kore'nin mavdilleri olarak bilinir güzel bir Denizi yeşil arazisi ve 7/24 mükemmel bir manzaraya sahiptir
Ve bana yumi şu güzel haberi verdi
Ayrıca gemide açık bir terasın yanında kapalı bir terasta var kapalı terasta bir parti düzenleyeceğiz bu partide evlenme teklifini edersin
Vay be şans bu sefer yüzüme Gülmüş diye düşündüm ve yumi ye teşekkür ettim ve Oradan çıktım ve o sırada sınıfa doğru ilerledim ama bir gariplik vardı herkes suminin etrafına toplanmıştı ne olduğunu ilk başta anlamadım ama kalabalığı açtığımda sumi kafasını sıraya koymuş Ağlıyordu onu kaldırdım ve lavaboya götürdüm ilk başta Benimle gelmek istemedi Ama ısrar edince geldi ve ona
Aşkım iyi misin? Diye sordum
O da bana hafif sinirli bir şekilde
Ben sence iyi gibi mi görünüyorum?
Ona ne olduğunu sorduğumda bana her şeyi anlattı Ben yumi nin yanına gittiğimde O da sınıfa çıkmak için merdivenleri kullanırken bir anda ayağa kaymış ve yere düşmüş
Ilk başta bu durumu garipsedim çünkü kendisi aşırı derecede dayanıklı ve güçlü birisidir küçük bir sıyrıktan bile ağlayacağını düşünmüyorum derken Aslında gerçek nedenini anladım
"Herkes etrafında toplandı benim için korkunçtu" dedi
O sırada onun sosyal ankastresi olduğunu ve kalabalık yerlerden nefret ettiğini hatırlarımı o sırada bir kurt düştü ( ya partiye gelmezse ya geziye gelmek istemezse planlarım ya suya düşerse)
Ona sarıldım ve Yanında olamadığım için özür diledim bana olan siniri geçmişti ve yüzünde gene o mutlu ifade vardı ve bana
Geziye katılacak mısın? dedi
Onu heyecanla Evet deyip gülümsedim o da bana o tatlı gülümsemesini attı dayanamadım ona sarıldım o da bana sarıldı birlikte bir süre öyle kaldık sonradan ise ona şu teklifi sundum " o gün seni ben evden almaya gelebilir miyim?" Yüzündeki mutluluk hiç değişmeden " Evet" dedi O sevimli ifadesini görmek şu hayattaki en güzel şey ona baktım ve şöyle dedim okul çıkışı birlikte bir yemeğe gidelim mi? O da kafasını salladı" olur ama yemeği değil kahve içmeye gidelim" onu kırmadım sana iş olarak birkaç gün sonra onunla evleneceğim bu düşünce bile beni mutlu etmeye yetiyor bir süre sonra ders başlayacaktı Bu yüzden sarılmayı bıraktık ve sınıfa doğru yavaş yavaş yürüdük onunla El ele tutuşup yürüdük ve ikimiz de bu sefer gülümsüyorduk