BAŞLIYORUZ
Dibimde yine müziği son ses açmış ve deli gibi dans eden ikizimi görünce çıldırmamak için kendimi zor tutuyordum. Yarım ağız gülerken “nasılsın” demesi sabrımı taşıran son damla olmuştu. Eeee ben durur muyum, cevabı mi tabi ki o yarım ağız gülen yüzüne yapıştırırım “seni gebertirim cenk çabuk kapat o müziği ve deli gibi debelenip durma başımda.” Yani azıcık abartılı bağırmış olmalıyım ki annem mutfaktan “yine neyin kavgasını yapıyorsunuz” diyerek bağırması bir oldu. Hatta bu sefer gerçekten abartılı bağırmıstım. Çünkü Cenk irkilmisti normalde hep kavga ettiğimizden alışkındı burnuma şimdi niye böyle tepki verdiği yani. Bu düşünceyle dolmuş beynim annemin sesiyle gerçek dünya ya dönmüş oldu. Kahvaltıya çağırıyordu. Tam mutfağa girmiştim ki Cenk'in arkamdan gelip bana omuz atması o mükemmel huzuru mü kaçırmıştı bile. Dertli nefes verilerinden sonra “çok sıkıcısın” demesi onun kötü sonunu hazırladığı son basamaktı. Ardından ellerimi yumruk haline getirip tam 12den karnının ortasına bir vurmuştur ki offf yani yüzümdeki sinsi bakışı gördüğü gibi bana da aynı şeyi yaşatmıştı. Bunun öcünü ondan alacaktım elbet bir zaman. Neyse bir şekilde masa oturmuştuk. Annemin bebek didiştiğimiz kavgalarımızdan bezmiş bakışlarını da bir güzel kahvaltıyla yemiştik. Odama çıktığımda rahat bir nefes alarak yatağıma yorgan yerine kend8mi sermiştim. Sonra aklıma ödevlerim gelmesiyle masaya bakmıştım daha doğrusu ödevlerim bana ben onlara bakıyordum. Ama önemli olan secimimdi. Ve ben ödevlerimin yanında duran tuğla gibi ağır kitabımı seçmiştim. Bence çok iyi bir karardı malum en heyecanlı yerinde bırakmıştım kitabı. Kitabım büyük bir heyecanla ilerlerken telefon sesi beni mutsuz etmişti. Kankam Alara arıyordu. O aradığında hemen telefonu açardım fakat geçen ki kavgamızda büyük saçmalamıştı bu sebeple tr ipli sevgililer gibi telefonunu geç açmıştım. Telefonu açar açmaz Alara’nın tiz sesiyle karşılaştım. “Attığın tr ipi anlamadığımı sanma telefonu geç açmalar falan aman neyse konumuz bu değil acil bize gel, HEMEN! HEMEN! HEMEN!” Demesiyle telefonun yüzüme kapanması bir oldu. Bir dakika ya tr ipi ben atıyordum nasıl o yüzüme kapatır. (Evet beynimin normal çalışmadığının farkındayım.) Bu saçma sapan fikri düşünürken en olmasını istemediğim şeylerden biri oldu, dünyam başıma yıkılacak resmen [asla olayları abartmam. Kesinlikle(!)] Cenk geldi. “hadi ya bir şeyler yapalım, çok sıkıldım” “banane¿” “offfff senden bıktım bir kerede benimle bir şeyler yap!” (nankör) Cenk’i aldırmadan annemin yanına gittim. Sesimi inceltim ve kibar bir hanım efendi ses tonuyla konuşmaya başladım. (Bu arada ses tonu çok önemli herkes paylaşmaz sizinle değeri mi iyi bilin♡) “annecim Alaralara gidebilir miyim?” “tamam ama telefonunu almayı unutma.” “okey.” Hemen hızlıca toparlanıp giderken hatta evin kapısını kapatırken Allah’in belası “nereye?” demesin mi şimdi geldi çıldırma eee ben durur muyum (durmam, kendimi tanıyorum çünkü.) “keyfimin kahyası nereyi istiyorsa oraya!” “tatlımmmmmmmmmmmm” o durur mu durmaz (kimin ikizi) “iyi bende geliyorum” “tatlımmmmmmmmmmmm” kolundan tuttuğum gibi onu eve geri paketledim. O hemen pes etmedi tabiii (kimin ikizi) “sen gelmiyorsun” tam ağzını açmıştı ki “NOKTA” dememle kapıyı yüzüne kapattım ve koşarak bahçeden çıktım. Eve gelince bunun intikamını alacağına adım kadar emindim. Zili çaldığımda Alara kapıyı açtığı gibi beni yavsan gibi sekerek odasına çıkardı. Kapıyı kapatır kapatmaz söze girdi. “şu yeni açılan kolej vardı ya hani, eğer yaptıkları sınavdan fuul çekersen %100 bursla okuyoruz yani bunun ne kadar güzel bir şey olduğunu anlıyor musun?” bana o kadar heyecanlı bakıyordu ki... “E, sen okul birincisisin ben de okul ikincisi.” Yani fikir güzeldi ama ailemin izin vereceğini düşünmüyordum. “Yani güzel ama ailem” daha cümlemi bitirmeden “benim ki izin verdi annem senin annenle konuşacak merak etme.” Tek kelimeyle ikinci sorununa dile getirmiştim “Cenk” “o önceki dönemde kaçıncı olmuştu?” “21” “yani daha ilk 20’ye girememiş.” Dediğinde ikimizde gülmüştük. Yine o söze girmişti. “Merak etme o bu haberi duyunca direk çalışmaya başlayacaktır.” “neden ki” “hani şu malum zengin popüler kızımız Papatya var ya o da gidecekmiş bursus bir şekilde.” “ve ve inanamayacağın bir bilgi daha öğrendim.” “ne öğrendin söylesene” “papatyanın erkek bir ikizi varmış” bunu bize hiç bahsetmemisti. Merak etmedim desem yalan olurdu. “gerçekten mi e peki ismi neymiş?"