Bir kış günüydü.Salonumda oturmuş televizyon izliyordum .Sonrasında kapı çaldı. Bu saatte kim gelmiş olabilir ki
diye düşündüm. Sonrasında kapıyı açtım.Birden bir kız kucağıma düştü . Büyük ihtimalle soğuktan donmuş
olmalıydı. Suratını pek göremedim.Onu salona kadar taşıdığımda ise suratına baktım. Bu kız bizim sınıftaki
Jennie'ydi .Pek sevmezdim onu. Niye geldin diye sorgulamadan önce hemen bir battaniye aldım ve Jennie'nin
üstünü örttüm. Yaklaşık 10 dakika boyunca gözleri kapalı kaldı. Sonrasında Jennie'yi hafifçe dürttüm.
Kız şok geçirdi
"Nerdeyim ben!?" diye sesini yükseltti. "Merak etme benim evimdesin.Niye geldiğini bilmiyorum,kapı
çaldı ve karşımda sen vardın, sonra üstüme yığıldın, yaklaşık 10 dakikadır uyuyorsun" dedim.
"Ben burasını Taehyung'un evi sanıyordum" dedi.
.Bir anda öfkelendim. Jennie'nin Taehyung ile ne işi olabilirdi
ki.Öfkeme dayanamayıp hemen
"Senin Taehyung ile ne işin olabilir ki!?" dedim
. " Bu seni niye ilgilendirsin ki,hayırdır Taehyung senin sevgilin falan mı?
" demesinin ardından öfkelendim, "Defol git evimden seni ahlaksız! Bak kapı orada
" dedim, ve Jennie hemen evimi terk etti. Sonrasında ise odama gittim, yatağımda uzanırken camdan bir ses
duydum ve cama baktım ve Taehyung'u gördüm. Bir an duraksadım ve sonrasına Jennie 'ye öfkelendiğim için
hayal görüyor olmalıyım dedim kendi kendime. Yatağıma geri uzandım ama Taehyung'un tekrar cama tıkladığını
gördüm. Sonrasında bunun hayal olmadığını anladım. Ama niye gelmişti, neden gelmişti? diye düşündüm kendi
kendime. Sonrasında pencereyi açtım
. "Taehyung senin burada ne işin var?" dedim.
Ardından "Bunu yarın sabah 12'de aç." dedi ve elime bir mektup uzattı
. Şaşırmıştım .Daha ağzımı açmadan hemen yan villaya yani kendi
villasına gitti. . İçinde ne yazdığını çok merak ediyordum ama
sabah 12'yi beklemem lazımdı .Sonrasında içinde ne olduğunu düşünürken uyuya kalmışım. Sabah uyandığımda
saat 07.55'di ,çok geç kalkmıştım ilk dersin başlamasına sadece 5 dakika kalmıştı. Hemen hazırlandım ve okula
doğru yol aldım. Derse sadece 10 dakika geç kalmıştım. Hemen yerime oturdum. İlk ders bitti ve tuvalete gittim.
Sonra beni hep zorbalayan Lisa ve Minnie'yi gördüm,Lisa cebinden çıkardığı bıçak ile karnımı yardı. Canım çok
yanıyordu. Sonrasında bileğime bir çizik daha attı. Canım daha çok yanmaya başladı. Ve gözlerim karardı.Gözlerimi açtığımda tuvalette yerde yatıyordum. Yerdeki kana baktığımda çok fazla kan kaybet.tiğimi anladım.Sonra yerdeki ekranı çatlamış telefonumdan saate baktım. Saat 19.05 'di, nasıl bu kadar süre bayılmış olarak
kaldığımı anlamadım. Ve niye kimse yardım etmemişti? Sonra tuvaletten çıktım. Tuvaletin tabelasına baktım.Burası bodrumda kimsenin kullanmadığı eski bir tuvaletti. Peki benu bu tuvalete kadar nasıl taşımışlardı? Eve doğru ilerdim. Aslında hastaneye gidecektim fakat yanıma para almayı unuttuğum için hastaneye verebilecek
kadar param yoktu. Eve kadar yürümek toplamda bir saatimi aldı. Eve ulaştığımda hemen odama gittim. Ve
Yatağımın üzerinde duran mektup gözüme çarptı. Olamazo mektubu saat 12'de açmam gerekiyordu bunu tamamen
unutmuştum ve saat çoktan 12'yi geçmişti. Sonrasında hemen mektubu açıp okumaya başladım.
~Kim Jisoo'ya~
Jisoo öncelikle sen bu mektubu okuduğun zaman ben Seul'u terketmiş olacağım.
Sakın peşimden gelme.Çok tehlikeli bir iş için gidiyorum.
Yaklaşık 2 ay sonra geri döneceğim.Tekrar diyorum sakın peşimden gelme!
Sana güvendiğim için bunları sana söylüyorum.Umarım sınıftan kimseye söylemezsin.
Okul olayını soracak olursan zaten ben YKS için mezuna bırakacağım.
Geri döneceğim...
Bu mektubu okuduğum sırada kalbimde bir boşluk hissi oluştu. Nereye gitmişti? Çok tehlikeli işi neydi ve Taehyung'a zarar gelirmiydi? Diyelim ki farklı bir ülkeye gitti. Kuzey Kore'ye gitmiş olamaz. Japonya olabilir mi bilmiyorum Off kafam çok karışık . Bu derin düşünceler arasında uyuya kalmışım.
Sabah uyandım ve yine okula gittim.Günler geçti, 2 ay olmuştu ama Taehyung yoktu.3 ay ,4 ay ve yine Taehyung yoktu. Gün geçtikçe Taehyung'u daha çok özlüyorum.ama o hâla yoktu...
En sonunda gidip onu bulma kararına vardım.Kapıma Taehyung'u aramak için Busan'a gitti yazılı bir not bıraktım.hazırklıklarımı yaptım ve yola koyuldum. İlk bakacağım yer Busan olacaktı.
Busan'a gitmek için bir otobüse bindim.Ya onu bulamazsam,ya o ölmüşse...Off düşünceler beynimi bir salmıyordu...Uyuya kalmışım,sabah uyandığımda daha Busan' gelmemize daha var olduğunu gördüm.
Ve geri uyudum..Geri uyandığımda Busan'a gelmiştik. Busan Seul'a göre daha az kalabalıktı. Kalmak için bir otel odası tuttum.
İlk olarak Busan'a gelmemin nedeni ise önceden Busan'dan bir adamın Taehyung'a defalarca tehdit yağdırmış olmasıydı.
Sonrasında ise şehirin en ıssız kısımlarına gittim.Bana sessizlik lazımdı.Manzarayı izleyip düşüren aniden bir el ağzımı tutup beni bayılttı geri kalanını hatırlamıyorum
.Sabah uyandığımda bir sandalyeye bağlanmıştım ,gözumde bir kumaş vardı ve ağzım bantlıydı. Arkadan bazı sesler duyuyordum.
"Ne yapmalıyız bunu ?"
"Bence kafasını kesip öldürmeliyiz."
"Saçmala,bence sorular soralım"
Ve gözlerimi açtılar. Karşımda Jimin ve Rosé duruyordu.Bizim sınıftaki iki öğrenciyi bunlar[sevgililerdi]
Konuşmaya çalıştım,ama banttan dolayı konuşamadım.
Jimin;
"Bir şey diyecek galiba"
ve Jimin ağzımdaki bantı çıkardı.
Hemen konuşmaya başladım. "Ne oldu ben niye burdayım?"
"Sana bir kaç soru soracağız " dedi Rosé
"Buyrun" dedim endişeli bir sesle.
"Taehyung'u sen mi kaçırdın?"
"Pardon?" Dedim öfkeli bir sesle ben buraya Taehyung'u aramaya gelmişken bunlar bana böyle bir soru soruyordu.
"Ben buraya Taehyung'u aramak için geldim" dedim
"O zaman Taehyung nerde? Kim ne yaptı,en son şüpheli sen kalmıştın ?"
"Bende Taehyung'u bulmanıza yardım edebilirim." dedim.
"Tamam"dedi Rosé...
"Siz nerede kalıyorsunuz?" dedim merakla.
"Biz buranın üst katında kalıyoruz istersen sende bizimle kalabilirsin " dedi Jimin.
"Ben otelden bir oda kiralamıştım eşyalarımı orada gidip alırım sizde beni burada bekleyin"
"Tamam "dediler
Bende otelin yolunu tuttum.Yaklaşık 40 dakikalık yürüme sonucunda otele ulaştım.