KENDİ SESİ
Lina artık ailesinin her söylediğini sorgulamadan kabul etmiyordu.
Fakat bu, onlara karşı gelmek için kavga ettiği anlamına gelmiyordu.
Kendi fikirlerini sakin bir şekilde anlatmayı öğreniyordu.
Bir akşam annesi onun yanına geldi.
“Sen gerçekten bu bölümü istiyor musun?” diye sordu.
Lina şaşırdı.
“Evet.”
“Peki neden?”
Lina uzun uzun düşündü.
“Çünkü bunu yaparken kendimi ben gibi hissediyorum.”
Annesi bir süre sustu.
Sonra yalnızca:
“Umarım pişman olmazsın,” dedi.
Lina gülümsedi.
“Ben de umarım.”
Bu konuşma her şeyi değiştirmemişti.
Ama küçük bir kapı açmıştı.
Lina artık ailesinin onu tamamen anlamasını beklemiyordu.
Öncelikle kendisini anlamaya çalışıyordu.
Kendi sesini duyabilmek, onun için en büyük özgürlüklerden biri olmuştu.
Çünkü yıllarca başkalarının sesini dinlemişti.
Şimdi ise kendi sesini dinlemeyi öğreniyordu.