Hastalığım giderek ilerliyordu. Bir yanımda en sevdiğim insana söylediğim yalanın ağırlığı vardı. Victoria nasıldır acaba ?diye düşünüyordum bı yandan da . Aslında Rusya'ya gitmemiştim . Sadece victoria'yı üzmemek için böyle bir şey atmıştım ortaya . Acaba Victoria iyi miydi ? Eğer iyileşip de geri dönersem beni affedebilecek miydi?
Kafamda bütün bunlar dönüp dolaşıyordu. Hastane koğuşunda tedavi görüyordum. İlaçlar gerçekten çok ağırdı . Doktorlar ve ben dışında hastalığımı kimse bilmiyordu . He bir de Allah. Bir yıl ömrüm vardı ama dayanabilecek miyim bilemiyordum . Şu anda tek umudum kanseri atlatmaktı. Ona bunu söyleseydim acaba ne olurdu ? Yere düşüp bayılırmıydı ? İçimden sürekli ben bir canavarım düşüncesi geçiyordu . Bunu oda bilmeliydi. Artık düşüncelerim savaş halindeydi . Ben bu savaşı durduramıyordum . Bu düşünceler beni yiyip bitiriyordu . Derken odaya doktor girdi
- iyi haber bay Daniel hastalığınız yavaşlamaya başladı ve dışarıya çıkabilecek kadar gücünüzü toplayabildiniz .nereye gitmek istersiniz?
Hep Victoria ile gittiğimiz parkın adını söyledim.



