Buluşacağımız korku evinin önündeydik . İkimizde korku temasını seviyorduk bu yüzden böyle bir yer seçmiştik . Hem de değişik bir anı kalır diye düşünüyorduk . Açıkçası ben korkacağımızı düşünmüyordum .
***
Muhittin : hadi bakalım önce sen git
Sabrina: yoksa korkuyor musun
Muhittin : yok ya al girdim bile
Sabrına : ayakların hala dışarıda
Muhittin : aaa öylemiymiş
Sabrına : hadi uzatma orda dikilip duruyorsun bende içeri senin yüzünden geçemiyorum
Muhittin : benim beynim içerde şu an dolaşıyo bedenim burda sen merak etme
Sabrina:saçmalama
Muhittin : buda mı tutmadı
Sabrına : geçmiyorsun içeri bari çekil
Muhittin : sen nasıl istersen
***
İçeeiye girdik . Korkutucu değildi .yani en azından ben korkmuyordum ama Muhittin deliler gibi korkuyordu sanırım . Korku evini sırf benim için kapattırmıştı . Sadece biz vardık . İlk başta bunun neden olduğunu kavrayamadım . Sonrada kendi kendime amann boşver adam işte romantikliğin kıralı arada boş yapsada dedim . Evin her odası ayrı bir gerilim veriyordu insana ama korku kesinlikle denilemezdi . Sadece biz olduğumuz için rahatlıkla bağırabiliyordu Muhittin . O her bağırdığında ben kahkahalara boğuluyordum . Korkunca çok şirin oluyordu ve o sert mizacından eser kalmıyordu ardından eski mizacına geri dönüp sert bir sesle "komik mi?" Diyordu . Yani bence komikti ama Muhittin hoşuna gittiğini pek sanmıyordum . Her yerde kanlı el izi şeklinde yapılmış boyalar vardı . Yüzleri boyanmış bebekler vardı . Heralde korku temasını yakalayabilmek için böyle bir yola başvurulmuştu . Sadece beni rahatsız eden şey muhittinin sürekli benimle konuşurken endişeli bir ses tonu olmasıydı . Ben bu ses tonunu nerde olsa tanırdım bana söylemek istediği bir şey vardı .
***
Muhittin : biraz oturalım mı ?
Sabrına : böyle bir yerde oturmak mı her yerde boya var ve kan efekti için yapış yapışlar muhtemelen kurumamaları için içlerine bir madde ekliyor olmalılar
Muhittin : tamam ayakta söylerim öyleyse
Sabrına : neyi
Muhittin : ben bir vampirin sabrina bir gün dişlerimi görebileceksin demiştim . İşte o gün bu gün ve eğer izin verirsen senide vampir yapabilirim ne dersin ?
Sabrına : kanımı mı emiceksin ?
Muhittin : evet
***
Hemen çantamdan çıkardığım sopayı kafasında kırdım