İçeriğe geç

Başka Bir Boyutta

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Başka Bir Boyutta

Bölüm 8

Kurgu/Gerçek

Kardeşler sabah uyandıklarında konuşmaya başladılar. "Bu arada Hunter ile senin aranda bir tuhaflık yok değil mi?"

"İnan bana hiç bilmiyorum. O da bana aşık oldu."

"Evet yeterince tuhaf olmuş... " dedi Suzy. O sırada Hunter kapının önüne geldi. "Ama artık Marco var değil mi?"

"Marco benim sadece arkadaşım. Ayrıca ben sana sordum mu? Daniel kim diye?"

"Sen benim günlüğümü mü okudun?"

"Yanlışlıkla oldu."

Hunter Marco'nun kim olduğunu merak etti. Hemen kendine geldi. Kapıyı tıklattı.

"Gir." dedi Lucy.

"Kahvaltı hazır." dedi Hunter.

...

"Ben biraz dolaşıp geliyorum." dedi Lucy.

"Tamam o zaman." dedi Suzy.

"Sen de gel."

"Yok böyle iyiyim. Sana bir şey soracağım. Burada kütüphane var mı?"

"Evet ama hikaye kitabı yok."

"Bir şey olmaz."

...

Lucy dışarı çıktı ve öylesine yürüyordu. "İyi misin?" diye sordu arkadan bir ses. Bu Hunter'dı.

"İyiyim sen nasılsın?"

"Ben de iyiyim... Sana bir şey soracağım. Tabi özel değilse."

"Tabi ki de sorabilirsin."

"Marco kim?"

"Ablam ile beni dinlemeyi bırak."

"Bilerek olmadı."

"Zihnimi okuyabilirsin."

...

"Sana bir sır vereceğim ama kimseye söylemek yok."

"Tamam." dedi Lucy ve dudağını fermuar gibi kapattı.

"Ben Mason Watson ile tanışıyorum."

"Sen o Marco musun? Yani Hunter'ı yaratmak için ilham aldığı Marco musun?" diye sordu Lucy heyecanlı bir şekilde.

...

"Mason Watson kim?" diye sordu Hunter şaşkın bir şekilde.

"O seni yaratan kişi."

"Marco ise beni yaratmak için ilham aldığı kişi. Öyle mi?" diye sordu Hunter. Lucy olumlu anlamda kafasını salladı. "Bu benim için biraz garip oldu. Kusura bakma."

"Gerçekten önemli değil. Ne de olsa herkes her gün böyle şeyler öğrenmiyor."

"Peki ondan hoşlanıyor musun?"

"Marco'dan mı?" diye sordu Lucy. Hunter olumlu anlamda kafasını salladı. "Tabi ki de hayır. Marco benim sadece arkadaşım."

"Peki o zaman. Fire ile dolaşmak ister misin?" diye sordu Hunter.

"Harika olur."

Hunter ıslık çaldı ve Fire geldi. Önce Hunter bindi. Lucy'ye elini uzatarak binmesine yardım etti. "Nereye gidelim?"

"Benim için fark etmez."

"Tamam o zaman. Sıkı tutun." dedi Hunter ve Fire uçtu. "İyi misin?"

Lucy Hunter'ın beline sarıldı. "Evet iyiyim ama bu simülasyondan daha korkutucu."

"O da ne demek?"

"İnan bana boş ver gitsin."

"Sen öyle diyorsan."

...

"Gerçekten çok güzeldi. Teşekkür ederim."

"Önemli değil." dedi Hunter ve Lucy'nin elini tuttu. "Lucy burası seni çok mutlu ediyor. Ben de bunu görüyorum. Sadece ben de değil. Suzy bile bunu biliyor. Lütfen burada kal. Benim kraliçem ol."

...

"Sana bir şey soracağım." dedi Lucy ve Marco tamam anlamında kafasını salladı. "Sen Hunter olsan sevdiğin kıza onu sevdiğini nasıl söylersin?"

"Neden bunu merak ediyorsun?" diye sordu Marco ve Lucy'nin yüzü kızardı."Sen ciddi misin?"

"9 yaşındaydım. Hunter'ı gerçek sanıyordum."

"Tamam o zaman." dedi Marco. Lucy'nin elini tuttu. "Lucy biliyorum sen buraya ait değilsin ama ben seni çok seviyorum. Bu yüzden benim kraliçem olur musun?" diye sordu Marco ve elini çekti.

"Bu kadar mı?" diye sordu Lucy ve Marco olumlu anlamda kafasını salladı. "Çok duygusuzsun."

"Özür dilerim ama ben Hunter değilim."

"İyi tamam sustum."

...

"Lucy iyi misin?" diye sordu Hunter ve Lucy olumlu anlamda kafasını salladı. "O zaman ne diyorsun? Burada kalmak istemez misin?"

Lucy elini çekti ve "Özür dilerim ama olmaz. Benim bir ailem var. Neden bunu unutuyorsun?"

"Çünkü seni çok seviyorum."

"Ben de seni çok seviyorum ama buraya ait değilim. Ayrıca ablam ile aramı daha yeni düzelttim ve bozulsun istemiyorum."

"Sen öyle diyorsan öyle olsun."

"Teşekkür ederim Hunter." dedi Lucy ve ona sarıldı.

"Önemli değil. Ayrıca unutma ben her zaman senin yanında olacağım. Sen benim yanımda olmasanda... Hadi gidelim."

...

"Kardeşim sen iyi misin?" diye sordu Suzy.

"Bilmiyorum. Kafam çok karıştı."

"Hunter mı?" diye sordu Suzy ve Lucy olumlu anlamda kafasını salladı. "Ne diyor?"

"Burada kalmamı istiyor."

"Sen ciddi misin? Peki sen ne dedin?"

"Tabi ki de hayır dedim."

"Ama bir yandan burada kalmak istiyorsun değil mi?"

"Belki, bilmiyorum. Sadece içimdeki ses bile ikiye bölündü."

"Çünkü Marco'dan hoşlanıyorsun değil mi?"

"Hayır."

"Tamam o zaman. Bu arada kütüphane çok güzeldi."

"Biliyorum."

"Acaba annem ve babam çok endişelendi mi?"

"Merak etme sen. İlk başta belki inanmazlar ama daha sonra ciddi olduğumuzu anlarlar."

"Umarım dediğin gibi olur. Yoksa deli olduğumuzu düşünürler."

"Abartma istersen." dedi Lucy ve kapı tıklatıldı. "Gir."

Hunter içeri girdi ve "Yemek hazır."

"Tamam o zaman hadi gidelim." dedi Suzy.

...

Hunter öylesine yürüyordu ve Sirius yanına geldi. "Sen iyi misin?"

"İyiyim sen nasılsın?"

"Ben de iyiyim ama sen iyi değilsin. Ne oldu?"

"Başka bir boyuttan gelen birine aşık oldum."

"Anladım ama bu konu hakkında bir şey yapamazsın. Ne de olsa onun da bir ailesi var."

"Bana göre tek sorun ailesi değil."

"Başka ne olabilir?"

"Ya da boş ver. Ben biraz bencilce davranıyorum."

"Biliyor musun? Bence Lucy sadece bir günlüğüne bizim gibi yaşamayı istiyor."

"Bu konuda haklısın. Ne yapmam gerektiğini biliyorum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.