İçeriğe geç

Başka Bir Boyutta

Bölüm 44 · 4 dk okuma

Başka Bir Boyutta

Bölüm 44

Veda Konuşması

Stan ölmüştü ve aradan bir hafta geçmişti. Dükkandaki eşyaları düzenliyorlardı. "Bunu neden bize yaptırmak istedi?" diye sordu Lucy üzgün bir şekilde.

"Bunu bilmiyorum. O zamanlar güçlerim yeni yeni zayıflıyordu. Zihnini okumak istedim ama olmadı." dedi Edalyn.

"Bu arada sen Travis ve Brenna ile konuştun mu? Stan'in yaptığı hatayı yapmanı istemem." dedi Marco.

"Konuşmak istiyorum ama nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Onları üzgün görmek istemiyorum." dedi Edalyn ve öksürmeye başladı.

"Bu lafı lütfen bana söyleme. Ayrıca iyi misin?" diye sordu Lucy.

"Merak etme iyiyim."

O sırada Marco bir USB buldu. "Bu da ne?" diye sordu kendi kendine.

"Ne buldun?" diye sordu Lucy meraklı bir şekilde.

"Burada bilgisayar var mı?" diye sordu Marco telaşlı bir şekilde.

"Bu soru biraz saçma oldu." dedi Lucy ve bir bilgisayar verdi.

Marco bilgisayarı açtı ve USB'yi taktı. İki tane dosya vardı. Birinin adı: Lucy ve Marco. Diğerinin ise: Küçük Russo.

"Bunlar da ne?" diye sordu Lucy şaşkın bir şekilde.

"Bilmiyorum." dedi Marco ve birinci dosyayı açtı.

...

Stan kamerayı açtı ve konuşmaya başladı. "Merhaba Lucy ve Marco. Eğer bunu izliyorsanız ben ölmüşüm demektir. Böyle de konuşunca kendimi film karakteri gibi hissettim. Neyse asıl konuya gelelim. Bunu size yüz yüze söylemek istemedim. Sizin o mutlu olmaya alışkın gözlerinizi dolu dolu görmek istemedim. Ben o gözleri son olarak öyle görmek istemedim. Şu anda sizin az da olsa ne düşündüğünüzü biliyorum. Keşke söyleseydi ne kaybederdi? Ben bunun cevabını az önce verdim. Çok özür dilerim. Bu arada merak etmeyin sizin çocuğunuza ya da çocuklarınıza hiçbir şey olmayacak. Ne de olsa o benim gibi doğuştan bir sihirli insan olmayacak. Tabi siz bunları dinlemek istemiyorsunuz. Muhtemelen Edalyn benden birkaç hafta sonra ölür. O benim Edalyn'im değil ama yine de ona kıyamıyorum. Lütfen ona kızmayın. Ne de olsa biz de bir zamanlar sizin gibiydik. Yani kendi boyutumuzda birbirimizi çok seviyorduk. En azından benim açımdan öyle. Umarım onun içinde öyledir. Mason'a gelince... Jason ile arasını düzeltti diye var sayıyor ve ona göre konuşuyorum. Şimdi kesin sizin gibi kendini suçluyordur. Siz izledikten sonra ona da izletin olur mu? Size neden söylemek istemediysem ona da aynı sebepten dolayı söylemek istemedim. Neyse bu konuyu az önce konuştuk. Daha fazlasına gerek yok. Umarım yeğeni bu durum karşısında çok üzülmemiştir. Bir düşünsenize babanız size yıllar boyunca yalan söylüyor. Çok acı verici olduğunu söylemeye gerek yok. Lucy sen çok şanslı bir insansın. Senin ablan çok iyi bir abla. Bunu sen de gayet iyi biliyorsun. Size baktığım zaman abim ve benim kız halimizi görüyordum. Birbirinden çok farklı iki kardeş. Aynı zamanda birbiri olmadan yapamayan iki kardeş. Bu yaşımda bile olsa ona çok ihtiyacım var. Umarım öldüğüm zaman onu görürüm. Çünkü her ne olursa olsun biz kardeşiz. Ona sizi anlatmak için sabırsızlanıyorum. Bu arada Marco insanlara güvenmekten asla vazgeçme. Bana söz ver. Sadece bir olay yaşandı ve çok kötüydü diye iyi insanlardan vazgeçme... Az kalsın unutuyordum. Bundan sonra bir video daha çekiceğim. O da sizin çocuğunuza ya da çocuklarınıza ait olacak. Haberiniz olsun." diye konuştu ve kamerayı kapattı.

...

"İnanamıyorum." dedi Lucy ve ağlamaya başladı.

Marco Lucy'ye sarıldı. "Sakin ol Lucy." diye fısıldadı ve Lucy'nin saçlarını öptü.

"Ben artık ne diyeceğimi bilmiyorum." dedi Lucy üzgün bir şekilde ve geri çekildi.

"O sizi çok seviyordu ve bence önemli olan da bu. Başka bir şey önemli değil." dedi Edalyn ve öksürmeye başladı.

"Edalyn çok haklı. O bizi seviyor ve güveniyordu. Öyle olmasa gelecekteki varisi için bize güvenir miydi? Bizim gelecekteki çocuğumuzun ya da çocuklarımızın hayatını tehlikeye atar mıydı?" diye sordu Marco. Gözleri dolmuştu.

"Tabi ki de hayır." dedi Lucy ve Marco'ya sarıldı.

...

"Bunun gerçek olduğuna inanamıyorum." dedi Mason üzgün bir şekilde. "Bu arada gelecekteki çocuğunuz ya da çocuklarınız derken ne demek istiyor?"

"Sana onu söylemeyi unuttuk değil mi?" diye sordu Marco.

...

"Teşekkür ederim." dedi Stan. Lucy ve Marco'nun elini tuttu. "Siz benim için çok değerlisiniz. Bunu asla ama asla unutmayın."

Lucy ve Marco'nun içi kıpır kıpır olmuştu. "Birden bir şey oldu." dedi Marco.

"Evet bana da oldu." dedi Lucy.

"Aslında size doğruyu söylemek gerekirse kendi güçlerimin birazını size aktardım."

"Dur bir dakika yani bizim şimdi özel güçlerimiz mi var?" diye sordu Marco heyecanlı bir şekilde.

"Teknik olarak yok ama gelecekteki çocuğunuzun ya da çocuklarınızın olacak." dedi Stan.

...

"Siz ciddi misiniz? Bu harika bir şey. Bunun anlamını biliyor musun?" diye sordu Mason.

"Evet. Onun gücünü bizim çocuğumuz ya da çocuklarımız kullanabilecek." dedi Marco.

"Hayır. Stan size sandığınızdan daha fazla güveniyordu. Bu her şeyden daha önemli bir şey. Ben olsam bu güveni nasıl kazandım diye kendime sorardım." dedi Mason gururlu bir şekilde.

"Teşekkür ederiz." dedi Lucy.

"Biz sadece kendimiz olduk. Daha fazlasına gerek yok diye düşünüyorum." dedi Marco ukala bir şekilde.

"Bu konuda haklı olabilirsin." dedi Mason.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.