"Lütfen, sadece bir kere." dedi Lucy üzgün bir şekilde.
"İyi tamam ama sadece bir kere." dedi Suzy bıkkın bir şekilde
"Teşekkür ederim." dedi Lucy mutlu bir şekilde ve Suzy'ye sarıldı.
"Önemli değil." dedi Suzy ve geri çekildi.
"O zaman yeraltına bir yolculuk yapıyoruz."
...
"Yeni odanı seveceğine eminim." dedi Hades ve Suzy'yi odanın içine attı.
"Ben şimdi ne yapacağım?" diye sordu Suzy kendi kendine. O sırada Lucy'nin ona yeraltı ile ilgili bir şeyler anlattığını hatırladı. "Seni çok seviyorum Lucy... ama tam olarak hatırlamıyorum. Kurtulmak için hatırlamam gerek."
...
"Hades birini buldu mu onu direkt olarak tutsak eder. Bu yüzden onun yanına hiç kimse gitmez. Ama diyelim ki gittin ve tutsak oldun..."
"Hades gerçek olsaydı, belki işe yarardı." diye fısıldadı Suzy.
...
"Ben tam bir aptalım. Kız kardeşimin hiç bir zaman yanında olmadım. Onun hep deli olduğunu düşündüm."
...
"Hades'in yanında her zaman hizmetkârı vardır. Bu hizmetkâr çok sakardır. Mesela bir odanın anahtarını o odada düşürebilir."
"Bu çok saçma yani oradan her zaman çıkabilirsin."
...
"Yine de çok saçma." dedi Suzy ve yere bakmaya başladı. Bulunduğu odada kitaplar vardı. Aralarına baktı. Bir anahtar buldu. "Umarım dediğin gibidir." dedi Suzy kendi kendine. Kapıyı açtı. Tam çıkacakken bir kitap gördü. "Ben bu kitabı hatırlıyorum."
...
"Bu kitap da ne?" diye sordu Suzy.
"Hades'in büyü kitabı." dedi Lucy ve Suzy ona tuhaf bir şekilde bakmaya başladı. "Evet bence de çok tuhaf ama eğer bu kitabı yeraltında görürsen bil ki sen onu eski deposunda tutsak oldun. Orada bu kitabın yanı sıra bütün iksirleri o odada saklı. Ayrıca kendi zayıf yönlerinin yazılı olduğu bir günlüğü var." dedi Lucy başka bir kitabı göstererek. "Ama tabi sadece onun değil."
...
"O kitabı bulabilirsem belki onu oyalayabilirim. En azından kaçmama yetecek kadar vaktim olur." dedi Suzy ve kitabı aramaya başladı.
...
O sırada Lucy çok kötü bir şekilde ağlıyordu. "Ablam burayı bilmiyor ve şu anda Hades ile tek başına. Ben ne yapacağım?"
"Biz ne yapacağız?" diye düzeltti Ares. "Biz de yardım edeceğiz."
"Evet kesinlikle katılıyorum." dedi Hunter ve Lucy'ye sarıldı. "Merak etme sen Suzy iyi olacak. Sana söz veriyorum."
"Amcam ile bir kez şavaştık ve kazandık. Bunu en iyi sen biliyorsun." dedi Ares.
"Ares çok haklı. Ne de olsa bütün bölümlerimi milyonlarca kez izleyen sensin. Suzy iyi olacak."
"Neyse ki Suzy yeraltı ile ilgili bir şeyler biliyor. Ona zamanında biraz ısrar ettim ve bir kaç şey anlattım. Onlar da kurtulması için yeterli olacaktır. Tabi ki hatırlıyorsa..."
...
"Buldum." dedi Suzy mutlu bir şekilde ve kitabın Hades bölümünü buldu. Okumaya başladı. "Ölüler yüzünden yine uyayamadım. Tanrı bile olsam bazen benim de uykuya ihtiyacım var. Ama kardeşlerimin umurunda değilim. Birisi gökyüzünden diğeri denizden sorumlu. Konumuz bu değil. Benim uyumamı sağlayan bir müzik kutusu var. Hizmetkâr bir yere sakladı. Ben nerede olduğunu bilmiyorum. Bugün yine onu yine kullanacağım. Umarım hizmetkâr bir yere düşürmedi." diye okudu Suzy ve odadan çıktı. "Ben şimdi ne yapacağım? O müzik kutusu her yerde olabilir."
...
"Bu arada bir müzik kutusu var ve o hizmetkârın ceketinin cebinde duruyor. Onu almak çok zor değil ama çok kolay da değil. Hizmetkârı takip etmen gerekiyor. Bu zor kısmı. Ama her an düşürebilir. Bu da kolay kısmı." dedi Lucy.
"Herhangi bir müzik kutusu olmaz mı?" diye sordu Suzy.
"Hayır abla olmaz. O sihirli bir müzik kutusu. Tanrılar çok dirençlidir. Sıradan bir müzik kutusu olmaz."
...
"Kitabı okuyana bunu hatırlasaydım daha kolay olurdu." dedi Suzy kendi kendine bıkkın bir şekilde. O sırada hizmetkârı gördü ve hemen saklandı. Ceketinin cebinde müzik kutusu vardı. Hizmetkârı takip etmeye başladı. Bir süre sonra kutu düştü ve hizmetkâr bunu fark etmedi. "Gerçekten mi?" diye fısıldadı Suzy. Hizmetkâr ilerlemeye devam etti. Suzy müzik kutusunu aldı.
...
"Bu sefer ben bir şey soracağım. Hades'in yanına nasıl gidilir?" diye sordu Suzy.
"Hayaletleri takip et yeter." dedi Lucy mutlu bir şekilde.
"Neden mutlu oldun?"
"Bana ilk kez başka bir soru sordun."
...
Suzy hayaletleri takip ederek Hades'in yanına geldi. Müzik kutusunu çalmaya başladı. Hades sanki bu anı bekliyor gibi uyuya kaldı. O sırada Suzy ne yapacağını düşündü ama Hunter ve Ares onun yanına geldi. "Bunu nasıl yaptın?" diye sordu Hunter.
"İlk defa kardeşimi dinlemişim."
...
"... ve bu kadar."
"Tamam o zaman ben gidiyorum."
"Bekle... Beğendin mi?" diye sordu Lucy heyecanlı bir şekilde.
"Evet ama bunlar benim hiçbir şekilde işime yaramayacak." dedi Suzy ve odadan çıktı.
...
Sarayın önünde Lucy bekliyordu. "Sakin ol." dedi Sabrina.
O sırada Hunter, Ares ve Suzy geldi. Lucy koşarak gelip Suzy'ye sarıldı. "İyi misin?" diye sordu Lucy.
"Merak etme ben iyiyim."
Geri çekildikten sonra "Ben sana tek başına dışarı çıkma demedim mi?" diye sordu Lucy sinirli bir şekilde.
"Tamam özür dilerim. Bundan sonra senin daha iyi olduğun konularda hep seni dinleyeceğim."
"Senin kafana saksı mı düştü?"