Şu bir gerçek: Etrafımız "aslında çok zeki ama çalışmıyor" denilen insanlarla dolu. Bu kişiler genellikle bir noktaya kadar çok rahat gelirler ama gerçek bir zorlukla karşılaştıklarında, nasıl çabalayacaklarını bilmedikleri için duvara toslarlar. Diğer yanda ise belki zeki olmayan ama o işi kafaya takıp her gün üzerine koyan insanlar var.Herkes emek verse bir yerlere gelebilir.
İşin başında tabi ki istekli olmak gerek.İstemeden zorlayarak kimse bir şey başaramaz.Ama gerçekten isteyen biri,zeki olmasa dahi başarabilir.Burdada emek devreye girer.
Emek dediğimiz şey aslında sadece çalışmak değildir. Emek; sabretmek, tekrar tekrar denemek, hata yapınca vazgeçmemek ve kendini geliştirmek için zaman ayırmaktır. Zeki olmak bir avantaj olabilir ama emek olmadan o zeka zamanla körelir. İnsan zorlanmadığı sürece gelişemez ve rahat gelen şeyler bir süre sonra yetmemeye başlar.
Mesela haftaya sınavınız var.Bu sınava zeki olmayan biri günlerdir çalışıyor,emek veriyor.Fakat bir arkadaşınız "ben zaten zekiyim çalışmama gerek yok"diyor.Sınavda ise birden hatırladığı her şey zihninden gidiyor.Başaramıyor.Ama zeki olmayıp günlerdir çalışan kişi ise başarıyor.Çünkü emek verrdi değil mi?
Ayrıca başarı sadece doğuştan gelen yetenekle değil, insanın kendine olan inancıyla da ilgilidir. Bir kişi “Ben yapamam” diye düşünürse gerçekten yapamaz. Ama “Ben çalışırsam başarabilirim” diyen biri zamanla ilerler ve fark yaratır. Çünkü çalıştıkça insanın özgüveni artar, tecrübesi artar ve zor şeyler bile kolaylaşmaya başlar.
Bu yüzden başarıyı belirleyen en önemli şey, insanın ne kadar zeki olduğu değil; ne kadar kararlı, sabırlı ve disiplinli olduğudur. Sonuç olarak başarı emekle gelir. Zeka sadece yolu biraz kısaltır ama hedefe ulaştıran asıl şey, sürekli çalışmak ve pes etmemektir.