Masal 4 yaşındayken~
Masal sabah erkenden kalkmıştı. Babaları ve abileri uyuyordu. İlk hedefi Pusat abisinin yanı olmuştu.
"Abiss teyefonunu ayabiyiymiyim?"
Cevap yoktu. Pusat dün gece baya bir ders çalışmıştı. Bu sene sınav senesindeydi. Özel okula gideceği belliydi ama o yinede çalışıyordu. Küçük kız cevap gelmeyince telefonunu aldı. Abisi genelde izin verirdi.
Şifreyi bildiği için hiç bir sıkıntı yoktu.
"Şıfıy,şıfıy,şıfıy,şıfıy"
Youtube girip konuşma butonuna basıp "Kıymızı bayık aç 1 saat sonya." Dedi.
Yine saat ve dakika kavramını karıştırmıştı küçük kız.
"Efendim ev hoparlörlerine bağlanmamızı istermisiniz?"
Anlamamıştı Masal.
O yüzden "işteyiim" dedi. Beklemeye başladı. Bekle bekledi açılmayınca kendi kendine konuşmaya başladı.
"Yaa bu teyefon bozuk babama söyyiycem abime yeni teyefon aysın. Açıymıyo" dedi kaşlarına çatarak. İşaret parmağını sallayarak telefona kızdı.
"Yayamaz teyefon seni. Ben sana aç diyoyum sen açmıyosun. Kötü teyefon." Diyerek arkasına döndü. Bir,iki adım attı, sonra geri döndü.
"Özüy diyeyim teyefoncum. Sen kötü diyiysin. Abimin telefonu kötü deyiy. Yayamazda deyiysin" Diyip okşayıp,ekranı öptü. Sonra telefonu koltuğa bırakıp mutfağa yöneldi.
Dolapları karıştırdı. Hepsini teker teker açıp kapattı.
Sonradan kafasını yukarıya çevirip yukarıdaki dolaplara baktı. Yandaki sandalyeyi ittirip. Tezgahın yanına koydu. Dikkatlice çıkıp kapağını açtı. İşte buradaydı aradığı şey.. ÇİKOLATA.
Raif Bey genellikle çikolatayı Masalın bulamayacağı,yetişemeyeceği yerlere koyup,saklıyordu.
Kızı Masal çok fazla çikolata tüketiyordu. Erken yaşta seker hastası olmasından korkuyordu.
Çünkü Masal tam bir çikolata canavarıydı.
Ve sonuç olarak Masal o çikolatayı buldu.
Kavonaz çikolatayı iki eliyle yavaşça aldı Masal. Dikkatlice yere indi. Çekmecenin biri açıp kendine özel ördekli kaşığını aldı. Sandalyeyi aldığı yere koydu. Ve mutfaktaki masanın altına oturdu. Ve cikolatini yemeye başladı.
Ardından o ses duyuldu...
"KIRMIZI BALIK GÖLDE KIVRILA KIVRILA YÜZÜYOR BALIKÇI HASAN GELİYOR OLTASINI ATIYOR. KIRMIZI BALIK KAÇ KAÇ.."
Tüm ev inliyordu. Raif Bey korkudan sıçradı. Hemen yataktan kalkıp merdivene yöneldi. Doğrusu sadece o değil tüm ev halkı oradaydı.
Uykusundan yeni uyanmış Alper mi dersin?
Gözleri kan çanağı gibi olan Pusat'tan mı bahsedersin?
Hayatı sorgulayan Barış'ın dan tut,
Korkmuş Yiğit'ne kadar vardı.
Yiğit telaşlıca konuştu. "Baba kardeşim odasında yok" dedi. Her an ağlayabilirdi.
"Merat etme oğlum aşağıda biryerdedir. Yoksa bu sesin kaynağı nerden gelecek?" Dedi Raif Bey yatıştırıcı sesiyle. Aşağı indiler.
Pusat telefonunu alıp şarkıyı kapattı.
"Benim telefonumdan açmış şarkıyı"(Pusat)
Kafasıyla onayladı Raif.
"Ben bahçeye bakiyim"(Barış)
"Bende salona"(Pusat)
"Tamam ozaman ben mutfağa bakayım. Alper ve Yiğitte oyun odasına baksınlar "(Raif Bey)
Herkes dedikleri yere bakmaya gitti. Raif Bey mutfağı incelemeye başladı. Dolapların içine bile baktı ama kızı yoktu. Burda olmadığını düşünüp salona doğru gitti. Herkes burdaydı ama Masal yoktu.
"Yok mu hiçbir yerde?"
"Yok" dedi Pusat derin nefes alarak.
"Ben mutfağa bakıcam" dedi küçük Yiğit.
"Ben baktım oğlum yok."
"Bende bakıcam." Bişey demedi. Yiğit dikkatlice ortalığa baktı. Bir tane Dolap kapağını açtı. Orada olmadığını görünce etrafa bakındı. Masa örtüsünde hareketlilik hissetti. Yavaş adımlarla oraya gidip örtüyü kaldırdı. Bingo. Masal burdaydı.
"Günaydın Yiğit." Dedi cıvıl cıvıl sesiyle Masal.
"Napıyosun burda seni arıyoruz biz Masal"
"Çikoyata yiyom Yiğitcim isteymisin?"
Kızmak istiyordu ama kızamıyordu burnu ve elleri çikolata olmuş kardeşi çok tatlı gözüküyordu.
"İstemem" dedi sakince.
"Niye bizi korkuttun,biz seni bulamayınca çok üzüldük."
İnci gözleri doldu hemen Masal'ın.
"Ama ben şaka yapmıştım Yiğit. Üzüyüyün diye deyiyki,güyün diye." Dedi titrek sesiyle.
"Tamam güzel kardeşim onlara sarsılırsan,öpersen üzülmezler. Ağlama tamam mı?"
Söz dinleyen kız gibi başını salladı. "Tammam" dedi. Ve yavaşça küçük abisinin yanağına öpücük kondurdu.
Çikolatalı bir öpücük.
Sırıttı Yiğit. Elini kardeşine uzattı.
"Hadi korkmasınlar gidelim yanlarına olur mu?"
"Gideliim" dedi mutlu sesiyle Masal.
6 yaşındaki abisinin elini tuttu 3 yaşındaki kız çocuğu. Sımsıkı. Beraber salona girdiler.
Raif bey şaşırmıştı. Çünkü kızını orda bulamamıştı
Anlaşılan çikolatayı da bulmuştu.
"Meleğim.."dedi yumuşak sesiyle.
"Babaaamm" diye sarıldı Masal babasına.
"Heryerin çikolata olmuş bitanem. Yine mi çikolata yedin."
"Evet tadı çok güseydi babacığım." Gülümsedi Raif, her babacığım dediğinde içi hoş oluyordu.
"Sende çok güzelsin benim bal kızım." Dedi yanağında öperek. Kıkırdadı Masal.
"Abicim sen hep babada ol zaten tamamı? Hiç abim deme." (Barış)
"Katiliyorum"(Pusat)
"Bende katılıyorum abime"(Alper)
"Ağlayin Masal beni öptü."(Yiğit)
Barış aldatılmış gibi bir ifadeye girdi.
"Ne ben bu acıyla nasıl yaşayacağım. Nasıl katlanacağım? Benim minik uğur böceğim Yiğit'imi öpmüş"
"Baskasını mı öpseydi" dedi Pusat. Dediği şey sonradan aklına gelince sert bir ifadeyle "Böylr bişey olamaz" dedi.
"Bencede"(Barış)
"Kesinlikle katılıyorum." Dedi Raif bey. Ardından kızıma döndü.
"Benim kızım başkasını öpmez dimi. Sadece ahilerini ve babasını öper."
Kafasıyla onayladı Masal.
"Ben sadece babamı öpeyim..abiyeyimi öpeyim..kediyeyide öpeyim. Başka.."
Raif bey şuan kedileri sorguluyordu. Hayır kediler ne alakaydı. Tüy yumağı gibi biseylerdi zaten.
"Başka kızım?"
"Babacım Yusuf'u da öpeyim mi?"
Raif bey dumura uğramıştı. O Oğuzhanla çok buluşmamalıydı. Zaten oğlu da kızının dibinden ayrılmıyordu. Oğuzhan'a söyleyince gülüyordu.
Oğulları bile sinirlenmişti. Hatta Barış bir şeyler bile planlamis olabilirdi. Neyse ona yardım eder destek olur. Yapınca çocuk bu derdi.
Temiz plan.
"Öpme babam onu niye öpüyorsun. Boşver onu. "
"Ama o üzüyüy."
"Bisey olmaz güzelim."
Kızına duş aldırsa iyi olacaktı. Ordanda kahvaltı etmeye giderlerdi.
"Pusat ben kardeşinize banyo yaptırayım. Sizde Yiğit ve Alper'in üstünü değiştirin. Kahvaltı yapmaya gidelim."
"Tamam baba."
"Gel güzel kızım, bebeğim,aşkım,bitanem. Banyo yapalım tamam mı? Önce kıyafetini seçelim."
"Babacığım,canım babam köpükyü banyomu yapıcaz."
"Evet güzelim köpüklü banyo." Dolabın önüne geçip kıyafetlere baktı.
"Baba pembe giyeyim. Pembe eybise prensesli olan."
"Tamam kızım"
Raif kızın dediği pembe prensesli elbiseyi çıkardı,yanınada bir kaç parça birşey çıkardı.
Ardından suyu ayarlayıp,Masal'a banyo yaptırdı.
Civcivli sarı havlusunu giydirdi. "Bebeğim sen odana geç ben suyu kapatıp geliyorum."
"Tammam."
Masal,abilerinin yanına gitti. Pusat'ın ayaklarının dibinde konuşmaya başladı
"Abi bak banyo yaptım."
Pusat ayaklarının dibindeki sarı civcive baktı.
"Evet mini kusum çok güzel olmuşsun. Miş gibi kokuyorsun" dedi sarılarak.
"Civciv olmuşsun kız"(Barış)
"Civcivler güseydiy"
"Evet abicim güzeldir." Diyerek yanaklarından öptü.
Alper kardeşine bakarak "çok şirin olmuşsun" dedi
"Teşekküy edeyim" yanakları kızarmıştı küçük kızın.
Alper kız kardeşinin yanaklarını okşadı.
Tam o sırada Raif Beyin sesi duyuldu.
"MASAALL TATLIMM NERDESİN?"
"BUYDAYIM BABACIM."
"GELİYORUM."
Raif Bey içeriye gelmişti. "Gel bakayım buraya cimcime beni kandırıp abinlerinin yanına gitmek neymiş bakalım." Masal koşmaya başlamıştı Arkasından babası. Abileri de karşılarına çıkıyor,kovalıyordu.
Mutlulardı..
En sonunda Babası Masal'ı kucağına almıştı. Hepsinin gülüşü yüzündendi. Yiğit ve Masal ise gülüyordu.
"Yakayadın beni babacım"
"Evet yakaladım bebeğim."
"Biz kazandık Masal."
"Sis kasandınız."
"Evet biz kazandık. Güzel bir aile konusunda. Eş konusunda kazanamamış olabilirim ama çocuklarım konusunda çok şanslıyım..." diye fısıltılı sesiyle...
Masal'ı odasına götürüp. Üstünü giydirdi. Hep beraber ayakkabılarını giyip arabaya bindiler.
Gülüşleri,sevinçleri,mutlulukları havaya karıştı.
ÖZEL BİR BÖLÜMDÜ. İNŞALLAH BEĞENMIŞSİNİZDİR. Arada böyle bölümler gelebilir
MASAL VE BENİM DEYİMİMLE SİZE ÇİKOLATALI ÖPÜCÜKLER 😽🎀






