İçeriğe geç

Barut Kokusunda Bir Nefes

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Barut Kokusunda Bir Nefes

Bölüm 8

BÖLÜM 8: FIRTINANIN ARDINDAN

Dağdaki amansız çatışmanın ateşi dindiğinde, ortalığı ağır bir barut ve soğuk toprak kokusu kaplamıştı. Görev başarıyla tamamlanmış, Gölge Timi zayiat vermeden hedef bölgeyi kontrol altına almıştı.

Alperen Yüzbaşı, bir kayanın üzerine çöküp kaskını çıkardı. Şakaklarından süzülen ter, yüzündeki barut karasıyla karışıyordu. Elindeki telsizden ana üsse son durumu bildirdi:

"Pusat’tan Ana Üsse. Hedef bölge temizlendi, tüm unsurlarımız sağlam. Tahliye için helikopter bekliyoruz."

"Anlaşıldı Pusat. Tebrikler, helikopter on beş dakika içinde belirlenen noktada olacak."

Telsizi kapatan Alperen derin bir nefes aldı. Bedenindeki adrenaline bağlı yüksek gerilim yerini yavaş yavaş yorgunluğa bırakırken, zihni anında o soğuk hastane koridoruna kaydı. Cebindeki telefonun şebekesi çekmiyordu ama gece attığı mesajın Alara'ya ulaşıp ulaşmadığını merak etmekten kendini alamıyordu.

Koca Reis (Osman Başçavuş), yanına yaklaşarak matarasından bir yudum su içti. "Yüzbaşım, operasyon bitti ama sizin aklınız hâlâ dağda değil gibi," dedi muzip bir edayla.

Alperen bakışlarını vadiden ayırmadan hafifçe gülümsedi. "Aklımız vatanda Koca Reis... Bir de emanetlerimizde."

Yüksekova Devlet Hastanesi / Sabahın İlk Işıkları

Alara, acil servisteki yoğun nöbetin ardından odasındaki pencerenin kenarında durmuş, dışarıdaki sisli dağlara bakıyordu. Cebindeki o siyah metal künyeyi parmaklarının arasında çevirip duruyordu. Gece gelen o gizemli mesaj zihninde yankılanıyordu: “Gölge yakında.”

Tam o sırada hastanenin arkasındaki askeri helikopter pistinden güçlü bir pervane sesi yükseldi. Rüzgar, pencere camlarını titreştirirken Alara refleksle odasından çıktı ve koridorda hızlı adımlarla ilerledi.

Bahçeye açılan kapının önüne geldiğinde, helikopterin piste teker koyduğunu gördü. Toz ve rüzgar bulutunun ortasında helikopterin kapısı açıldı.

Dışarı ilk adımını atan kişi, o uzun boyu ve sarsılmaz duruşuyla Yüzbaşı Alperen Altay’dı.

Üniforması çamur ve barut izleriyle kaplıydı, yorgunluğu her halinden belliydi ama adımları yine bir komutana yakışır şekilde dik ve kendinden emindi. Birlikte helikopterden inen tim üyeleri emniyet alırken, Alperen başını kaldırıp doğrudan hastane girişine baktı.

Gözleri, kapıda duran Alara’yı buldu.

Aralarındaki onlarca metrelik mesafeye, dağların soğuk rüzgarına ve o gece yaşanan çatışmanın izlerine rağmen iki çift göz kilitlendi. Alperen’in sert çehresinde beliren o belli belirsiz rahatlama ifadesi, Alara’nın tuttuğu nefesini rahatça dışarı vermesini sağladı.

Alperen adımlarını doğrudan Alara’ya doğru atmaya başladı. Dağdaki savaş bitmişti; şimdi sınır hattının en zorlu nöbeti başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.