"Yağmurlu bir İstanbul sabahıydı.Her kes elinde şemsiyesiyle bir yere yetişmeye çalışıyordu.Sokakta şemsiyesis yürüyen genç kız bu yağmurlu havada kapşonlu ceketiyle geziyordu.açık-kahverengi kısa saçları ve ela gözleri vardı.Giyindiği kirli kiyafetlerle ya sokaklarda yaşıyordu,ya da ailesi fakirdi.Caddedeki insanları dikkatle inceliyordu.Saçı yağmurun altında baya ıslanmıştı.Yaşlı bir kadına bir kaç dakika dikkatlice baktı.Sonra kadının yanına gitti.50 55 yaşlarında bir kadına benziyordu.Saçını topuz toplamıştı.Üstündeki kiyafetlerle yaşlı bir öğretmen olduğu belli oluyordu.Elinde siyah renkte büyük bir çantayla caddede yürüyordu.Genç kız hemen elini açık çantaya uzatıp hemen koşmaya başladı.İyi ki kadın onu görmemişti.Arka sokakda koşmayı durdurdu.Hemen yakınlardaki ağacın altına gitti.Elinde baya bir para vardı.Yağmur artık duruyordu.Elindeki paraları saydı.Elinde 500tl para vardı.Bir haftadan çok ona yeticek kadar parası olmuştu.Bir yere doğru gitmeye başladı..."
"Genç kız küçük şirin bir pastanenin yanında durdu.Kapıyı açıp içeriye girdi."Selam Şeyma teyze nasılsın?" galiba buraya ilk gelişi değildi. "İyiyim Yeşimcim keyfin yerinde görüyorum bu gün." "İyiyim Şeyma teyze evet keyfim yerinde" "Ne istersin?" "Şeyma teyze bana o nefis çikolatalı pastandan ver yanında da çay olsun" "hemen geliyor" genç kız rastgele bir sandalyede oturdu.Yağmurda ıslanan saçları kurumuştu.Camdan bir genç kız ona dikkatlice bakıyordu."Kanka gelsene" kız içeriye girdi.Gözleri mavi renkti ve yuvarlak bir yüzü vardı.Uzun siyah saçları çok güzeldi.Üzerinde gri bir kazak ve mavi renk bir pantolon vardı.Elindeyse siyah ceketini tutuyordu."Kank- şşşt Şeyma teyzenin yanında sorma dışarda sorarsın" Şeyma teyze bir elinde pasta bir elinde baklavayla geri geldi."Miraycım bu baklava senin" "sağol Şeyma teyze zahmet ettin" "Ne demek rica ederim" "çaylarınız hemen geliyor" Şeyma teyze elinde çaylarla geri geldi."Yeşim doğum günün yaklaşıyor sana kocaman güzel bir pasta yapıcam bu pastadanda güzel olucak" nerden bile bilirdim doğum günümde Şeyma teyzeyle son görüşümüzün olacağını "bu gün ne kadar para kazana bildiniz?" "Bu gün 267tl kazandık bir amca baya bir para verdi bize."Yalan söylüyorduk dilenerek para kazanmak yerine çalmayı seçmişdik.Tatlılarımızı yedikten sonra pastaneden çıkdık."Kanka ne kadar çala bildin?" "Yaşlı kadının çantasında 500tl çaldım kadın beni görmedi" "ooo baya para çalmışsın bende dayının cüzdanını çaldım içinden baya bir para çıkdı kaç saat maraton koşusu yaptım dayıyla tüm İstanbulu koştuk valla" "O yüzden mi nefes nefesesin?" "Evet kaç saat koştum" "Kanka parka gidelimmi? O küçük veletlere haddini gösteririz biraz." "Yok ya kanka ben çok yoruldum eve gidelim." Ev dediğimizde öyle içerisi mobilyalarda dolu olan çatısı olan dörd duvar değildi.Çöpten bulduğumuz şeyleri birleştirip kendimize ev yapmıştık.Eski bir masanın kenarlarını battaniyeyle kapamıştık.İçine yorgan yastık falan koymuştuk.Ben yetimhaneden kaçmıştım 13 yaşımda. 3 senedir sokaklards yaşıyordum.İlk başlarda benim için zordu amma kankam Miray sayesinde sokaklara alıştım.O 18 yaşındaydı.Çok acılı bir hayat hikayesi vardı.Dediğine göre babası uyuşturucu kaçakçısıymış.Annesine ve 2 kardeşine işkence ediyormuş.Bir gün döverek küçük kardeşini öldürmüş.Sinir krizi geçirip babasını bıçaklayarak öldürmüş.Yaşı küçük olduğu üçün 3 sene Islah evinde kalmış.Sonra çıkmış amma annesinin evlendiği üvey babası ona taciz etmiş.En son evden kaçıp sokaklara düşmüş.Başlarda mahalle çetelerine katılarak sokaklarda hayatta kalıyormuş.Belinde yara izi vardı.Siyah uzun saçlarına özeniyordum.Bende onun gibi uzun saçlarım olsun isterdim amma saçlarım geçen sene bitlendiği için Şeyma teyze saçlarımı kesmişti.Mirayda hep benim kahverengi saçlarıma özenir..."
yorgun olduğumuz için, eve dönmek isterken polisleri gördük.Gidemezdik çünkj bir kaç hafta önce genç bir kadının çantasında 200tl çalmıştık.Kadın avukat çıkmış heryerde bizi arıyordu.O yüzden bir süre eve gitmeyip parkda oturduk.Öğlen olduğu için, bir lokantaya gidip çorba içdik.Akşam olmuştu acıkmıştık amma para saklamak zodundaydık.700tl paramız vardı.Tahmini yemek yediktwn sonra 2 saat parkda oturup eve gittik.Polisler artık gitmişti...."