Saat 3 buçuktu kapı çaldı aşşağı indiğimde Cansu abla çoktan kapıyı açmıştı önce Eylül girdi içeri sonra alp ve Doruk , Alp beni gördğümde yanıma gelip kolunu boynuma attı.
-daha iyimisiniz Ayça hanım.
Ne ara bukadar samimi olduğumuzu düşünüyorum ama galiba Alpin enerjisi böyleydi, ona ayak uydurmaya çalışmak biraz olsun iyi hissettiriyordu.
-daha iyiyim teşekkür ederim yaptıkların için.
-ne demek , ne demek herzaman hadi eylüle odanı göster kız şu çantayı taşımaktan öldü.
-kıza yardım etseydin ya öküz (D)
-çok biliypdun sen niye etmedin kardeşim(A)
-kıza anayı yakan ben olmadığım için olabilirmi(D)
Doruk bunu kısık sesle söylemiş olmasına rağmen ben duymuştum ama Eylül hala güldüğünü göre o baştaki atışmalarına gülüyodu. Ben de hafif kırkırdadığımda eylülle göz göze geldik, acaba dün için bana kızgınmıydı.
-gel odaya çıkalım.
Birlikte merdivenlerden çıkıp odama geldik , eylüle çantasını duvar dibindeki çantamın yanına koyabilceğini söyledim.
-ben dün için
-özür dilemene gerek yok Doruk bana herşeyi anlattı kim olsa aynı tepkiyi verirdi.
Bu konunun yayılması hoşuma gitmiyodu ama eylüle aramızın düzelmesine sevindim gelip bana sarıldıktan sonra yatağınnüzerine oturup neler olduğunu anlatmamı istedi.
Herşeyi baştan aşşağı anlattıktan sonra Eylül her konuda yanında olduğunu söyledi ve en iyisinin burda kalmam gerektiğinde söylemeden geçmedi.
Konuşmamız bittiğinde kitap kalem alıp aşşağı indik Efeler çokton kalem kitabını alıp salonda bekliyorlardı.
-siz gelmeseniz biz geliyorduk.(A)
Eylüle kıkırdadık ve salondaki altı kişilk masaya yerleştik ben ve Eylül yan yana karşımızda Alp ve Doruk sağ tarafımdada en baş köşede oturan ege vardı herkes kşyabını çıkardıktan sonra bügünkü derslerden hangileri de Eylül , Alp ve egeden biri başarılıysa o dersi onlar anlatıcaktı. Edebiyatı Doruk anlattı matematiği Eylül kimyayaı ise Alp.
~
-valla bu kadar iyi anlayabileceğiniz düşünmüyodum.(A)
-saat 18.46, Eylül hemen eve gitme istersen biraz daha oturalım filim falan izleriz veya oyun oynarız sonra şöförler veya biz seni bırakırız eve.
Eylül bana baktı bende olabilir anlamında başımı hafifçe sallahdığımda.
-olabilir aslında bi kaç saat daha kalabilirim.
-o zman acıktınızmı? (E)
-ben biraz acıktım(A)
-bizde acıktık (d)
-o zman dışardanmı söylesek çok yemek yapabildiğimiz söylenemiyo kızlara rezil olmasakmo daha fazla(Alp)
-aslında ben yemek yapmayı biliyorum.(E)
-bende biraz biliyorum sana yardım edebilirim.(A)
-ee hadi o zman mutfağa (D)
Mutfağa geçtiğimizde.
-ne yapsak(Eylül)
-bence Urfa dürüm yapalım(alp)
-alp kız chef değil sakin.(D)
-mantı yapalım(A)
-alp sus.(D)
-tamam.(A)
-bence kremalı makarna yapalım(ege)
-çocuk zengin düşüncesi fakir (alp)
-herkes okeyse bize eşyaları gösterin biz yaparız (Eylül)
Yaklaşık yarım saat sonra herşey hazırdı Egeler bize herşeyin yerini gösterdikten sonra ders çalıştığımız masayı toplayıp sofrayı hazırladılar bizde o sırada eylülle makarna yaptık arada Ege'nin beni izlediğini farkkettim ama ona bakmamaya çalıştım.
Herkes masaya oturduğunda eylülle beraber makarnaları servis ettik.
Alp ilk çatalını alıp.
-oha Eylül senin böyle yeteneklerin varmıydı yaa
-gerçekten kızlar çok güzel olmuş(D)
-ellerinize sağlık(Ege)
-afiyet olsun.
Yemeklerimizi yerken Alp komik anılarını anlatıyordu.Birazda eylüle yürüyodu bence Eylül'de ona boş değil.
Aniden kapı çaldı.
-ben bakıyım(A)
-sen otur ben bakarım(Ege)
Yerime oturdum Ege dış kapıyı açtpında tanıdık olmayan bi ses duyduk.
-ege bey babanız sizi çağrıyo