Kapım tıktıklandı istemesemde "gel" dedim. "Günaydın Derin Hanım" dedi evin hizmetçisinin kızı. "Günaydın da ne diye geldin" dedim şaşkınlıkla "Damla hanım bugün gideceğiniz balo için elbise gönderdi" elindeki poşete bir de ona baktım. "Tamam çıkabilirsin" dedim ve elindeki poşeti aldım annemi ufacık tanıyorsam simli ve parıltılı bir elbisedir dedim ve doğru çıktıda.

(Dövmesi yok)

(Topuklu ayakkabısı)
Balo saat 8 de başlayıp saat 12 ye kadar sürüyordu odaya annemi çağırdım "Anne gelir misin odama?" Diye seslendim. "Geldim Derin bir sorun mu var?" Diye telaşla sordu bazen benim için endişeleniyordu. "Anne ben bu baloya gitmek zorunda mıyım?" Diye isyankar bir sesle sordum. Cevap için gecikmedi. "Ortağımızın oğlunun balosu gitmezsen çok büyük ayıp ederiz." Diye sitemkar bir sesle konuştu.
"Ha bu arada acele et kahvaltıya geç kalma!" Diye kapıyı kapatarak çıktı ben daha kimin balosuna gidicem bilmiyordum sadece aile yemeklerine katıldığımız da bir kere gördüm. Geceliklerimi çıkartıp crop ve herhangi bir pantolonumu giyip aşağıya indim. Daha babam inmemişti bu yüzden şansıydım ki evde ki misafirleri görmeyi beklemiyordum.
Annem ne diye söylememişti. Neyse iyi ki düzgün giyinmiştim. "Günaydın" diyerek koltuğa oturdum instagram da dolaşmak istiyordum halbuki ama babam "misafirin olduğu yerde telefonla ilgilendirmez" diye bir yasa koymuştu. Ama salondskilerin hiç birini tanımıyorum 3 kişiydiler zaten.
"Pardon adınız neydi?" Diye merakımı yenildim. Şık giyinmiş olan kadın elini uzatarak "Yeliz" uzattığı eli sıktım. Bu sefer yanındaki adam elini uzattı "Can" yine aynı şekilde elini sıktım. Yaşıtım gibi gözüken kişi elini falan uzatmadan "Yusuf, senin adın?" Yusuf he güzelmiş bu ismi aklıma taşıdım. "Derin, adım Derin." "Tanıştığıma memnun oldum Derin." Onu taklit ederek "Ben de tanıştığıma memnun oldum Yusuf."
Yeliz hanım, "Derin bugün kü balomuza sende davetlisin gelecek misin? Bakalım." Dedi sevecen bir şekilde "Elbette geleceğim bu baloyu kaçıramam!" Diye yalandan bir heyecan yaptım ve merdivenlerin ardından babam gözüktü. "Günaydın Baba." Diye seslendim. "Günaydın Kızım, size de günaydın." Diyerek yemek masasına ilerledi ve baş kısma oturdu. Annem de onun ucundaki sandalyeye ben ise annemin karşısındaki sandalyeye ben geçtim. Tabi Can Bey ve ailesi de o şekilde oturdu ama ne yazık ki Yusuf benim yanıma geldi.
Sessizce yemeğimizi yedik. Masadan kalktığım gibi odama gideceğimi söyledim ve yanlarından ayrıldım. Kulaklığımı taktım ve elime kitabımı aldım en son kaldığım sayfayı açtım. Ve çok güzel bir alıntıya rastladım.
Alıntıda şöyle diyor; "Yanlızlık paylaşılmaz paylaşılırsa yanlızlık olmaz... ~ Özdemir Asaf"
Ne kadar güzel söylemişsin Özdemir ağabey. Odamdan çıktım ve annemin yanına gittim.
"Gittiler mi?" Diye sordum. "Gittiler" dedi ve ardından ayağa kalktı ve "odama gelir misin?" Diye sordu hayır deme şansım olmadığı için peşinden gittim. Odaya vardığımızda kapıyı kilitledi. "Anne ne oluyor." Diye sordum. "Sabah gelen misafirler vardı ya onun oğlu Yusuf sen ondan mı hoşlandın." Yuh ebesinin bune biçim soru Tanrı aşkına "Tabi ki hayır anne neden sordun? Hem benle Yusuf mu?" Minik bir kahkaha attım. "Komik şaka" Diye gülmeye devam ettim. "Ama onun yanında öyle değildin! Kasılıyordun ve sen genellikle sevdiğin şeylerde kasılırsın." Diye sinirli bir şekilde konuştu. "Diyelim ki seviyorum izin falan vermeyecek misin?" Dedim hesap sorar gibi "Vermeyeceğim Derin!" Diye kükredi. Elinden anahtarı alıp odadan çıktım.
Zorlu bir aileyi de zengin bir aileyi de ben seçmemiştim. Ama hala Yusuf'a karşı bir hissim yoktu ama her an olabilirdi. Kendimi odaya kapattım ve kulaklığımı alıp uyumaya çalıştım.
💫💫💫💫💫
Alarmımla uyandım. Elbisemi giydim ayakkabımı çıkarken giymeyi düşünüyordum. Ama zorlu bir ailem olduğu için MECBUREN şimdi giydim. Aşağıya indim. "Anne" diye seslendim. Görünüşte yoktu ama herhangi bir delikten çıkardı. "Ne oldu Derin?" Diye mutfaktan çıktı. "Makyajım ve saçım için hiç kimse gelmedi." Diye sordum ki cevapta çok şaşırdım. Annem den beklenmedik bir cevaptı. "Kocaman oldun saçını ve makyajını kendin yapabilirsin." Diye umursamaz bir tavırla konuştu. "Pek âlâ ben odamdayım." Diye merdivenleri çıkıp odama girdim. Muhtemelen Yusuf olayından dolayıdır. Ama zaten bu parti de ben kendimi hazırlayacağım. En azından annemin değil kendi istediğim bir stil yaratacağım.

(Makyaj)
Saçımı da açık bırakıp tamamen hazırdım. Sadece takılardaydı sıra, beni narin gösteren bir kolye ve küpe taktım bileklik takmayacaktım. Ama olmazsa olmazım olan yüzüklerimi taktım.

(Yüzükler)

(Nail Art)
Aşağıya indim. Babam çoktan eve gelmişti. "Ben çıkıyorum." Diyip özel arabamıza doğru ilerledim.
💫💫💫💫💫
Yarım saatte gelebildik ve ev hayal ettiğimden de büyüktü. Herkes yavaş yavaş adını soyadını söyleyip içeri giriyorlardı. Ben de aynı şekilde "Derin Yalca" dedim ve içeri giriyordum ki kapıdaki güvenlik "Sizi özel kısma alacağız Derin Hanım." Dedi önüne dönmeden "Sebep?" Diye sordum. "Yusuf Bey öyle istiyor!" Diye sorumu cevapsız bırakmadı. Şuan rüyada olmayı tercih ediyorum. "Pek âlâ." Diyerek sakinliğimi korumaya çalıştım. Bu çocuk ne karıştırıyordu. "Ne taraftan gideyim şimdi." Diye sakinlikle sordum. "Şuradan ilerleyin zaten orada Vip yazısını göreceksiniz." Diyerek işini yapmaya başladı.
Selam ilk bölümüm wattpad olmadığı için bir süreliğine Çizgi Studio da yazacağım umarım hikayemi beğenirsiniz💫🎀✨️