Kamera hazır.
Ben hazır mıyım?
Ah, hayır saçımı düzeltmeliyim.
Gözümün önünü fazlasıyla örten bakır saç tutamını kulağımın arkasına doğru attım.
Evet şimdi hazırım.
“Selam arkadaşlar! Kanalıma hoş geldiniz. İlk defa beni görüyorsanız ben Neva!” diyerek giriş yaptım videoya. “Bugün okul gezimiz var. Nereye gidiyoruz Miran peki?” diyerek sözü Miran’a devrettim. Kamerayı biraz daha yukarı kaldırarak Miran’ın kafasının görünmesini sağladım.
Neyle besliyorlardı bu çocuğu da bu kadar uzundu? Yani bize de söylesin de biz de yararlanalım canım.
Kamerayı ona çevirdiğimi fark eden Miran:
Bugün İzmir’e gidiyoruz arkadaşlar, dedi.
“Evet beş saatlik bir yolculuğumuz olacak. Otobüsle gideceğiz. Aşırı heyecanlıyım. Miran sen heyecanlı mısın?” diye sordum Miran’a. İlk önce bana baktı ve gülümsedi. Bankta ikimiz oturuyorduk. Daha diğer sınıf arkadaşlarımız gelmemişti.
“Çok heyecanlıyım. Bu arada Neva benimle oturmak istemiyormuş, linçleyin Neva’yı!” dedi Miran kameraya parmak sallayarak. Ben şaşkınlıkla bakıyordum Miran’a. Ona sadece İpek ile oturacağımı söylemiştim.
Ya Miran iftira atma, dedim bağırmayla karışık gülerken. “Arkadaşlar ben ne zaman Miran’la otursam beni asla uyutmuyor. Ve ben uyumak istiyorum o yüzden ona nazik bir şekilde oturamayacağımızı söyledim. Değil mi Miran?”
Alttan onu cimcikleyerek zorla kafasını sallamaya ittim. Miran yapay bir gülümsemeyle kafasını salladı. Tabii ki bu yaptığım hareketi de çekmiştim.
“Neyse arkadaşlar otobüste tekrar çekmeye başlarım. Bayy!” diyerek videoyu kapattım.
“Saat kaç oldu niye gelmediler ya? Dondum soğuktan.”
Miran cebinde olan telefonu çıkarıp ekranı açtı. Ekranında beraber AVM’de aynadan çekindiğimiz bir fotoğraf vardı.
Benim üstümde kırmızı crop, altımda ise mavi bir kot şort varken Miran da beyaz bir tişört ve mavi bol bir pantolon giymişti. Saçlarımı o zaman daha yeni bakır yaptığım için biraz yapay duruyordu. Şu an tam istediğim gibi yani doğal görünüyordu. Miran kumraldı ve benim Antalya’ya rağmen bembeyaz tenimle oldukça tatlı duruyorduk.
Ben kollarımı Miran’ın boynuna dolamıştım. O ise bir elini belime koymuştu. O gün çok güzeldi. Oldukça eğlenmiştik. İlk önce yemek yiyip sonra AVM’de olan oyuncaklara binmiştik.
“Gelirler az sonra. Mal gibi kısa kollu gelmişsin kızım. Tabii üşürsün.” diyerek azarladı beni Miran. Buna karşılık suratım düşmüştü biraz. Niye kızıyordu ki? Dudaklarımın arasından of sesi çıkmıştı.
Miran ayağa kalkıp kendi siyah valizini açıp en üstte olan Nike Tech’i çıkarıp bana uzattı. Kombinimi bozsa da üşümekten iyidir deyip giydim. O sırada Miran valizini kapatıp yanıma oturmuştu.
“Teşekkürler.” dediğimde bir şey demeyip tekrar bankta yanıma oturup bana gülümsedi.
Miran pek konuşmayı sevmezdi. Çoğu zaman gözleriyle konuşurdu. Bu bazen beni zorlasa da bazen kalp ritmimi değiştiriyordu. Bu ritim değişikliğinin sebebini hâlâ çözebilmiş değilim.
Miran bir kolunu omzuma atıp telefonunu çıkardı ve Instagram’dan Reels izlemeye başladı. Ben ise kafamı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapatıp uykuya daldım.
"""""
selam buraya atacagım ilk kurgum okur ve begenirsenz degerli dusuncelerinizi esirgemeyin lütfenn
