Emma çiçeklerini satmayı bitirmek üzereydi. Yağan yağmurdan dolayı tuvalet terliği ve yağlı saçları çok ıslanmıştı.fakat dudağında ki o çilekli lipbalm gitmemişti. Sonunda bir Mercedes'in camını caldi ve;
-abi,bokunu yiyim bir milyon bokunu yiyim. Dedi. Fakat arabanın içindeki adamı görünce birden sustu ve donakaldı. Arabanın içine sığmayan o kaslı beli ve kafası adeta bir hayal gibiydi her kızın hayalinde olan o zengin kokusu buram buram geliyordu. Emma hemen toparlandı fakat ceo onun bu halinden etkilenmisti ceo içinden ne kadar "şahsına münhasır" biri diye geçirdi. Oysa emma bir kuruş para için az kalsın götünu acicakti. Ceo emmaya hırlayarak sordu;
-nereye gidiyorsun tatlı kız
Emma kekeledi;
-b-b-b-ben s-sadece c-çicek satiyoru-. Cümlesi tamamlanmadan ceo onu haşmetli kollarına almıştı bile. Onu arabaya bindirdi ve kükreyerek;
-artik benimsin küçük qiz. Dedi
Emma sesini cikaramadi sadece
-t-t-t-t-t-tamam b-bey... Diyebildi