♪ Until I Found You- Enstrumental ♪♫
15 Mayıs 2023 Pazartesi
Sevgili, Oyun Bozan ve Dolandırıcı Terekeme Balası;
Bugün senle baya konuştuk. Daha doğrusu siz konuştunuz ben dinledim, bol bol da seni izledim. Çünkü konuşma tarzın, ses tonun, gülüşün ve en önemlisi o kadar sıcak bir samimiyetin vardı ki bize karşı, hayran kalmamak elde değildi sana. Dediğim gibi bu yüzden çok konuşmadım, seni dinledim, sen fark edene kadar da gözlerimi dikip seni izledim.
Öğlen arası Cansel'le yaşanan küçük turnuvanız ise senin mağlubiyetinle sonuçlandı. Cuma günü sözleştiğimiz şekle de uymadın. -Hatta kaybeden bana çikolata alacak diye de yazdım dün- Ama sen beni kırıcı bir şekilde yalanladın. Ne diyeyim, alacağın olsun. Boşuna "Dolandırıcı" terekeme balası demiyorum sana.
Ha birde İnci'yle sanırım pek aranız yokmuş. Kız benim için tüm gururunu ayaklar altına alıp seninle tekrar iletişime geçmeye çalışacakmış, haberin olsun! Onun anlattığına göre, en yakın arkadaşınla sevgilisi ayrıldıktan sonra kıza yürümeye başlamışsın. Biliyorum, biliyorum daha dün seni öven kişinin birdenbire seni nasıl yerebildiğini düşünüyorsun: Açıkçası hiçbir fikrim yok. O değil de İnci, Cansel'e karşı bir şey hissedip hissetmediğini, - benim kitabımda- ona karşı olan sevgi tanımının farklı olup olmadığını öğrenmek istiyor.
Acaba arkadaşıma karşı derin hisler besliyor olman benim sana karşı tavrımı değiştirecek mi? Zira böyle bir durumun senin tanımını değiştirmesi çok zor benim bünyemde.
“İmkânsız olabileceğini bile bile sevmeye devam etmek...”
Ne kadar korkunç duruyor lafta. Hani beni sevmen için bir mucize gerekiyor ama ya ben mucizelere inanan kesimdensem. Belki bir umut sende bana karşı hisler beslersin diye yıllarca bekleyebileceksem. Belki de benim sana verdiğim değerin farkına varıp, karşılığını ödemeye koyulursun o zaman. Hayalperest bir genç kız gibi gözükmek istemiyorum! Ayrıca beni yanlış anlamanı da. Fakat zihnimi öyle ele geçirmişsin ki, sensiz bir anılarımı hatırlayamıyorum. Kalbimi çalmana izin verdiğim için suç bende sanırım.
Neyse bugünde edebiyatımı yaptığıma göre yarın görüşürüz.
Ayrıca kendine iyi bak ve beni düşünme
...
Defteri sinirle kapatıp kendimi yüzüstü yatağıma attım. O kadar boş, o kadar gereksiz bir yazı yazmıştım ki, sanki o karşımda da ben bunları yüzüne söylüyormuş gibi saçmalamışım. Yani, defter spiralli olsa ona ulaşana kadar iki sayfa kalırdı sayfaları koparmaktan. Resmen yazamıyorum ya. Defterin yarısı boş bir şekilde vermek de istemiyorum. Yapacak bir şey yok. Eğer yarım kalırsa, bana kalanını doldurup getirmesini isterim. Anı için saklayacağım filan derim. Ne bileyim, bir şeyler uydururum işte...