İçeriğe geç

Bahar'da Kayboldum

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Bahar'da Kayboldum

Bölüm 2

Tatlı Dile Kandı

Uzun zamandır görüşmüyorduk Baharla. Aşkın'ın yanına götürmek için yanına gidiyordum. Başka bir neden bulamıyordum. İlk görüşte aşk ne saçma şey derdim. Ta ki onu görene kadar. Şimdi de her gece onu düşünüyordum. Gözümün önüne geldikçe tebessüm ediyordum. Anlamamıştım ama sanırım hayatım olacaktı bu kadın...

Ateş'in ağzından

Aşkın: "Kimi kaçırdın?" Dedi ciddi bir ifade ile, kaçırma falan yoktu. Tatlı dile kandı sadece.

"Kimseyi kaçırmadım." "Tatlı dille çağırdım, diyelim"

"Kim?" Diye sordu sert bir ifadeyle.

"Şu küçük,cılız, kör kız. Adı neydi?" Bilmeme rağmen düşünüyor numarası yaptım ve elimi çeneme koydum. "Bahar'dı sanırım." Ufak bir sırıtış yerleşti yüzüme.

Aşkın hışımla yerinden fırladı ve tahmin ettiğim gibi yakalarımdan kavradı. Sertçe bakışları ile küfür etti. Sadece bakış ile kalmadı lafada döktü.

"Seni öldürürüm, seni mahvederim. Ona bir şey olursa senin g*tünden kan alırım."

"Eğer bu kadar fevri olursan onu korkutabilirsin, bunu istemesin, değil mi?"

O sırada Bahar ile Pusat gülerek içeriye girdi. Aşkın'ın bakışları garipleşti. Bunlar ne yaşıyor amk diyerek bakıyordu adeta.

Pusat'ın ağzından

Onunla aynı ortamda olmak bile içimi huzurla dolduruken, ona yakın olmak içimi yakıyordu. Ona aşk ile bakarken , sesi ile kulaklarıma bayram ettirdi.

"Geldik mi?"

"Geldik." Diyebildim sadece ve bir kelime ekledim." Aşkın karşında."

Bahar neşe ile kafasını çevirdi. Görmeyen ama hisseden gözlerinide. "Aşkın!" Dedi özlem içeren sesiyle.

"Bahar." Ona doğru bir adım attı. Doğru yolu bulması için belinden birazcık ittirdim. Hemen bulup sarıldı.

"Seni çok özlemişim."

"Bende kuzum, seni özlemişim."

Gözlerinden bir kaç damla yaş döküldü. O an içim parçaladı ama bir şey yapamadım.

"Ağlama, neden ağlıyorsun ki? Sadece biraz yanında olamadım."

"Ağlamıyorum, terlemişimdir."

"Kalbine zarar, bu kadar duygusallık yeter."

"Pe-Peki"

Sonunda durmuştu ağlaması. Aşkın yine söze atıldı.

"Buraya nasıl geldin?" Kafasını bana çevirdi. Görüyormuşcasına.

"Rıhtımdaydım, biraz yürüyüş yapmak istedim. Pusat geldi yanıma." Sesinden heyecanı anlaşılıyordu.

"Seni korkuttum mu?" Diye sorma gereği duydum.

"Hayır, hayır." Dedi tebessüm ederek.

" Bana kendini tanıttı, hatırladım ben de hastanede tanıştığımızı. Sonuçta her gün bu kadar yakışıklı ses duymuyorum."

Aşkın'ın tabirine göre ben bir Shrektim, Bir Shrek'in utanması garipti ama ben utanmıştım sanırım.

"Beni yanına getirebileceğini söyledi. Bende onun tatlı dili ile geldim buraya."

Aşkın hiddetle sordu." Nasıl hiç tanımadığın bir adama inanırsın? Benim söylediklerimi unuttun mu?"

"Ama o şeker, çikolata vermedi ve babana götüreceğim, demedi. Sana getirebileceğini söyledi sadece. Ben özür dilerim."

" Tamam özür dileme ama yaptığın yanlış bunu da bil olur mu?"

"Tamam peki."

"Bı de şey sen yokken üzüldüm biraz, ondan birkaç kez kötü oldum ama şimdi çok iyiyim." Hala iyi değildi. Aşkın da farkındaydı. Ben ve Ateş'te farkındaydık.

"Pusat sana iyi davranmıştır umarım."

"Çok kibar ve iyi bir adam." Bunu gülümseyerek söylemişti. İçim heyecandan kıpır kıpır olmuştu. Sahiden bu ben miydim? Gerektiğinde adamların içinden geçebilecek derecede döven ben, bir kıza, bir meleğe

tutulmuştum. Onun için kedi, köpek her şey olabilirdim.

Aşkın yine hiddetle bir daha buraya gelmemesini tembihlemişti. Bahar ise hüzünlü sesi ile:

"Gelmeyeyim mi, Pusat?"

"G-Gel tabii." Diyebildim.

"Yorulur musun benim yüzümden?"

"Yok, hiç... Hiç yorulmam." Diyerek ekledim.

Görmese bile bana bakışları derindi. Aşkın bu yüzden beni deşecek gibi bakıyordu. Gerçi yapardıda.

"Gördün mü? Hiç yorulmazmış." Diye heyecanla söyledi.

"Olsun, sen dediğimi yap. Pusat'la da cilveleşme!"

Bana, bize takmıştı bu kadın ve katil değil desem dalaşırdım ama şuan dalaşsam cesedimi Ateş'in eline verirdi eminim.

Hemen Neden diye sordu.

"Nedeni mi var Bahar?"

"Tamam ya , yapmam."

"Yap, yap." Dedim çok önemli bir şeyimi kaybedecek gibi.

Ama dediğim şeyin son anda farkına vardım ve konuyu degiştirmeye çalışarak:

"Biz gitsek iyi olur artık." Dedim.

Aşkın tembihledi. "Dediklerimi unutma."

"Tamam, unutmam."

Tam çıkarken Bahar koluma girdi ve ağzı şaşkınlıkla açıldı.

"Ne kadar kocamansın." Kollarıma dokunurken söyledi.

"Beğendin mi?"

Arkadan Aşkın bağırıyordu Ateş'e " O deve söyle, Bahar'dan uzak dursun." Ateş kes sesini der gibi bakıyordu. Hissediyordum. Bi dev olmadığım kalmıştı onuda oldum sonunda. Baharla odadan ayrıldık. Onu evine bıraktık ve maalesef yine işime döndüm. Kısa ama aklıma kazınan konuşmalarımız olmuştu. Kısa bir gündü ama her şeye değerdi. Bu kız için her şeyi yapabilirdim. Kendi aklımın bile alamayacağı şeyler...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.