Şarkı önerisi: Dünyanın En Güzel Kızı - Mavi Gri
"Ne kadar güzel ses tonunuz var."
"Teşekkür ederim."
"Ancak çok konuşmayın, bir şeyi beğendiğimde kalp atışlarım hızlanıyor.
Duyduklarım şaşırmama yetimişti bile.
"Pe-Peki." Diyebildim sadece ve ekledim. "Ben konuşmam o zaman hiç."
Aslında tanışmamız böyle başlamadı, "hem kalpsiz hem kalp hırsızı" Baharla hikayemiz işte şöyle başladı:
Ateşle tartışıyorken Arhan belli etmeden yanımızdan ayrıldı. Nasıl bu kadar takmıyordu her şeyi. Anlamıyordum. O sırada Aşkın'ın arkadaşı Bahar'da ayaklanmış ve oradan gitmiş çünkü baktığımda yerinde değildi. Hayır, elbette onu kesmiyorum. Sadece göz kayması işte. Aşkın'ın bağırması ile hareketlendim ve sesin geldiği yere koştuk. Arhan iti kızı sıkıştırmış ve o da bayılmıştı. Aşkın'ın telaşı hem yüzünden hem de sözlerinden anlaşılıyordu. Herkesin içinden telaş içinde geçiyordu. Ateş'in yanına gitmem ve onların yanına gitmemiz bir oldu. Önlerini kesip hiçbir şey demeden Bahar'ı kucakladım. Arabaya uzandırdım, Aşkın yanına, ben şoför koltuğuna ve Ateş'te yanıma bindi. Arhan iti bizi takip ediyordu. Hastaneye sonunda vardık. Arhan bir köşede çocuk gibi elleriyle oynayarak duruyordu. Hemen içeriye girdim. İlk gördüğüm görevliye söyledim. Hemen Bahar'ı bir odaya aldılar. Gerekli işlemleri yaptılar ve yarım saat sonra bizi çağırdılar. Aşkın kimseyi dinlemedi ve ilk o girdi. Ardından ben, Ateş ve Arhan girdik. Arhan hala o görüyormuşcasına davranıyordu. Gebertmemek için zor duruyordum.
Arhan: "Ben, özür dilerim."
Bahar:(gülümseyerek)" Önemli değil, nereden bilebilirdin ki böyle olacağını."
Arhan: "Olsun özür dilemem gerek yinede."
Aşkın: "Bahar?"
Bahar: "Aşkın?" Yanına yaklaştı ve elini sıcak avuçları arasına aldı.
Aşkın: "Nasıl hissediyorsun?"
Bahar: "Göğsüm acıyor." dedi ancak hala gülümsüyordu.
Arhan:" Gerçekten kusura bakma, çok özür dilerim."
Bahar: " Önemli değil dedim ya, şikayetçi değilim."
Pusat: "Ya bu adam seni hastanelik etti, ne demek şikayetçi olmuyorum." Sesimi duyması ile kafası bana döndü ve eli kalbine gitti. Hayatımda gördüğüm en güzel gözlerdi.
Bahar: "Ne kadar güzel bir ses tonunuz var."
Pusat: "Teşekkür ederim."
Bahar: "Ancak çok konuşmayın, bir şeyi beğendiğimde kalp atışlarım hızlanıyor."
Duyduklarım şaşırmama yetimişti bile.
Pusat: "Pe-Peki" diyebilmiştim sadece ve ekledim. "Ben konuşmam o zaman hiç."
Hiçbir şeyden etkilenmeyen ben bundan çok etkilenmiştim. Bana dedikleri bile yetiyordu. Kalbine zarar gelsin istemezdim. Bu yüzden devam etmedim konuşmaya.
Ateş dayanamayarak "Gidelim artık." Dedi.
Bende ona ayak uydurdum. Arhan iti ise hala özür peşindeydi. Yok telefonumu vereyim yok şu bu. Bir türlü gelmiyordu. Sonunda gelmeyi başardı ve oradan ayrıldık.
Aşkın'ın ağzından
Onların gitmesi ile Bahar başladı sorguya.
"Kimdi bu adamlar?"
"Biri patronum, diğerleri de arkadaşları."
"İyi adamlara benziyorlar." Dedi Bahar utanarak.
"Hayır, onlar kötü adamlar."
"Öyle mi? Buna kim karar veriyor."
Bu akşam belki kötü değillerdi ama her gece kötünün âlâsı oluyorlardı. Bu sözleri kendimi görmeyerek söylüyordum sanırım. Kendi düşüncelerimin içine Bahar'ın sesi de eklendi.
"Yakışıklılar mıydı? Sesini beğendiğim çok yakışıklı gibi geldi." Dedi çapkın haliyle.
"Adam senin dört katın falan. Bacak boyuna anca geliyorsundur."
"Kaç yaşında?"
"Ne bu merak? Nüfusuna mi geçireceksin." Dedim sakin sesliydim ama sinirli bir ifadedeydim.
"İşte bırakmıyorsunuz ki dışarı çıkıp iki insanlar tanışayım! Sonra duyduğum ilk çekici sese düşüyorum. Hepsi sizin suçunuz."
Belki vazgeçer diye söze başladım:
"Çok çirkin sadece boyu var. Böyle dişsiz, kel, kırk yaşında. Bir de evli sanırım, parmağında yüzük var."
Yüz ifadeleri inanıp inanmamak arasındaydı. Hiçbir şey demedi. Oda da sessizlik hakim oldu. O sırada odaya Naz girdi. Bir bana bir de Bahar'da baktı. Bahar duyduğu ses ile kafasını çevirdi:
"Naz?"
"Neden bu kadar sessizsiniz?" Diye sordu. Bahar cevap alamayınca.
"Yorgunuz." Dedi Naz kısık sesiyle.
"Benim yüzümden mi yoruldunuz."
"Yok, kuzum hiç öyle şey olur mu? Biz senden yorumlayız."
"Hmm , peki"
Pusat'ın ağzından
Ben aşk nedir? Sorusuna bile cevap veremezken karşıma onun çıkması yolumu şaşırttırdı. İlk görüşte aşk bu muydu yani. "Hem kalpsiz, hem de kalp hırsızı" Bahar'a aşık mı oluyordum yani. Şuan alışamadım buna. Gözleri görmüyordu belki ama kalbi çok iyi duyuyor ve görüyordu.
Hayatımızın başlangıcı böyleyse devamı nasıl olurdu kim bilir? Eve geldiğimde bile bu olayı düşünüyordum. Yatağıma uzandığımda bile...
♪Bu benim ilk hikayem, hiçbir platformda hikaye yazmadım. Ateşpare kitabından alıntılar ile Pusat ve Bahar'ın aşkını anlatan bir hikaye serisi yazmayı planlıyorum. Buradan nasıl destek olunur bilmiyorum ama destek olunabiliyorsa lütfen destek olun.