Merhabalar bu ilk kitabım; umarım beğenirsiniz. Yazım hataları tabi ki olacaktır ama zamanla düzelecektir. Gözünüze çarpan yerleri lütfen söyleyin.
Hızlıca ellerimi başıma doğru götürüp masaj yapmaya başladım. Ama geçecek gibi değildi; dün arkadaşımın doğum günü İçin gittiğim parti de deli gibi içip sonra da sızmıştım.
Kahve içip ayılmak için ayağa kalmıştım ki; başım döndü ve tekrar yatağa düştüm. Gözlerimi devirip telefonumu elime aldım ve Beren'i aradım.
"Efendim abla."
"Kahve getirir misin?"
"Abla dersteyim beni oyalama hadi görüşürüz."
"Allah senin belanı versin. Senin gibi kardeşin taa amı-" Yüzüme kapatmıştı terbiyesiz. Bunlara minnet edeceğime ölürüm daha iyi. Yavaşca ayağa kalkıp sallanarak yürümeye başladım.
Merdivenin başına gelince salak salak aşağıya bakmaya başladım. Tam o sırada babam yukarı çıkıyordu. Başını kaldırıp bana 'sen iflah olmazsın' bakışlarını atıp yanıma geldi.
"Benim salak kızım, gerizekalı kızım;
Sen mutlu ol diye seni yalnız partilere gönderelim sen parti başlamadan sızıp orada kal; afferim yavrum." dedi gözlerini devirip beni kucağına aldı ve aşağı indirmeye başladı.
Babam beni söylene söylene mutfağa getirip bıraktı mutfakta abim vardı; onu hiç takmadan kahve makinesinin yanına geldim annem daha inmemişti.
Abim bana kaş göz işareti yapıp kahve istediğini belirtmişti.
Abime 'salak bu çocuk yemin ederim gerizekalı' bakışları atıp önüme döndüm. Abim kağan 27 yaşında mimar; evde kalmış bir baş belası.
Abimden sonra evin büyük çocuğu bendim 24 yaşında iç mimarlık yapıyordum. Baba mesleği elhamdülillah.
Beren evin en küçüğü ve en zeki çocuğu 21 yaşında tıp öğrencisi. Abimin bana terlik fırlatmasıyla kendime gelip terliği yerden alıp ona doğru fırlattım.
Kahvemi alıp odama doğru yol almıştım ki; annemin bana seslenmesiyle durdum.
"Eylül akşam ki daveti unutmadın dimi güzel kızım?" dudaklarımı dişleyerek anneme doğru baktım.
"yoook annecim hiç unutur muyum?" annem gözlerini devirip yanıma geldi.
"Eylül saat tam 5 de hazır olacaksın; şimdiden kolay gelsin." başımı sallayıp odama doğru çıkmaya başladım.
Kara kara ne giyeceğimi düşünürken ne ara eve geldiğini bilmediğim Beren odama daldı.
"abla benim kıyafetlerim yok ondan dolayı sen vereceksin." Daha cevap vermeme müsade etmeden dolabıma ilerledi.
"Beren benim de kıyafetim yok uzak dur o kıyafet dolabından." Gözlerini devirip kıyafet aramaya başladı. Yaklaşık 2 saat sonra sonunda bir kombin yapabilmişti.
"Kızlar hepimiz sizi bekliyoruz." Diyen annem ile odamdan çıkıp aşağı inmeye başladım. Beren de arkamdan geliyordu; evden çıkıp arabaya bindik.
Annem bizi süzüp eli ile beğendiğini söyledi. Bir kaç dakika sonra araba ilerlemeye başladı.
Telefonumu elime alıp Instagram da dolanmaya başladım.
Beren paylaşım yapıyordu. annemle babam ise ciddi bir konu konuşuyordu. Herşeyi boş verip onları dinlemeye başladım.
"Kaan Demir ve ailesi de orada olacaktır. Bir kaç gün sonra bize davetliler. Onlara da selam verelim."
"Tamam canım." Annem hiç sormadan tamam dediğine göre daha önce konuşmuşlardı.
"Anne kızı falan varmı?" Kağan Abimin sorusu ile annemin arkasına dönmesi bir oldu.
"Çok ayıp oğlum."
"Anne var mı yok mu onu söyle." Dedi arsız arsız.
"Var, ama 2 tane de abisi var" Dedi annem gülerek.
"Bir şey olmaz annecim hallederiz."annem ters ters bakıp önüne döndü. 20 dakika sonra davet edilen yere ulaşmıştık.
İçeri gidince bütün gözler bize dönmüştü.
Babamın iş arkadaşları babamla anneme selam verirken biz masaya geçtik. Babam abime kaş göz yapıp yanına çağırdı.
Elime telefonumu alıp mesaj atan arkadaşlarımla konuşmaya başladım.
"Abla ben 2 dakikaya geliyorum." Beren'in söylediği şeyi hiç takmadan başımı sallayıp mesajlaşmaya başladım.
Masadaki suyu almak için elimi uzattığım da diğer elimde ki telefonum yeri boylamıştı daha taksidi bitmedi o telefonun. Eğilip alamazdım eteğim kısaydı çünkü; kimse görmeden ayağımı uzatıp telefonu ayağımın altına aldım.
"İstersen alabilirim." Dedi masaya ne ara geldiğini bilmediğim adam.
"Birazdan kardeşim gelir aslında gerek Yok." Bir anda eğilip ayağımın altında ezilen telefonumu eline aldı.
"Eğer biraz daha basarsan ekran diye bir şey kalmayacak." Dedi telefonu elime doğru uzatırken. Teşekkür edip telefonu alırken babamlar gelmişti.
"Demek Alaz oğlumla tanıştınız." Dedi babam.
"Ben Alaz demir." Dedi ve tekrar elini uzattı.
"Eylül korkmaz." Dedim elini tutarken benim elimin aksine sıcak olan elleri.
Masaya gelen kişiler Alaz'ın babasından çok Alaz ile konuşuyorlardı. Bir süre sonra sıkılıp Beren'e kaş göz yapıp lavaboya çağırdım.
"Ben çok sıkıldım hadi sen makyaj falan tazele."
"Abla karşı masada ki çocuk çok tatlı değil miydi?"
"Bakmadım ablacım hadi gidelim." Beren önümden yürümeye başladı.
Lavabo da işimiz bitince babamların yanına gittik.
"Baba biz eve gidebilir miyiz?"
"Olmaz Eylül daha selam vermediğimiz aileler var."
"Baba işte abim burada."
"Tamam ben bizimkilerden birini ararım." Babam telefonunu çıkarırken; Kaan bey durdurdu.
"Bekle Alaz bıraksın. Mina da sıkılmıştı zaten."
"Alaz'ın işi yok mu?"
"Yok Mehmet abi hallederim ben sorun yok zaten Burak burada."
"Tamam oğlum çok teşekkür ediyorum." Ben hala şaşkın şaşkın etrafa bakarken mina ile Beren çıkmaya başlamıştı bile.
"Gelmeyi düşünüyor musun?"hayır düşünmüyorum bende araba kullanmayı biliyorum yani ne bu tripler.
"Geliyorum." Bende dışarı çıkıp mina ve Beren'e yetiştim. Alaz kapıları açınca arkaya doğru ilerliyordum ki Berenler arkaya geçince mecburen öne geçip Alaz'ı beklemeye başladım. Bir kaç dakika sonra Alaz bey sonunda teşrif edebilmişti buna da şükür.
"Abi nerede kaldın birlikte çıkmadık mı?"
"Bir işim vardı." Mina aldığı cevap ile arkasına yaslanıp telefonunu çıkardı Beren gibi.
yarım saattir kimse konuşmuyordu çok sıkıldım. Alaz'a yandan bakınca boynunda ki kızarıklığı gördüm.
Bakışlarım hala boynunda gezerken;
"Hayırdır çok mu beğendin beni?"
"Ne alakası var." Dedim hala ona bakarken.
"Eylül korkmaz beni beğendi mi bana mı öyle geldi."
"He Alaz he." Bu dediğime kısık ses ile kıkırdayıp önüne döndü. Arkamı dönüp Beren'e baktım çoktan 3. Rüyasını görüyordu. Kolumu uzatıp sarsmaya başladım. Mina uyanmıştı ama Beren hanım uyanamamıştı.
"Beren! uyansana kızım." Beren hafifçe gözlerini açıp etrafına baktı.
"Çok şükür! bu ne uykusu? in arabadan çabuk, eve git hadi." Beren başını sallayıp arabadan indi. Alaz'a dönüp konuşmaya başladım.
"Teşekkür ederim, iyi geceler"
"İyi geceler, dikkat edin."dedi Alaz
"Sizde dikkat edin görüşürüz." Kapıyı kapatıp bir kaç adım geriye gittim.
"Görüşeceğiz." Kısık ses ile söylediği cümlenin ardından gaza basarak uzaklaştı. Şaşkın şaşkın arkalarından baka kaldım.
"Abla gelsene dondum burada." Beren'nin sesi ile eve doğru ilerledim. Kapıyı açıp içeri girdik. Hızlıca odama girip üzerimi değiştirdikten sonra kendimi yatağa attım.
Bölüm bitti nasıl beğendiniz mi? bölüm az olduğu için okunmuyor ancak elimden geldiğince atmaya çalışıyorum. Biliyorsunuz ki şuan Türkiye'de büyük bir sorun var deprem. Öncelikle çok geçmiş olsun. Yakınları vefat eden varsa Allah rahmet eylesin. mekanı cennet olsun. Enkaz altında kalan herkesi umarım sağ salim çıkartırlar.Kahramanmaraş,Hatay,Adıyaman, Şanlıurfa, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, gibi depremden etkilenen tüm illere geçmiş olsun. Bizlerde elinizden geldiğince yardım etmeye çalıştık küçücük çocuklar enkaz altından çıkarılıp soğuktan ölüyorlar. Biz Şanlıurfa da yaşıyoruz cidden çok kötü bir durum bizde şuan camideyiz bizim evlerimiz sağlam olmasına rağmen camiye geldik ama bazı insanların evlerinde büyük çatlaklar olmasına rağmen eve gidiyorlar sürekli artçı deprem olduğu için enkaz altında kalıyor.
