Selamm 2. Bölüm ile karşınızdayımmm
Azura durmuştu.
Üç gündür hiç durmadan kaçıyordu ama artık bacakları onu taşımıyordu.
Ormanın içindeki küçük bir dere kenarına çöktü. Ellerindeki yaraları yıkarken suyun yüzeyine baktı.
Solgun bir yüz...
Morarmış göz altları...
Dağılmış saçlar...
Hydra'dan kaçmadan önce aynaya bakmasına bile izin verilmezdi. Kendini ilk kez gerçekten görüyordu.
"Ben... gerçekten böyle mi görünüyorum?"
Tam o sırada uzaktan motor sesleri duyuldu.
Başını hızla kaldırdı.
Siyah arazi araçları.
Hydra.
Hiç düşünmeden ayağa kalktı ve tekrar koşmaya başladı.
Arkasından bağırışlar geliyordu.
"317 doğuya gidiyor!"
"Durdurun onu!"
Silah sesleri ormanın içinde yankılandı.
Mermiler ağaç gövdelerine saplanıyordu.
Azura nefes nefese koşarken ayağı bir köke takıldı.
Yere sertçe düştü.
Tekrar kalkmaya çalıştı ama gücü kalmamıştı.
Ayak sesleri yaklaşmaya başladı.
Hydra askerleri silahlarını doğrultmuştu.
"Kaçış bitti."
Azura gözlerini kapattı.
Belki de gerçekten bitmişti...
Tam o anda gökyüzünden metalik bir ses duyuldu.
FUUUŞ!
Kırmızı ve altın renkli bir zırh gökten inerek Hydra askerlerinin tam ortasına çarptı.
Toprak havaya savruldu.
"Partiyi bensiz mi başlattınız?"
Iron Man.❤️
Hydra askerleri ateş etmeye başladı.
Tony Stark'ın zırhı mermileri umursamadan onları geri püskürtüyordu.
Ardından gökyüzünde kanat sesleri duyuldu.
Sam Wilson hızla dalış yaptı.
İki askeri tek hamlede etkisiz hale getirdi.
Sağ taraftan siyah bir gölge geçti.
Natasha Romanoff.
Birkaç saniye içinde üç askeri yere sermişti.
Ormanın içinden bir kalkan fırladı.
Tak!
Tak!
Tak!
Üç askere çarpıp tekrar sahibine döndü.
Steve Rogers...
Captain America.
Savaş yalnızca birkaç dakika sürdü.
Hydra askerleri geri çekildi.
Tony kaskını açarak derin bir nefes verdi.
"Kaçtılar."
Steve'in gözleri hemen Azura'ya döndü.
Kız hâlâ yerdeydi.
Korkudan hareket bile edemiyordu.
Steve yavaşça yaklaştı.
"İyi misin?"
Cevap gelmedi.
Natasha diz çöktü.
"Bize bak."
Azura istemeden gözlerini kaldırdı.
İlk defa Hydra dışında insanlarla karşılaşıyordu.
Steve dikkatlice konuştu.
"Adın ne?"
Sessizlik.
"Hydra sana ne yaptı?"
Sessizlik.
Natasha fısıldadı.
"Travma."
Tony kollarını bağladı.
"Ya da çok iyi eğitim almış bir casus."
Azura bunu duyunca bir adım geri çekildi.
Steve kaşlarını çattı.
"Tony."
"Ne? Hydra'nın laboratuvarından çıkan herkese güvenecek değiliz."
Haklıydı.
Kimse onun kim olduğunu bilmiyordu.
Steve tekrar sordu.
"Adın?"
Azura dudaklarını zor hareket ettirdi.
"...317."
Herkes sustu.
Natasha'nın yüzündeki ifade değişti.
"Hayır."
"O numara."
"Gerçek adın."
Azura başını iki yana salladı.
"Bilmiyorum."
Bruce Banner, yanında taşıdığı küçük tarayıcıyla yaklaşırken derin bir nefes aldı.
"Kalp atışı çok yüksek."
"Vücudunda yüzlerce eski yara izi var."
Tony şaşkınlıkla baktı.
"Hydra bunu neden saklasın?"
Steve kararını verdi.
"Onu kuleye götürüyoruz."
Tony hemen itiraz etti.
"Steve."
"Bu büyük bir risk."
"Hydra'nın içine yerleştirdiği biri olabilir."
Steve gözlerini Azura'dan ayırmadı.
"Eğer öyleyse öğreniriz."
"Ama eğer değilse..."
"...onu burada bırakamayız."
Azura onların konuşmalarını dinliyordu.
İlk kez biri onu korumaya çalışıyordu.
Ama buna inanmak istemiyordu.
Çünkü Hydra'da ona öğretilen ilk şey şuydu:
Kimseye güvenme.
Natasha montunu çıkarıp Azura'nın omuzlarına örttü.
"Hava soğuk."
Azura şaşırdı.
Kimse ona daha önce böyle davranmamıştı.
Steve elini uzattı.
"Gel."
Azura uzun süre o ele baktı.
Hydra'da el uzatan herkes sonunda canını yakalamıştı.
Bu yüzden geri çekildi.
Steve elini indirmedi.
"Karar senin."
"Zorlamayacağız."
Dakikalar geçmiş gibi hissettiren birkaç saniyenin ardından yavaşça elini uzattı.
Steve onu ayağa kaldırdı.
İlk kez biri bunu sadece yardım etmek için yapmıştı.
Hiçbir karşılık beklemeden.
O an içinde anlam veremediği küçücük bir his oluştu.
Belki...
Belki herkes kötü değildi.
---
Quinjet'in içine bindiklerinde Azura en arka köşeye oturdu.
Kimseye bakmıyordu.
Kimseyle konuşmuyordu.
Peter Parker merakla ona baktı.
"Şey... ben Peter."
Cevap gelmedi.
"Ben de ilk Avengers'a katıldığımda çok korkmuştum."
Sessizlik.
Tony başını salladı.
"Çocuk."
"Biraz zaman ver."
Peter mahcup şekilde sustu.
Steve pencereye bakıyordu.
İçinden geçen tek düşünce şuydu:
"Hydra senden neden vazgeçmedi?"
Çünkü bu kızın hikâyesinde eksik parçalar vardı.
Ve Steve bunun daha başlangıç olduğunu hissediyordu.
Quinjet bulutların arasına yükselirken Azura ilk kez özgürdü.
Ama farkında değildi...
Asıl savaş şimdi başlıyordu.