-Ela'nın Anlatımıyla-
Güneşin ışığının gözüme gelmesiyle uyandım. Bana sarılmış uyuyorduk onu uyandırmadan kalktım. Saçları güneşin ışığıyla çok güzel gözüküyordu. Gözlerim karın kaslarına kaydı mükemmellerdi. Kahvaltı hazırlamak için kalkınca bir anda başım döndü ve yere amele sümüğü gibi yapıştım size sakar olduğumdan bahsetmişmiydim. Ben yere düşünce de Aybars uyandı korkmuşa benziyordu. "İyi misin sevgilim? " "İyiyi teşekkürler Civciv'im" dedim yanağıma küçük bir buse kondurdu. Ve kalkmama yardımcı oldu. Tabiki benim dikkatimi onun kasları ve gözleri çekiyordu. "Galiba hoşuna gittiler" dedi neyi kast ettiğini gayet iyi biliyordum "Ney benim dikkatimi çekiyormuş Beyfendi?" diye sordum güldü gerçekten bu halleri çok hoşuma gidiyordu. "Civciv'im sen lavaboya gir bende aşşağıya inip kahvaltı hazırlayım" dedim"Tamamdır bebeğim" dedi. Kahvaltı hazırdı hala yarıçıplak duvara yaslanmış beni izliyordu hoşuma gidiyordu nedensizce. Ve ona doğru yaklaşmaya başladım beni belimden tutup duvarla arasına aldı...
-Ege'nin Anlatımıyla-
Elimdeki çiçekle arabaya binmiştim Müslüm Gürses -> Seni Yazdım şarkısını dinliyordum. Ela'nın evine yaklaşınca arabayı durdurup aynada saçımı düzelttim ve indim evden kahkaha sesleri geliyordu Elamın zili çaldım. Aybars yarıçıplak bir şekilde kapıyı açtı ardında bir ses duydum "Sevgilim kim gelmiş?" diye soruyordu Ela ve geldi altındaki şort çok kısaydı üstündeki cropta öyleydi Aybars dediki "Artık seninle bir işimiz kalmadı koçum, haydi selametle" dedi ve kapıyı kapattı, yıkılmıştım...
-Yazarın Anlatımıyla-
Ela ve Aybars mutlu mutlu kahvaltı yaparken Merve ve Ege nin durumu öyle değildi . Ege Ela ya olan aşkından Merve ise Aybars'a olan aşkından ölüyorlardı.