İnsanlar anlamıyorlar
O kadar alıştım ki birinin beni en ufak bir konuda dahi anlayışla karşılamasından korkuyorum
Ne olduğumu bilmesinden
Ne olduğumun ortaya çıkmasından
Bana ne olduğunu bilmesinden korkuyorum
Sözler canımı yakıyor
Yakıyor yakıyor ve yakıyor
Ateşler içinde kalmaktan korkuyorum
Çünkü onlar anlamıyor
Sürekli başka bir şeyim
Her gün farklı bir etikete sahibim
İnsanlar anlamıyorlar
Onlara anlatamam
Sadece mutsuzken yazıyorum
Sadece umutsuzken
Ve artık bu duruma
Fazlasıyla alışmışken
Çünkü bağırmazsan
Onlar bağırır
Ağlamazsan
Onlar ağlar
Senin yorgunluğunun sebebinin kendileri olduğunu görmek istemezler
Ve artık onları hiçbir şey mutlu etmez
Yorgunluğunun sonuçlarına katlanmaktan nefret ederler
Ne kadar kırılırsan kırıl
Her seferinde onlara kanarsın
Ve kanarsın
Kanar.
Tüm bunların
Yaşadığım her şeye katlanan kişi olmama rağmen
Bir de bunu hissettiğim için cezalı olmaktan
Nefret ediyorum
Ve kalbim bunları kaldıramıyor
Bazen
Bazen hissediyor
Uyuştuğunu
Beni parça parça yok ediyorlar
Beni tüketiyorlar
Ve tükenmiş halimden nefret ediyorlar
Anlamıyorum
Konuşamam
Artık konuşamam
Konuştuğumda bile dinlenmedim ama şimdi konuşabilseydim konuşurdum
Sanki
Sanki dilim söküp atılmış gibi
Ağzımı her açtığımda
Acıyor
Acıyor ve acıyor
Durduramıyorum
Bazen onları aptal olarak görüyorum
Eğer sözlerden bu kadar etkilenmeseydim
Hep aptal kalırlardı
Ama sözlere dayanamıyorum
Öyle derinden incitiyor ki beni
Gözlerime baka baka söylemeleri
İçlerinde iyiliği aramak isteyişimi yok ediyor
Kaç yaşımdan beri böyle?
Ben ne zaman terk edildim yalnızlığa?
Hatırlamıyorum
O kadar uzun süre oldu ki
Aydınlığı özleyemiyorum
Merak etme, iyiyim ben
Şuan bunları yazdığıma göre iyiyim
Parmaklarım hâlâ çalıştığına göre iyiyim
Hâlâ hissedebildigime göre iyiyim
İyiyim
Çünkü hiç iyi olmadım.
Hep aynıydım.
Bu boşluk gidecek gibi değil
Gittikçe daha da zorlaşıyor engel olamıyorum
Çok geç olmasından korkuyorum
Hayatım boyunca o güzel duyguları yaşayamamaktan korkuyorum
Bir insan anlaşılmaya bu kadar aç olabilirdi
Ve sarılmaya
Sarıl bana ve kollarında hayat bulayım
Neden?
Neden?
Neden, neden, neden, neden, neden?
Her şeyi atlatmışım gibi mi duruyor?
Ne kadarını biliyorsun?
Her şeyim ne?
Neden itiyorum hep kollarını?
Neden en başından beri izin verdin buna?
Neden bunun olmasına olanak sağladın ve neden neden neden neden neden?
Neden bunu durdurmadın?
Çok geç, benim kadar üzgün olamazsın.
Bana bu yaptıklarının nasıl bir cezası olacak?
Bunlar ne olacak?
Seni cennette hayal edemiyorum
Ama cehennemde olmana dayanamam
Cehennemde olmazsın sen
Senin tek günahın benim
Ve ölümcül bir günah değilim
Ben sadece
•••
Müzik içime yavaşça giriyor
Tüm duygularım şiddetle ayağa kalkıyor
Boğazıma kadar doluyor
Sonra nazikçe
Nakaratla birlikte
Mideme iniyor
•••
Elimde hiçbir şey olmamasına rağmen inatla olduğunu savunan bir tarafım var
Hayattaki en büyük şeye sahip olduğumu düşünen
Beni her zaman gülümseten ve orada olduğunu hissettiren
Bir tarafım var
Onu oldukça sevimli hayal ediyorum
Elinde küçük sepetiyle
Bir peri gibi
Belki de melek
Benim için gelen
Bu yüzden çoğu zaman tamamen mutsuz veya umutsuz olamıyorum
Böyle hissetmeyi seviyor muyum?
O sevdiğimi söylüyor
Böyle hissetmenin elimde olmadığını ama bundan keyif almanın elimde olduğunu fısıldıyor
Ve ardından sesi okyanusa karışıyor
Bir dalga sesiyle kayboluyor
Yıllardır aradığım şey
Aslında hiçbir yerde
Boşlukta süzülürken,
Ben huzura sahip olamayacak bir kadınım


