Bölüm 10 — Söylenmeyenler
Ertesi sabah Deniz ofise herkesten biraz daha erken geldi.
Masasına oturup bilgisayarını açtı. Kahvesinden bir yudum aldıktan sonra çalışmaya başladı.
Birkaç dakika sonra Athel geldi.
Athel:
"Günaydın."
Deniz:
"Günaydın."
Athel sandalyesine oturdu ama gözlerini Deniz'den ayırmadı.
Deniz:
"Ne oldu?"
Athel:
"Hiç."
Deniz güldü.
Deniz:
"Sen de artık 'hiç' demeye başladın."
Athel:
"Çünkü sen de sürekli soruyorsun."
İkisi de güldü.
Tam o sırada Ahmet içeri girdi.
Deniz ona baktı.
Deniz:
"Günaydın."
Ahmet kısa bir şekilde başını salladı.
Ahmet:
"Günaydın."
Sonra masasına geçti.
Deniz kaşlarını çattı.
Deniz:
"Bir şeyi var."
Athel de Ahmet'e baktı.
Athel:
"Bence de."
-
Öğle saatlerine doğru ofiste işler biraz sakinleşti.
Deniz dosyalarını düzenlerken Ahmet yanına geldi.
Ahmet:
"Deniz, konuşabilir miyiz?"
Deniz sandalyesinden kalktı.
Deniz:
"Tabii."
İkisi ofisin biraz daha sakin olan koridoruna çıktı.
Ahmet bir süre sessiz kaldı.
Deniz:
"Ne oldu?"
Ahmet:
"Dün sana söylediklerim için..."
Deniz bekledi.
Ahmet:
"Özür dilemek istiyorum."
Deniz'in yüzündeki ifade yumuşadı.
Deniz:
"Tamam."
Ahmet:
"Seni üzmek istemedim."
Deniz:
"Üzdün ama."
Ahmet başını eğdi.
Ahmet:
"Biliyorum."
Bir süre sessizlik oldu.
Deniz:
"Ata hakkında neden öyle düşündüğünü hâlâ anlamıyorum."
Ahmet cevap vermekte zorlandı.
Ahmet:
"Ben sadece..."
Durdu.
Deniz:
"Ne?"
Ahmet gözlerini kaçırdı.
Ahmet:
"Senin için endişeleniyorum."
Deniz birkaç saniye ona baktı.
Deniz:
"Ben kendimi koruyabilirim."
Ahmet:
"Biliyorum."
Deniz:
"O zaman bana güven."
Ahmet başını salladı.
Ahmet:
"Haklısın."
Deniz hafifçe gülümsedi.
Deniz:
"Tamam. O zaman sorun yok."
İkisi tekrar ofise döndü.
Ama Ahmet'in söylemediği bir şey vardı.
Deniz'in bilmediği, uzun zamandır içinde sakladığı bir şey...
Ve bunu daha fazla gizleyemeyeceğini hissediyordu.
-
Akşam iş çıkışında herkes birlikte apartmana doğru yürüyordu.
Athel önden gidiyor, Deniz onun yanında konuşuyordu.
Ata ise biraz arkalarında Ahmet'le yürüyordu.
Bir süre sonra Ata, Ahmet'e döndü.
Ata:
"Bugün Deniz'le ne konuştun?"
Ahmet şaşırdı.
Ahmet:
"Hiç."
Ata güldü.
Ata:
"Yine mi hiç?"
Ahmet de istemeden gülümsedi.
Ahmet:
"Özür diledim."
Ata:
"İyi yapmışsın."
Bir süre sessiz yürüdüler.
Sonra Ahmet durdu.
Ahmet:
"Ata..."
Ata:
"Efendim?"
Ahmet ona baktı.
Ahmet:
"Sana söylemem gereken bir şey var."
Ata'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Ata:
"Ne?"
Ahmet derin bir nefes aldı.
Ama tam konuşacakken Athel arkadan seslendi.
Athel:
"Hadi ama! Siz ikiniz niye geride kaldınız?"
Ata Ahmet'e baktı.
Ata:
"Sonra konuşuruz."
Ahmet başını salladı.
Ahmet:
"Tamam."
Ama o konuşma...
Artık çok yakındı.