İçeriğe geç

Aynı ben ama farklı hayat

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Aynı ben ama farklı hayat

Bölüm 1

Dilek

Sabah hava soğuk ve rüzgarlıydı. saçlarım pencere açık olduğu için yüzüme geliyordu.O sıcacık yataktan kalkmak istemesemde çok işim olduğu için kalkmak zorundaydım.Bazen kendi içimden “Niye normal bir insan değilim?!” Diye geçiriyordum.bugün gelinlik provaları vardı.Shine kıralığındaki herkes düğün için endişeliydi ama benim umrumda bile değildi . Evleniceğim kişinin en yakın arkadaşlarımdan biri olması biraz komik ve kötü.Kendi başıma tahta geçebilirdim ama babam buna izin vermiyordu.Çok fazla ayrımcılık yapıyor ama bu kadarda olmaz yani.Bayan Alice beni kahvaltıya çağırdı ve hemen elbisemi giyip odadan çıktım. Sofrada oturan.Babam kıral William,Müstakbel eşim Chrisle konuşuyordu ve Üvey annem Clara onlara Tebessüm ederek onları dinliyordu.Chris dediğim gibi benim en yakın arkadaşımdı ve O kardeşime aşıktı,keşke onlar evlensede ben otursam.Daha sonra Üvey Annem bayan Clara, sakın o tebessümlerine kanmayın çünkü o kanatsız bir şeytandır.Bana hep bağırıp duruyor ve ona çok sinir oluyorum.Hemen bir sandalye çekip masaya oturdum,kahvaltıda omlet,salata,vişne suyu ve kuruvasan vardı.Hemen hepsini ağzıma yıkıştırdım çünkü yeni açılan kütüphaneye gitmek ve kitap almak istiyorum.Vişne suyunu kafama diktiğim gibi kalktım ama üvey annem “Nereye gidiyorsun Britany?” Dedi ila sormasa olmazdı zaten. “Düğün için çiçek bakmaya”dedim ve koşa koşa saraydan çıktım.Sarayımız 84 odalıydı benim odam içlerinde en büyük 4.odaydı.Saray bembeyaz olduğu için göze hemen çarpıyordu zaten niye göze çarpmasın ki saray değil mi bu ?

Ve Kaldırımda yürümeye başladım. Bir an duraksadım ve gözlerimle yere baktığımda yavru bir smokin kedi gördüm.Bana sanki beni al Britany dercesine bakıyordu.Ben kedilere dayanamazdım ki ve hemen kucağıma aldım “Senin adın bundan sonra Tokyo olsun”dedim ve yürümeye devam ettim.Çocukluğumdan beri Tokyo’ya gitmek istemişimdir,Chris ile orda kimono giyip dans etmenin hayalini kurardık hep.Karşıda kütüphaneyi görünce içim kıpır kıpır oludu.Kırmızı ışık yandığı için yola hemen atladım.Yolda benden başka kimse yoktu,bu çok garipti çünkü hep burda en az beş kişi olurdu.Ve o an kardeşimi kütüphanenin yanındaki makyaj salonunda gördüm.Bana el sallıyordu,ne olduğunu anlamadan siyah bir araba gelip bana çarptı.Kardeşim salondan çıkıp yanıma koşuyordu.Belimdeki kanamayı hissetmiştim ama ağlamıyordum fakat Tokyo’nun yanımda kanlar içinde miyavlaması içimi sızlatıyordu.En sonunda Miyavlamalar kesilmişti,ben ne yapmıştım ?!.O küçücük hayvanı daha yarım saat olmadan öldürmüştüm.Kardeşim gelip telefonuyla Ambulansı arıyordu. Ama benim çoktan gözlerim kapanmaya başlamıştı.

Bölüm sonu

28 yorum