Okul gezisi için otobüs yola çıktığında, şehir arkalarında bir hatıraya dönüştü.İstanbul’un karmaşası uzaklaştıkça, yerini deniz kokusuna ve martı seslerine bıraktı.Elif cam kenarında oturmuştu, elinde küçük bir not defteri vardı.Kerem yanına oturdu, sessizce gülümsedi.“Bugün bir şey fark ettim,” dedi, “ikimizin doğum günü neredeyse aynı günmüş.”Elif şaşırdı. “Gerçekten mi? Benimki yarın.”“Benimki de bugün.”Otobüs deniz kıyısında mola verdiğinde, arkadaşları onlara küçük bir sürpriz hazırlamıştı.Renkli kartonlardan yapılmış bir pankartta “İyi ki doğdunuz!” yazıyordu.Elif utangaç bir kahkaha attı.Kerem cebinden minik bir hediye çıkardı — gümüş bir anahtarlık, üzerinde küçük bir ayna figürü vardı.“Bu, bize hatırlatsın,” dedi, “gerçek bazen en sade yansımadadır.”Elif anahtarlığı eline aldı, gözlerinde parlayan ışık neredeyse denizin parıltısıyla yarışıyordu.“Ben de sana bir şey hazırladım,” dedi ve defterini uzattı.İçinde Kerem’in karakalem bir portresi vardı, arkasına tek cümle yazmıştı:“Kendimi bulduğum aynada artık ikimiz varız.”O an, dalgaların sesi arasında sessiz bir kutlama oldu.İkisi de gülümsedi, ne söze ne süse gerek kalmadı.Gökyüzü pembeye dönerken Kerem fısıldadı:“Doğum günümüz kutlu olsun, Elif.”Elif gülümsedi.“Ve yeni hayatımız da.”
Bölüm 19
Gün Işığı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.