İçeriğe geç

AYNA

Bölüm 1 · 21 dk okuma

AYNA

Bölüm 1

GÖRÜNMEYENİN ARKASI

"Gerçek yansıma ayna üzerinde görülmeyendir. "

Geçmiş kimilerine mutlu bir hatıra kimilerine de cehennemden farksız ıstıraptan ibarettir. bu ıstırabı yaşayan sadece o kişi değildir, gelecekte onunla beraber yol alacağı duyguları da aynı ıstırabı içlerinde hissederler. Aynada kendilerine baktıkları zaman ise kendilerini bambaşka biri gibi hissetmeye başlarlar . Hislerini ve düşüncelerini hiç değişmediği kadar değiştiren olayların meydana gelmesinin sorumlusu kimdir kişi mi , yoksa ona bunu yaşatan kimseler mi ?

Beş benim için sadece rakamdan imaret değildi . Bedenim ve ruhumun asla bir araya gelemeyeceği uçurumun kırılmaya başlama zamanlarıydı. O zamanlarda herkes düşünür bir çocuğa ne olmuş olabilir ki elinde oyuncağıyla oynar , eğlenir ve bunun gibi şeyler . Bu hangi çocuk " Alice Harikalar Diyarı 'nda " olandan mı ? Aslında bakılırsa bir çok çocuk öyle ama ben bunların arasına hiç bir zaman giremedim . Belki de adım bu yüzden Elena ' dır. Karanlık beni dar bir odaya da kapatsa her zaman üzerinde parlamaya devam edeceğim.

Anılar

Güneşli havaydı . Hatırladığım kadarıyla Ağustos olmalıydı daha o zamanlar İstanbul ' a Yeni taşınmıştık . Benim için köyden şehre taşınmak büyük bir değişim olsa gerek . Değişim bir çok kişi için yenilik , başarı , mutluluktur . Ben de o dört yaşımda tam olarak böyle düşündüm . Yeni yer yeni arkadaşlardır . Bu her zaman böyledir . Yeni arkadaş edinmek için dışarı çıktım. Eski tahtadan yapılma soluk renklere boyanmış kimileri kırık tahtadan oluşan bir park . Pek iyi sayılmasa da benim için yeterliydi . Özelikle salıncak olması . Hemen karşımdaydılar . Kırık olup olmadığına bakmadan bindim tabii o zamanlar boyum kısa olduğu için salıncağa bindiğimde ayaklarım yere değmiyordu ben ayakta sallanıyordum . Buraya kadar normal peki bundan sonrası her gün parka bir sürü çocuk geliyordu . Ben gittiğimde ise hepsi saniyeler içinde kayboluyordu , kaçıyordu . Bu kaçışın gerçek nedeni neydi bir çocuk mu yoksa gelecekteki yansıması mı ...

(Telefon çalıyor.)

Telefon çalıp duruyor . Sabahın köründe arayan kimdi ? Evdekiler uyanmasın diye telefona bakmaya karar verdim . Arayan kişi Geceydi . Gece en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Aynı okula gidiyorduk . Yeşil gözlü, sarışın ve köpeklerden aşırı derece korkan sevimli kızdı. Uyumaktan ve kitap okumaktan , vazgeçmiyordu. Belki de ismi bu yüzden Gece ' ydi. Kendisi ifla olmaz dizi bağımlısıydı.

" Elena Erza tutuklanmış , o A değilmiş . Ne olacak şimdi "

" Bir dakika sen sabahın köründe bunun için mi aradın , sabahı bekleyemedin mi ? "

" Aslında bekleyebilirdim ama önceden haber vermezsem kızarsın diye düşündüm "

"Haber neymiş . Eğer işime yarayacak bir şey değilse yarını bekleyebilir."

"Yani , sayılır . Sınıfa yeni birileri geliyormuş."

" Sınıfa bize düşman birileri geliyor desene ."

Sınıfın yarısından çoğu bize düşman gözüyle bakıyordu . Bu durum biraz benle birazda Leyna ve Layna ile alakalı . Birinci sınıfınken gerçekten derslere kendimi kaptırmıştım. Sınıfın çoğu böyle değildi . Ödev verildiği zaman yapmıyorlardı . Ben yaptığım için öğretmene hatırlatıyordum. İlk zamanlar bir şey yoktu ama rahatsız oldukları çok açıktı. Ben de bir süre sonra bıraktım çünkü kafama çanta fırlatacaklarını hissetmeye başladım. O günden midir ne bana filtresiz nefret ediyorlar . Yani ona bakılırsa duygularımız karşılıklı . Sınav zamanında ve ödevlerde bize karşı sevgi tomurcukları besliyorlardı. Rol yaptıkları netti. Yine de yardımcı oluyorduk . Sonuçta bilgiden kimseye zarar gelmez . Sınıfa yeni birisi gelmesine gelirsek her yeni gelen mutlaka karşı müttefik grubuna katılıyordu . Nedensiz şekilde bize karşı nefret besliyordu. Durum ne olursa olsun ister yeni birisi gelsin ister başka bir şey biz beşimiz onların üstesinden geliriz ; ben ( Elena) , Gece , Leyna , Ahenk, Layda . Önemli olan sayı değil kimin ne olup olmadığıdır .

" Görüşürüz , uyumam gerekiyor. Kırmızıya bas."

" Yarın görüşürüz."

Saat 6.00

(Telefon alarmı çalıyor.)

Telefon alarmı horoz sesiyle çalıyor zaten bu saatte sadece horozlar uyanabilir . Kalkmam gerekiyor , daha fazla yatmadan kalktım , yatağımın yanındaki masadan gözlüğünü aldım ve banyoya gittim . Aynada kendime baktım onlarca seneden beri kendimi tanıyabildiğim tek yer . Üzüntümde , sevincimde , öfkemde her zaman yanımdaydı. Dost gibi görünse de bana geçmişi hatırlatıyordu . Bu yüzden sadece kısa dalgalı koyu kahverengi saçlarımı düzeltmek için kısa süre harcadım . Eskiden bu aynanın karşında saatler geçirirdim ama eski kağıtlar uzun zaman önce yandı. Şimdi benim için sıradan bir nesneden başka hiçbir şey değil .Yüzümü yıkadım ve ayna tekrar bakmadan odama geçtim . Mavi sweet tişörtümü ve kot pantolonu giydikten sonra annemin yanına gittim . Annem benden önce uyanıp kahvaltı hazırlıyordu. Gerçekten hayatımın her anında yardım ediyordu . Hazırladığı kahvaltıyı yemem beş dakika sürdü . Çok hızlı yemek yiyen birisiyim yemek için saatlerce vakit harcamayı sevmiyorum. Yemem beş dakika sürmüşte olsa okul servisi gelmek üzereydi. Çantamı kaptığım gibi evden çıktım . Neyse ki geç kalmamıştım aşağı indiğimde servis yeni geliyordu. Servise doğru yürüdüm ve bindim . Bizim servis diğer servislere göre küçüktü boyum uzun olmamasına rağmen bacaklarım zor sığıyordu . Zaten dönemin başından beri dört defa servis değişmişti . Her türlü servise binmiş tecrübeli biriyim . Bunu servis şoförü olan Kemal Abiye söylediğimiz de ; daha küçüğü var onu getirebilirim demişti. Sanki kıyafet seçmemize yardımcı oluyordu . " Bu büyük geldiyse bir küçük bedenini getirebilirim dermişçesine dalga geçiyordu. Normalde itiraz ederdim ama gittiğim lise Çatalca ' da olunca bu gibi durumlara pek fırsat kalmıyordu.

Yaşadığım yerden Çatalca 'ya gitmek kırk dakikamı alıyordu . Bir de beni ilk aldığını düşünürsek okula gitmem saatleri alıyordu . Ben de saatleri , en iyi değerlendirdiğim şekilde , uyuyarak geçirdim . Ne kadar uyuduğumu hatırlamıyorum ama servisin tümseğe çarpmasıyla sağdan birinci tekli koltuktan çaprazımdaki koltuğa doğru uçtum . Uyku sersemi olduğumdan yerime geçmem bir hayli zaman aldı çünkü çantamda benden apayrı yere gitmişti. Çantamı aldım ve yerime oturdum . Yol boyunca da uyumaya yemin ettim adeta . Uyumaktan başka bir şey kalmadığı için etrafıma bakındım . Son sınıflar çoğunluktaydı . Neredeyse benden başka üçüncü sınıf öğrencisi yok gibiydi. Bu benim için fazla sorun değildi . Servis okulun diğer servislerinden küçük olduğu için bir an evvel okula varmak istiyorum. Bu yüzden etrafımda kimler olduğu pek ilgimi çekmiyor. En sonunda kendimi oyalamaktan sıkıldığım vakit okula vardık. Okul sıradandı ama onu diğer okullardan ayıran özelliği okula gitmeden önce upuzun yokuşu aşmanız gerekiyor çünkü okul ovanın üzerine yapılmış etrafta tarla , orman ve hayvanlardan başka canlı unsuru sayabileceğim bir şey yoktu. Aslında bu durumun iyi ve kötü yönleri vardı . İyi yönü etrafta herhangi bir ses yoktu . Derse odaklanmamı sağlıyor ve stres altında kalmadan kendimi rahat hissetmeme yardımcı oluyor. İyi de kötü de yönleri olsa sonuçta yıl boyu gideceğim okul olduğu gerçeği değiştirmiyor.

***

Sınıfım ilk kattaydı . Merdivenlerin solundan son sınıftı 11/ A . Henüz kimse gelmemişti ders zilinin çalmasından bir saat önce geliyordum . Can sıkıcı bir durumdu. Çok uzun sürmeden içeri Leyna geldi . Leyna kıvırcık saçlı, ela gözlü , burnunda hızması olan arkadaşımdı. Layda 'y la üvey kardeşlerdi. Ne kadar üveyde olsalar öz kardeşten farksızlardı. Çoğu kişi Leyna ' la konuşurken çekinirlerdi sonuçta amatör sokak dövüşçüsüydü. Onun neler yapabileceğini bilemezsiniz.

" Günaydın "

" Sana da günaydın Leyna , Layda nerede ? "

" Sorma . Sabah uyandı zannediyordum .Aşağı indiğimde Layda ' ı unuttuğumu farkına vardım servis çoktan gelmişti. Telefonla aradım uyandı ama servisi kaçırdı . Servis yeni uyanmış birisini uzun süre bekleyemezdi. "

" Ders başlamadan yetişse iyi olur . Sınıf Defteri spor salonunda kalmış . Gelirken onu da alsın . "

" Tamam , şimdi mesaj atıyorum . Gelirken alsın . "

" Sınıfa yeni gelenleri duydun mu ?"

" Evet , bana da Ece söyledi . F ' deki bir kız sınıf değiştiriyormuş . Bizim XXX ' in arkadaşıymış . Diğeri kim bilmiyorum ama galiba kız yeni gelen kişi için sınıf değiştirmiş. Bana gelen bilgiler bunlar ."

" Görürüz zaten birazdan biliyorsun ben dedikodu kısmıyla değil bize karşı alacakları hücumu savunmak için bilgi topluyorum . Yani , nihayetinde de işe yarıyor . "

" Doğru ama şuanda pek fazla olay olmuyor . "

" Belki olur , bunu bilemeyiz . "

" Aklında ne var . "

" Günaydın. "

" Günaydın , Ahenk . "

Dakikalarca sessizlik oldu.

" Devam edecek misin ? "

" Sadece izle ve gör . "

Aslında aklımda bir şey yoktu. Savunulacak konu da yoktu . Yani durup dururken olay çıkarmamın manası mantıklı değil. Öncelikle ben böyle bir insan değilim. İnsanları yok yere asla rahatsız dahi etmem , etsem de onların haberi olmazdı . Sadece gidip , her zaman yaptığımı, öğretmene şikayet ederdim . Tahminler doğru ispiyoncu bir karakterim var ama eğer ispiyoncu olmasam aklımdan geçenleri yapsam daha kötü şeyler yaşanabilir . Bunları düşünmek bile istemiyorum ama kendimi bütün hakaretlere karşı istediklerimi yapmadığım için tebrik ediyorum . Kafamın içindeki sesler beni ele geçiremiyor çünkü güçlü bir iradem var . Düşüncelerime karşı bu şekilde karşı koyabiliyorum.

Ahenk ; anime , manga , BTS daha aklıma gelmeyen bir çok Japonya , Güney Kore ile ilgili her şeyi takip etmekte . Bazen Japonlar gibi göründüğümde oluyordu. Saçları hafif dalgalı açık kahverengi , gözleri köyü kahverengi ve boyu bizden uzun zarif bir kızdı. Çoğu zaman iyimserdi . Bize karşı olanlara bile iyimser ve yardım ediyordu . Yardımları genelde bize kötü bir şekilde geri dönmezdi ama yine de hoşnut olduğumuz durum değildi. Tarafı bizden yanaydı. Biz de pek fazla diyecek bir şey bulamıyoruz . Unutması dışında , Ahenk söylediğimiz detay şeyleri unutuyordu. Eskiden de arkadaşları sırlarını her zaman ona söylermiş unuttuğu için başkasına söyleme gibi bir durum asla ortaya çıkmıyor. Aslında unutması bir taraftan iyi çünkü ben aksine korkutucu şekilde her şeyi hatırlıyorum , sanırım tek hatırlamadığım şey nasıl doğduğumdu . Hatırlamak güzeldir eğer arkada bıraktığınız anılarınız güzelse benimkiler olmadığı için neredeyse her gün baş ağrısı çekiyorum. En iyisi Ahenk gibi detayları hatırlamamak hayat öyle daha güzel.

Hepimiz sıkılmış gibiydik . O sırada Ahenk söze girerek :

" Dışarı çıkalım mı ? "

" Olabilir. Zaten zilin çalmasına uzun süre var."

Bu fikri hepimiz onayladık ve dışarı çıkıyorken bizim sınıfa doğru yeni gelenleri gördük . Karşımda duran kişi benim eski sınıf arkadaşım aynı zamanda da eski en yakın arkadaşımdı. Liseye geçtikten sonra tamamen değişen klişe bir kızdı. İsmi Hazal'dı. Eskiden benden başka arkadaşı yoktu . Şimdi ise sayamayacağım kadar çoktu. Keşke neden arkadaş olduklarını anlasam . Belki de saçlarından kaynaklanıyor . Saçları kızıldı ve yüzüne yakışıyordu. Yalan söylemeyeceğim . Benim de ilk başta saçları ilgimi çekmişti. Asıl yeni olan yanındaki çocuktu. Kumraldı ve yeşil gözlüydü. Boyu orta boylardaydı. Hakkında pek fazla bilgim yoktu . Bu yüzden şimdilik nötrüm .

Hazal ve yeni gelenin yanlarından geçsek bile Hazal 'ın kafasını yana kaydırıp görmezden gelmesi sinir bozuydu ama unuttukları bir şey var . Bana karşı sinir bozucu olanlara ben iki katıyla karşılık veriyorum . Yüzleşme için sadece doğru zamanı bekliyorum . Artık onunla daha fazla muhatap olmadan aşağı bahçeye indik ve bankların birine oturduk. Hava biraz serindi ama dışarı çıkmak için ideal bir havaydı.

" Kızlar hava güzel okulun etrafını dolaşalım ."

" İçeri gitsek daha iyi , birazdan zil çalacak ya da kalsak mı? Bilemiyorum . Siz karar verin."

"Leyna istersen bir dahaki teneffüste çıkarız . Gerçekten zilin çalmasına az kalmış."

Geldiğimiz gibi geri gittik fazla dışarıda kalamadık.

" Layda nerede kaldı , hâlâ gelmedi . Kesin geç kalacak."

O sırada Gece ' de gelmişti . Kulağında kulaklıkla yine yataktan yeni kalmış gibi geliyordu.

" Günaydın "

Gece "Günaydın" demedi. Bütün algıları kapalıydı . Sanırım çalışması da zaman alacağa benziyor . O benim yanıma oturdu oturma düzenimiz : ben ve Gece cam tarafından üçüncü sırada oturuyorduk hemen önümüzde ise Layda ve Leyna vardı. Melek ise yan sırada oturuyordu. Jöle takma isimli kişiyle. Sınıfta bazı kişilere kendi aramızda takma isimler verdik ve bu şekilde rahatça tek kelimede ne dediğimizi anlıyorduk. Jöle dememizin nedeni ; herkese farklı davranması hocadan hocaya farklı davranışlar sınıftaki kişilere farklı davranışlar sergiliyordu . Ciddiyetten yoksun bir insandı . Gerçek ismi Behlül ' dü . Okulda tek Behlül ismine sahip kişi olmasıyla övünüyordu . Zaten kendini övecek tek özelliği de buydu. Sene sonuna kadar Melek ona nasıl tahammül edecek hiçbir fikrim yok. Sınıfın kapı tarafındaki sırada oturanlar ise asıl meseleydi.

Seneyi onlarla geçireceğiz . Umarım çabuk biter .

(Zil çalıyor .)

Herkes yerine geçiyordu . Yeni gelen ve Hazal benim ve gecenin arkasında olan boş sıraya geçtiler . Birazdan Öğretmen gelmek üzeredir. İlk ders İngilizceydi. İngilizce dersi öğretmenimizle daha keyifliydi. Kendisi Boğaz içi mezunuydu . Gittiği okul kadar yaşam bilgisi de bir hayli fazlaydı . Yaşam tecrübelerini derste anlatırdı . Ders İngilizce olmaktan çıkardı bazen tarih bazen coğrafya bazen de ekonomi olurdu. Kendisi beş tane dil biliyordu ayrıca kitap çeviriyordu. Öğretmenimin ismi ise Latif 'ti.

" Hoca birazdan gelmek üzeredir . "

Gece o sırada uyuyordu. Bizim konuşmamıza uyandı .

" Hoca gelince beni uyandırın."

" Hoca gelmese de ders boş geçse keşke . "

" Yani kızlar ben hocayı gördüm . Gelmiş. "

Hemen sonra hoca sınıfa geldi. Elinde ders kitaplarını koyduğu çanta vardı. Onu masaya koydu.

" Herkese günaydın. "

Hocaya günaydın dedikten sonra kapıdan içeri her gün geç kalan arkadaşlar geldi . Hocaya hiçbir şey demeden yerlerine geçtiler.

" Gençler nereye ? "

" Sıraya hocam "

Bunu gerçekten ciddi bir şekilde söylemeleri insanın canını sıkıyor . Bırakın bizi bir de hocayı düşünün .

" Bir şey demeniz gerekmiyor "

" İnsan sınıftan içeri gelirken günaydın demesi gerekiyor. "

Biraz beklediler hocaya hemen cevap vermediler . Günaydın deyip yerlerine geçtiler.

" Arkadaşlar anlıyoruz . Uzaktan geliyorsunuz ama gelirken de neden belirtmeseniz bile bir selam vermeniz gerekiyor . "

" Focus ' u açın reading bölümde kalmışız oradan derse başlayacağız . "

" Ethem ilk paragrafı okumaya başla ."

" Hocam ben okumasam olur mu ? Başka biri okusa . "

" Neden ? "

" Ben İngilizcede iyi değilim. "

" Ben de İngilizceyi doğduğumdan beri bilmiyorum . Size anlattım mı bilmiyorum tekrar anlatayım . Üniversite sınavına girdikten sonra sonuçlar açıklandı. Puanımın yüksek olmasına rağmen rasgele seçim yaptım. İlk tercihe Boğaziçi İngilizce Dil Edebiyatı bölümünü yazdım ve okula kabul edildim . Sıkıntı şurada benim İngilizcem adım soyadımı ve nereli olduğumu söyledikten sonra bitiyordu. İlk derste o zamanlar hocamız yabancıydı . Yanıma yaklaştı bende sorulara cevap vermemek için en arkalara oturdum . Hoca bana yaklaştıkça sıra altında gittikçe aşağı kaymaya başladım. Adımı, soyadımı ve nereli olduğumu söyledi. İşte benim İngilizce orada bitti.Hoca sıkıntı yapmamam gerektiğini başarı olabileceğimi söyledi. Sınıfın çoğu benden daha iyi İngilizce bilirken sene sonundaki sınava çalıştım . Sınıfın en yüksek puanını aldım . Yani bu İşler yapamıyorum demekle olmuyor, çalışarak oluyor. Şimdi metni oku ."

İlk metni okudu. Metin bittiği zaman okumak için parmak kaldırdım ama hiçbir paragrafı okuyamadım. Dersin bitmesine yirmi dakika kaldığında nihayet Layda geldi.

" Hocam geç kaldığım için özür dilerim . Sınıf defteri burada buyurun . "

Layda yerine geçti. Kulağında kulaklık vardı. Sıranın altına koydu ve oturdu. Koyu kestane uzun saç rengine sahipti . Burnunda septum piercing vardı. Okul da takması yasaktı. Bunun yüzünden başı bazen derde girebiliyordu. Yuvarlak gümüş renginde gözlük takıyordu. O da Melek gibi manga ve Animeye bayılıyordu. Özellikle Hayikuu ' ya . Voleybol oynamayı da Hayikuu ' yu izleyerek geliştirdiğini söylüyor.

" Ne oldu niye bu kadar geç kaldın ."

" Hocam alarm çalmadı. Uyuya kaldım. "

" Zaten sınıfın yarısından çoğu uyuyor . "

" Gençler uyanın. Şuradan öğrendiğiniz iki şey bile ileride işinize yarar . "

" Bir dakika siz ikiniz yeniymişsiniz . Dersten fark edemedik . Nereden geliyorsunuz . "

" Ben Hazal Kaya . D şubesinden geliyorum . "

" Neden sınıf değiştirdin . "

" Aslında büyük bir nedeni yok . Bu sınıf diğer sınıflara göre daha iyi . "

Geceye yaklaşarak kısık sesle :

" Kesin öyledir. "

" Peki , sen kimsin nereden geliyorsun. "

" Ben Atakan Altay . Önceki okulum King s High School . "

" Niye geldin , Amerika ' da okulda okurken buraya gelmek delice olmalı ."

" Bazı problemler ortaya çıktı dolayısıyla Türkiye ' ye geri dönmek zorunda kaldım ."

" Kaç dakikamız kaldı."

Yasin Alttan kimse daha eline telefonu almadan :

" Hocam 10 dakika 6 saniye 45 salise "

Hoca şaşırarak yüzüne baktı . Her dakika ders bitecek mi diye baktığı için kendisi saat gibiydi. Tabii ki saliseye kadar bilmesi bizi bile şaşırtıyor.

" Şuarada küçük yer kaldı . Orayı da okuyalım . Bugünlük burada bitirelim . "

" Atakan sen yeni geldin bir sesini duyalım . Sen ve Elena okusun. "

Sabahtan beri parmak kaldırıyorum . Her derste olduğu gibi dersin sonunda seçiyor. En azından seçildim .

Lisa: Hi, Ed. How was your holiday in Australia?

Ed: It was really good, thanks - except for the day I nearly died.

Lisa: What happened?

Ed: I was doing some climbing. At first, the sun was shining weather and I was enjoying myself. But all of a sudden, the weather changed. It became really

Foggy and I couldn't see the path.

Lisa: Oh dear, that sounds frightening!

Ed: I was pretty worried. I continued for a while, but finally,I realised I was lost.

Lisa : What did you do ?

...

Saniyeler içinde zil çaldı. Aksanı oldukça iyiydi . Benim de İngilizcem ve aksanım iyiydi. Hoca aksanını merak ettiği için okumasını istemiş olmalı .

" Bir dakika bekleyin yoklamayı alıyım ."

Elena Aksoy

Selim Kırlangıç

Defne Erdem

Sena Dakman

Ethem Arslan

Sude Güler

İlayda Çetin

Behlül Sarıdağ

Evrim Asanov

Anıl Aral

Ahenk Işık

Layda Yılan

Atakan Altay

Hazal Kaya

Yasin Özkaynak

Leyna Haklı

Gökay Dinç

Ege Asilsoy

Musa Taşkıran

Gece Doğan

" Elena yanıma gelir misin ?"

" Efendim Hocam ."

" Topraktan ev projemize başlamamız lazım hangi gün uygunsa size projenin taslağını detayları konuşalım. Proje grubunda kimler var ? "

" Ben , Layda , Evrim , Sena . "

" Sen hangi gün yapacağımızı sen söylersin."

" Görüşürüz gençler "

" İyi geceler Hocam"

" Sana da iyi geceler Yasin , senin tarzınla ."

Hoca sınıftan çıkar çıkmaz yerime geçtim. Şimdilik hiçbir şey yoktu ; sıkıcı , sakin kelimenin tam anlamıyla küçük bir çocuğun misafirliğe gidip de sıkıldığı kadar sıkıldım. Leyda havadaki sessizliği bozdu.

" Atakan' ın aksanı baya iyiydi . Şuana kadar duyduklarım en iyisi ."

Ben ardından konuştum. "Yani idare eder. Abartılacak bir durum yok. "

Gece Leyna ' ya katılarak: " Ben aksanı dışında sesini sevdim ."

" İki güne diğerleri gibi olur , bozulur. Gece geliyormuş ders resim dersi . Yukarı Atölyesine çıkmamız lazım . "

Resim çantanızı Alıp bir kat yukarı çıktık. Okulun en sevdiğim bölümlerinden biri resim Atölyesiydi. İçeri girmeden önce Resim Hocamızın duvara yaptığı resimler grafitiler bizi karşılıyor. Odanın içerisinde girişte beyaz tahta vardı . Sol tarafta pencereler, perdeler ; sağ tarafta boyalar , fırçalar , tuvaller , el figürü heykeller ve bir çok resim aletlerini koymak için dolaplar vardı ama bu oda da en sevdiğim bölüm tavanıydı tavan parsel parsel çıkabiliyor. Hoca da bizden önceki öğrencilere kendi yaratıcılığını katarak boyamalarına izin vermiş ve harika bir görüntü oluşmuş .

" İnan bana Gece biz de onun kadar iyiyiz , abartıyorsun."

İçeriye Atakan bizden önce gelmişti. Resim seçmiş olmalı , Hazal ise müzik seçmişti.

Orada olduğunu gördüğümüzde konuyu değiştirdik.

" Bizim çizimimiz de hoca kadar iyiydi . Sence nasıldı? "

" Haklısın , bizimkiler de iyiydi ama unutma ki o hoca , bizden daha yetenekli daha tecrübeli."

Bu şekilde konuyu değiştirdik . Yerime geçecekken yerim doluydu . Atakan çantasını, her zaman oturduğum yere , hocaya yakın olan sandalyeye koymuştu. Herkesin belli bir oturma düzeni yoktu . Sadece ön tarafa bu zamana kadar benden başka oturan olmamıştı. Yapacak bir şeyim yok onu oturduğu yerden kaldıracak değilim. Ben de onun yanındaki sandalyeye çantamı koydum , Gece de hemen yanımdaki sandalyeye çantasını koydu. Yavaş yavaş sınıf doluyordu . Sınıftan az kişi resim seçmişti . Seçenler :

Ege Asilsoy

Musa Taşkıran

Gece Doğan

Sude Güler

Sena Dakman

Gökay Dinç

Atakan Altay

Elena Aksoy

Resim dersi başladı ve hoca içeri girdi.

"Merhabalar, öncelikle uzun aradan sonra yine beraberiz . İlk ders serbest konu olsun . Herkes istediği resmi çizebilir. Başlayın lütfen ."

Defterimden bir sayfa çıkardım. Zihnime ilk gelen objeyi çizdim. Resim çizerken ne çizeceğime ben karar vermezdim . Resim sanki zihnimi ele geçirerek ellerimi kullanır sonrada bütün kafamda canlanan şeyleri resme dökerdi. Zihnimde olan şey parktı . Gece ormanda sisli bir park. Ortalıkta elinde oyuncak ayısını tutan küçük kızdan başka hiç kimse yoktu . Eski tahtalardan yapılmış park kendi kaderine terk edilmişti . Kim bilir o kırmızı kaydırağın rengi nasıl canlıydı ya o tahterevalli hiç gıcırdamadan hızlı giderdi. Şimdi geride kalanların hepsi kaybolmuş boşluğun içinde unutuluyor.

Resmim nerdeyse bitmek üzere olduğundan Gecenin yaptığı resme baktım . içindeki kumların az kaldığı kum saati çizmişti. Kum saatinin olduğu yerde zaman tükeniyor . Resmin anlamı bu olsa gerek.

Ben de artık resmimi bitirmeye devam etmeye karar verdiğim zaman dikkatimi Atakan ' ın yaptığı resim dikkatimi çekmişti. Cıvıl cıvıl kuşların , rengarenk çiçeklerin olduğu kocaman bahçede tek başına oturan soluk tenli kimsesiz erkek çocuğu ...

" Resmin yaratıcı olmuş. "

" Seninki de yaratıcı olmuş. Yalnız resimlerimiz birbirini andırmıyor mu ? "

" Evet , fark ettim arka plan haricinde konu oldukça beziyor . "

" Sanırım adın Elena ' ydı . Resmin özel bir anlamı var mı ? "

" Zihnim bana bu resmi çizdirdiğine göre özel bir anlamı var . "

" Seninkinin bir anlamı var mı ? "

" Var ama daha senin kadar ilerleyemedim zihnim bana resim çizmemde pek yardımcı olmuyor. "

" İlerleme mi ? Yani ilerlediğim seviyeye çok yüksek değil. Çocukluğumdan gelen bir yetenek . Resmi ben yönetmiyorum. Resim beni yönetiyor . "

" Doğru yeteneklisin . Sormamın bir sakıncası yoksa resmin anlamı ne ? "

" Sana bunu anlatırsam aleyhime sonuçlanabilir . Bu yüzden belki daha sonra anlatırım . "

(Zil çalar .)

Öğlen zilli çalmıştı . Geceyle beraber aşağı yemek için kantine indik. Kızlara da mesaj attık.

" Resmin anlamını neden söylemedin . "

" Ne söyleyecektim . Nasıl zorbalık görüp kimsenin bana inanmamasını mı yoksa diğer meseleyi mi söyleyecektim ."

" İlkini biliyorum. Diğer mesele dediğin ne ?"

" Eğer bunu söylersem seni öldürmem gerekiyor. Sen dostum olduğundan bunu söylememi bekleme. "

" Tamam , zamanı gelince söylersin . Kulağın kızarmış . "

" Sinirlendin ondan mı ? "

" Böyle olsun istemedim . Biliyorsun eskiyi hatırladığım zaman kendimden geçiyorum. "

" Konuyu değiştiriyorum . Atakan 'nın resmi neden seninkine benziyordu. Yani bildiğim kadarıyla daha önce hiç tanışmadınız. "

"Bilmem resim yeteneği var . Belki de benden bakmıştır . Sude ' nin resmimden baktığı gibi o da bakmıştır. "

" Yok bakmamıştır . Niye baksın ?"

" Ne oluyor ne oynatıp duruyorsun kaşını gözünü .( Kısık sesle ) Arkamda hoca mı var ? "

İstesem de istemesem de arkamdaki kişiye yüzleşecektim . Atakan ...

Ne güzel , gidip hem yaratıcı dedim şimdi de sinirle gömdüm .

" Duydun mu ? "

" Neyi beni nasıl iki dakikada gömdüğünü mü . Maalesef duydum ama hakkını yiyemem güzel gömüyorsun . Çizimde yeteneğin olduğu kadar bu alanda da yeteneğin var . "

" Sinirle söyledim . Şuana kadar benim resmime benzeyen görmedim ve ... "

" Ben tamamlayım senin fikrini çaldığımı düşündün. Fikrini çalmadım ama haklısın senin sayfandan resimlerini çizdim. "

" Ben sayfayı kapatmıştım . "

" Doğru kapatacakken sayfanı satın aldım .Yaptığın onlarca resmin ziyan olmasına izin veremezdim."

" İşte hesabın ,sana geri veriyorum çizmeye devam et ."

" Yanılmışım . Hesap sen de kalsın artık yaratıcı ve yetenekli olduğunu kabul etmek gerekiyor."

" Bir kaç konuda da ... "

Gece devamını getirmedi . Getirse bir liste yapmak zorunda kalacaktım. Daha yeni geldi .Kim olduğunu bilmiyoruz . Bir şeyler düşünmek için erken .

Atakan yanımıza oturdu. Bileğinde dört yapraklı yonca dövmesi vardı. Sırtımdaki doğum lekeme çok benziyor . Boynunda dikkat çeken kalpli bir kolye vardı. Farklıydı : tavrı, düşüncesi , kendini savunması diğerlerine benzemiyordu. Niye bize samimi davranıyordu.

Gözümü yarım saatten beri kolyeye dikmiştim. Sanırım buna benzer bir kolyeyi bir yerde gördüm.

" Kolye dikkatini çekti değil mi ?"

" Güzel kolye . Nerden aldın."

" Annemin kolyesi . Anneme babaannem vermiş ."

Ardından kızlar geldi. Layda , Ahenk , Leyna ... Sonunda geldiler. Neredeyse teneffüs bitecek. Layda söze girerek

" Müzik hocası görev verdi . O da uzun sürdü ."

" Merhaba Atakan . "

" Merhaba Leyna ."

" Hazal ' ın davetine okul çıkışı gidiyor muyuz ? "

" Ben gelmeyeceğim . Çıkışta işim var ama siz gidin eğlenirsiniz. "

" Atakan sen geliyor musun ? "

" Hayır , benim de halletmem gereken işlerim var. Hazal ' a gelemeyeceğimi söylersiniz. "

" Görüşürüz. "

" Elena bekle şuradaki eşyalarımı alayım beraber çıkarız . "

Ben de çantamı toparlayıp onu bekledim . Neyse ki uzun süre beklemedim.

" Gidelim."

" Nereye gidiyorsun ? "

" Ziyarette gidiyorum. Sen ... "

" Benimki de ziyaret. "

" Güzel , yarın görüşürüz."

" Görüşürüz."

Okuldan çıkıştan önce çıktığım için otobüse binip gitmem gerekiyordu . Neyse ki bir tane gideceğim yerden geçen buldum . Otobüsün içi oldukça doluydu nerdeyse ezilecektim . Zaten çok uzun sürmedi. Otobüsten indim . Varmak istediğim yere gelmiştim. Mezarlığa . En yakın arkadaşımı bundan yaklaşık olarak altı yıl önce kaybetmiştim. O günden beri her zaman ziyaretine giderim. Mezarı , mezarlığın sonuna doğruydu. Sonunda mezarın başına geldim . Dondum kaldım . Zaman benim için durmuştu. Her şeyi çok zor idrak edebiliyordum . Mezarın yanında kırmızı renkle " katilimi bulun " yazıyordu. Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Aniden gözlerim karardı. Birisinin ellerini vücudumda hissettim. Beni tuttu .

Hikayenin ilk bölümünü umarım beğenmişsinizdir. Söylediğim gibi hikayenin bir kısmı gerçek . Elimden geldiğince gerçek olayları eklemeye çalışıyorum .

Yorum yapmayı unutmayın fikirleriniz benim için yazdığım yazından bile kıymetli .

Ayrıca oy vermeyi de unutmayın 😊😊😊

En merak ettiğiniz karakter hangisi ?

En sevdiğiniz bölüm hangisi ?

yorumlara yazın .

Şimdilik hoşçakalın. Bir dahaki bölümün ismi " Sırlar " . Sırlar bölümünde görüşmek üzere ...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.