İçeriğe geç

Ayla

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Ayla

Bölüm 1

1)Kalp kırıklığı

Yıl 2020

Ayla

Sarpla el ele tutuşmuş geziyorduk sonunda duygularımı ona itiraf etmiş ve karşılık almıştım...
Yüzüme su dökülmesiyle çığlık atarak yatakta doğruldum
Bi dakika ne rüya mıydı? Şuan oturup ağlayabilirdim neden uyanmıştım ki yüzüme su dökülmeseydi devam ederdi rüyam aklıma gelen şeyle kafamı kaldırıp karşımda pişkin pişkin sırıtarak bana bakan Efe'ye baktım "gerçekten mi şaka mısın sen"diye bağırdım kahkaha atınca daha çok sinir oldum çünkü bu annemlerin benden üç yıl önce doğurduğu efe şahsı beni çok sinir ediyordu "hadi kalk artık kahvaltı yapıp okula gitmen lazım" dedi offf neden bugün okul vardı değilmi tam kalkıp onu kovacakken dediği şeyle gülsem mi ağlasam mı bilemedim "ha bu arada bugün seni sarp götürecek okula benim işlerim var annemgilde sabah çıktılar yola" sarp... ben... Ne aniden aklıma gelen şeyle abime döndüm "annemler nereye gitti" cidden nereye gitmişlerdi bunlar "memlekete gittiler" diye beni cevapladığında rahatladım ama rahatlamam zilin çalması ve abimin "ha sarp geldi " diyerek kapıyı açmak için aşağıya inmesiyle son buldu ne yani bide onunla kahvaltımı yapacaktım daha fazla oyalanmadan ayağa kalkıp önce elimi yüzümü yıkadım dişlerimi fırçaladım ve hızlıca üstümü değiştirmeye başladım siyah eşofmanı ve ördek desenli siyah üstümü giyerek saçımı yapmaya geçtim hızlı ama güzel bir atkuyruğu yaptıktan sonra çıkan bebek saçlarımıda tel tokayla sabitleyip sadece önlerden birer tutam bıraktım makyaj okul için çok abartmadan maskara, highlighter, ve hafif bir allık sürdükten sonra çantamı alarak alt kata indim sarp kahvaltı masasına oturmuş abimi bekliyordu abimde çayları bardağa koyuyordu çayları koyduktan sonra arkasını dönüp beni görünce "günaydın lan bebe" demesiyle çantamı sandalyeye koyup üstüne yürürken konuştum"bana bir daha bebe dersen seni gebertirim!" Tabiki tehdidimi kaale almayıp "noldu bebecik ağlıyormu" diye dalga geçmesiyle bende birşeyler koptu üstüne yürümeye devam ederek aniden tezgahtaki bıçağı aldım ve kovalamaya başladım bıçağı görünce "Deli misin lan" diyerek kaçmaya başladı "beni sen delirttin" diyerek masanın etrafında dolaştığı için bende onu takip ettim salona doğru koştuğunu görünce ona doğru gidecektim ama bir çift kol karnımın üstünden beni tutunca önce durdum sonra kimin tuttuğunu anlayınca donup kaldım kulağımın dibinde konuşunca huylanadak boynumu kırmamak için kendimi zor tuttum "sakin ol seni çıldırtmaya çalışıyor ama sen akıllı bir kız olduğun için ona uyma şeker kokulu" sakinleştirici ses tonuyla konuşmasıyla içim kıpır kıpır oldu son söylediği şeye takılarak
"ş-şeker kokulumu?" Söylediğim şeyle kaskatı kesildiğini hissettim tam arkamdaydı ve vucüdü benim vücuduma yapışık olduğu için en ufak hareketini bile hissediyordum "evet şeker kokuyorsun tıpkı küçüklükteki gibi" sonra duraksayıp "ama hala küçüksün" diyerek aniden geriye çekilince kendimi boşlukta gibi hissettim içeriden abimin sesi gelince o tarafa döndüm "hadi artık kahvaltı yapalımda bende kızla buluşayım" dediğinde "hangisiyle" dedim bıkkınlıkla çünkü abim her gün başka bir kızla konuşuyordu ve ben bundan çok rahatsızdım bana dönerek "şu kızıl bomba varya işte o" dediğinde aklıma gelen kişiyle beraber sinirle soluyarak Efe'ye baktım o ise sessiz bir şekilde masaya geçti ona baktığımı biliyordu ama inatla bana bakmıyordu ben de sinirle masaya geçtiğimde kahvaltıya başladık tüm kahvaltı boyunca efeyi izledim arada kaçamak bakışlar atıyordu ama hemen dönüyordu "abiciğim" dedim hiçte kibar ve mutlu çıkmayan sesimle
Sesimdeki imayı fark edince belirgin Ademelmasının hareket etmesiyle yutkunduğunu anladım
"Efendim abicim" dediğinde "umarım senin şu kızıl bomba bizim Elçin salağı değildir" duraksadım " ha eğer oysa ki büyük ihtimalle o birdaha bana gelme " efe bana bakıp" ayla çok abartmıyormusun kardeşim " dediğinde sinirle soluyup "bana sakın o kızı savunayım deme yemin olsun ki seni bir daha affetmem o kızla aramdaki husumeti biliyorsun" abimin ofladığını duydum ama bu konuda aşırı ciddiydim "oha ayla bi olayda ciddi durabiliyor çok şaşırdım eee şu olay ne anlatımda bilelim" abimle konuşmaktan sarpın burda olduğunu unutmuştum ona dönerek "ciddi olabiliyorum sarp olayıda boşver abim biliyor ona göre hareket etmesse olacaklarına biliyor" diyerek açık bir şekilde tehdit ettim efeyi oda anlamış olacak ki "biliyorum" dedi o saniyede sarp konuştu keşke konuşmasaydı "sarp değil ayla sarp abi ben senin abinin arkadaşıyım ve aramızda üç yaş var" dediğinde homurdanarak "tamam sarp abi" dedim abi kelimesini vurgulayarak birşeyler dediğini duydum ama ne dediğini anlamadım kahvaltı bitince ayağa kalkmadan cebimden şeftali tonu rujumu çıkardım ve telefonumun kamerasını kullanarak sürmeye çalıştım evet çalıştım çünkü tek elle telefonu tutarken sürmek çok zordu aniden telefonum elimden çekildiğinde neye uğradığımı şaşırdım sarp telefonu elimden almış ve sabit bir şekilde tutuyordu bu hareketine şaşırsamda teşekkür ederek rujumu sürdüm daha sonra yola çıktık yolda sürekli onunla uğraştım çocukluk yaptım bi ara Elçinle aramızdaki olayı sordu ama cevaplamadım daha sonra okula vardığımızda o üniversite bölümüne giderken bende lise kısmına gittim sınıfa girince arkadaşım badeyi gördüm yine uyuyordu her gün en az bir saat uyuyordu ama yinede ders notları asla düşmüyordu savcı olmayı planlıyordu ve eminimki kesin ve net bir şekilde çok başarılı olacaktı bense avukat olmak istiyordum tabi bir diğer isteğim sarpla sevgili olmak abimin arkadaşı olduğu için ailemim nasıl tepki vereceğini bilmiyorum bunları düşünerek 4 dersi geçirmiştim arada uyuyordum öğle arasında üniversite bölümüne giderek sarpa sevdiği kurabiyeyi götürecektim tam bahçedeyken sarpı gördüm onun yanına gidecekken yanındaki kişiyi görünce donup kaldım çünkü yanında kızıl çiyan vardı
Hızla onlara doğru ilerlediğimde sarp başta beni görmedi fakat beni gören kızıl çiyanın sarpa yaklaşıp sarılmasıyla ayaklarım yere çivilenmiş gibi hissettim biraz kendime gelince hızla arkamı dönerek koşmaya başladım gözlerimden yaşlar firar ediyordu sınıfa giderek sırama geçmeden önce badenin yanına giderek onu uyandırdım kafasını kaldırıp bana bakınca afalladı çünkü hala sessiz sessiz ağlıyordum beni hızla kenara çekip olan biteni nasıl olduğumu sordu herşeye teker teker cevap verip daha sonra ağlamaya devam ettim artık ağlamaktan başım ağrıyordu abimi arayıp beni almasını istedim direk okula gelip beni aldı alırkende badeye selam vermeyi unutmadı hızlıca abimin motoruna binerek gittik eve geldiğim gibi odama gittim ve iki saat ağladım en son privime hiç hikaye atmadığım aklıma gelip ağlarken fotoğraf çektim ve (sen ona aşıksın) şarkısını koyup paylaştım bir süre sonra mesaj gelmeye başladı hepside noldu niye ağlıyorsun tarzıydı ama bi mesaj çok dikkatimi çektiği için ona girdiğimde sarp olduğunu fark ettim lan ben onu ne ara privime aldım diye düşünürken liseye geçtiğim an aldığım aklıma geldi ne çok uzun en çok kısa bir mesajdı

'sarp'

"Neden ağlıyorsun şeker kokulu kim yüzünden söyle söylede geberteyim şerefsizi hem hesabında elli tane erkek var kaldır şunu"

Hızlıca okuyup bende yazmaya başladım

'Aylanınpriviaşkom'

"Hesabında kaç erkek olduğunada ne paylaştığımada ben karar veririm hem benim bir erkek yüzünden ağlamam seni neden bu kadar sinirlendiriyor sarp?"

Gönderdikten sonra bir şey daha ekledim

"abi"

--------------------

Evet herkese selam bu benim ilk kurgumun ilk bölümü sizi çok sıkmak istemediğim için kısa tutucam burayı bölümlerin bin kelimelik olmasını planladım haftanın birkaç günü gelicek yorumlarınızı bekliyorum öpüldünüz🩵

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.