9 Ağustos salı akşamüstü
Ayasofya
bir kağıt parçası eleme tuşu verdi duvardan dökülen sıvılardan bir başka parça daha düştü sandığımdan birkaç kez gözlerimi kırpıştırdım kağıdın o ince dokusunu hissedene kadar dolabın derinliklerinden çıkarmadım elime Saatlerdir odaklanmış bir halde çalıştığımız için artık Zihnim Durmuş Hareketlerim yavaşlamıştı plastik merdivene tutunduğum diğer elimden destek alarak kağıdı yüzlerce yıllık dolabın yüzlerce kilo ağırlığındaki ahşap kapısına yasladım Işık düzgün bir açıyla gelmediği için elimdekinin ne olduğunu tam seçemedim türbenin camından içeri Sızan akşam üstü güneşine doğru tuttum .yanılmamışım. yapılan restorasyonlarla eklenip biraz nem görünce dağılan sıvılardan değildi Ancak yalnız değildim Bu yüzden içgüdüsel olarak temkinli elden bırakamadım Mehmet ile birlikte 2 Selim türbesini dolap içlerini temizlemekle görevliydik Öğle yemeğinden beri Mola vermeden çalışıyorduk ilk önce Dolap içindeki eserlerin güvenliğini sağlamak amacıyla koyulan mührü açmış ardından kağıtlara sarılan objeleri bir bir Araplardan indirmiştik Ben laflarla ve dolaplarının temizliği ile ilgilenirken Mehmet eserleri inceliyor eskimiş ya da kirlenmiş kağıtları değiştiriyordu Ben elimdeki bezle rafları temizlemeye başlamadan önce bütün eserleri halıya Sağ Salim indirmiştik O yüzden elimdeki Kağıt eserleri koruyan kağıtların üzerine içinde ne olduğunu hatırlamak için yapıştırdığımız etiketlerden olmazdı Mehmet'e göz ucuyla baktım dizlerinin üzerinde halıya çökmüş objeleri yepyeni asitsiz kağıtlara yeniden sarmakla meşguldü asisiz kağıtlara sarma işi onun çok önemsediği bir prosedürdü işinin titizlikle yapardı zarar gelmesin diye objeleri kat kat kağıtlara sarardı bizim yaptıklarımızı ise önemsiz bulurdu O anda da tamamen odaklandığı belliydi acele etmem gerekiyordu birazdan hazırlanıp bakımını yaptığı eserleri raflara yeniden dizmem için bana getirecekti kendimi ona sırtımı verecek şekilde merdivenin tepesindeki konumladım ona belli etmeden elimdeki kağıdı Işığa doğru döndürdüm o kadar eskiydi ki gün ışığı ve hava ile temas eder etmez salınımını yaptığı hafif çürümüşlük kokusunu hemen aldım parmaklarımda kağıdın eski ve neredeyse parçalanmak üzere olan dokusunu hissettim üzerindeki deliklerin daha fazla büyümemesine dikkat ederek katlanmış kağıdı yavaşça açtım yer yer Çok hasar görmüştü ancak yıpranmayan kısımlarında bir takım kargacık burgacık şekiller vardı daha dikkatli baktığımda bunların iç içe gelmiş geometrik şekiller olduğunu gördüm şekillerin yanındaki boşluklara doğru birer Oka benzer çizgiler çekilmiş Bazı harfler yazılmıştır konumu hızlı değişen Ağustos güneşi görüşümü engelleyince kağıdı biraz daha kendime yaklaştırdım yazılar farklı bir alfabe ile yazılmıştı Dondum Kaldım ağzımdan bir Hayret nidası dökülmüş olacak ki Mehmet başını kaldırıp yukarı baktı ve kağıdı gördü

