İçeriğe geç

AY VE GÜNEŞİN GÖLGESİNDE

Bölüm 31 · 2 dk okuma

AY VE GÜNEŞİN GÖLGESİNDE

Bölüm 31

31. BÖLÜM: BİR DOKTORUN ŞEFKATİ VE SESSİZ NÖBET

Yaz, Gece’nin vücudunun alev alev yandığını fark ettiği an nöroloji doktoru olmanın verdiği refleksle hemen harekete geçti. Yüksek ateşin Gece’nin hassas sinir sistemini ve tremor rahatsızlığını tetikleyeceğini çok iyi biliyordu. Gece’yi kucağına alıp banyoya götürdü ve ılık suyun altına soktu. Su ikisinin de kıyafetlerini sırılsıklam etmişti.

​Gece’nin ateşini biraz düşürdükten sonra banyodan çıkardı. Gece bitkin haldeyken bu durumda kimseyi eve çağıramayacağını anlayan Yaz, mesleki ahlakı ve mahcubiyeti arasında kalarak mecburen Gece’nin ıslak kıyafetlerini değiştirmek zorunda kaldı. Yaz, derin bir utançla gözlerini kapalı tutmaya çalışarak, Gece’nin gardırobundan bulduğu en sıcak tutacak kalın eşofmanları ona giydirdi.

​Ardından hemen en yakın doktor arkadaşını arayıp Gece’nin mevcut tablosuna en hızlı etki edecek parenteral/oral ateş düşürücü kombinasyonunu sordu. Evin hemen yanındaki nöbetçi eczaneden ilaçları almak için hızla dışarı koştu.

​O sırada Gece, yüksek ateşin yarattığı halüsinasyonlar ve halsizlikle yataktan kayıp yere düştü. Gözlerini açacak dermanı yoktu ama emekleyerek yatağın köşesine tutundu ve kendini zorlukla yukarı çekti. Üzerindeki kıyafetlerin değiştiğini fark etti ama bunu düşünecek durumda değildi. İç güdüsel bir huzursuzlukla, kendi çabasıyla gardıroptan temiz iç giyim ve kıyafet alıp üzerini bir kez daha değiştirdi.

​Tam yatağa doğru birkaç adım atacakken ayağı tökezledi. Midesinde devasa bir kramp ve şiddetli bir bulantı hissetti. Aç karnına içtiği Dideral ve üzerine aldığı soğuk, mide özsuyunu yakmıştı. Kendini yerde sürükleyerek banyoya ulaşmaya çalıştı.

​O sırada elinde ilaçlarla eve dönen Yaz, Gece’nin yerdeki halini görünce dehşetle yanına koştu. Onu kollarından tutup kaldırdığı an Gece kriz halinde "Banyo!" diye bağırıp öğürmeye başladı. Midesi bomboş olduğu için sadece acı mide özsuyunu lavaboya bıraktı. Yaz onu düşmemesi için arkasından sımsıkı tutuyordu.

​Gece’nin yüzünü yıkayacak dermanı kalmamıştı. Yaz, kıyamayan elleriyle Gece’nin elini ve yüzünü yıkadı. Ardından lavabonun yanındaki makyaj temizleme pamuğuna temizleyiciyi döküp, Gece’nin yüzünde dünden kalan makyaj kalıntılarını narin hareketlerle tamamen temizledi.

​Gece’yi tekrar odada bırakmak istemeyen Yaz, üzerindeki ıslanmış ve kirlenmiş kıyafetleri kendisi de değiştirip Gece’yi kucağına aldı. Onu sürekli gözünün önünde tutabilmek için salondaki geniş kanepeyi açıp tertemiz bir yatak hazırladı ve Gece’yi oraya yatırdı.

​Mutfağa geçip Gece için sıcacık, hazmı kolay bir hazır çorba pişirdi. Gece’nin yanına oturup çorbayı kaşık kaşık kendi elleriyle içirdi. Boğazı enfeksiyondan sızlayan Gece, birkaç kaşıktan sonra "yeter" anlamında başını iki yana salladı. Peçeteyi alıp ağzını temizleyecek gücü bile yoktu; Yaz peçeteyi alıp narince Gece’nin dudaklarını sildi.

​Eczaneden aldığı ilaçları Gece’ye içirdikten sonra üzerini battaniyeyle sıkıca örttü. Gece, ilacın ve çorbanın verdiği sıcaklıkla derin, huzurlu bir uykuya daldı.

​Yaz ise dolaptan kendine kalın bir örtü alıp karşı kanepeye uzandı. Bir hekim ve bir adam olarak, sabaha kadar Gece’nin başında nöbet tuttu. Gecenin sessizliğinde eline bir kitap alıp okurken, Gece’nin düzenli nefes alıp verişlerini dinleyerek sabaha karşı o da uykuya kaydı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.