Selaaam
Başlamadan önce oy verirseniz çoook sevinirim:)
"Hepsini" siktir...
Lan bu benimi süzüyor
"Bu yaptığınız çok ayıp insanların özeli olabilir bir daha kapıyı çalmadan odama girmeyin lütfen, ayrıca insanları dinlemekte çok yanlış ve bir şey daha var."
Derin bir nefes aldım ve devam ettim
"Vücudumu süzmeyi bırakırsanız çok mutlu olurum"
Dememle hızla arkasını döndü
"p-pardon... Elbiseni giy ve bahçeye gel konuşmamız gerekiyor"
odadan çıktığı anda
"Noldu lan az önce"
gelen ses ile irkildim tabi ya telefon
"Kız Akşın cevap versene kimdi o yoksaa-"
Söyleyeceği şeyi anladığımda hemen sözünü kestim
"Yok öyle bir şey"
"Bir dakika o adam elbiseni giy mi dedi? Kız senin üstünde bir şey yokmu kız sevgili mi yaptın yoksa ama sevgilin olsa ben bilirdim ne oluyor lan orda"
"Bak hızlıca özet geçiyorum yorma beni, vücudumdaki morlukları kapatıyordum o sırada kapıyı çalmadan odama girdi ne yapayım.
Ayrıca sevgilim değil babamın iş arkadaşının oğlu, bir mesele daha var da... Ya off adam bekliyor yarın okuldan sonra bir kafeye gideriz orda anlatırım."
"Tamam tamam bekletme sen eniştemi"
bilerek enişte kelimesini bastırarak söyledi
"off Adaa sanada bir şey anlatılmıyor hadi kapatıyorum yarın okulda görüşürüz"
"Görüşürüz Juliet"
Telefonu kapattım ve işime geri döndüm.
Yarın bu konuya açıklık getirmezsem Ada dan çekeceğim var anlaşılan
Ee Akşın adamın yanına gidicek misin gerçekten.
Valla Eva ben bu akşamki dayaktan sonra bir dayak daha kaldıramam
Belki sana yardım eder
Eva bu dünyada kimse kimseye yardım etmez tabi çıkarı yoksa
İyi ne bok yiyorsan ye.
Hemen salona geçtim ve dışarıda beni bekleyen biri yokmuş gibi düşündüm diğer türlü gidip konuşma kararı alırdım çünkü
"Ee kızım bu sene sınavın var çalışıyormusun?"
"Evet Mehmet bey elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum."
Evet çünkü iyi ve Istanbul dan uzak bir üniversite kazanıp bu evden, ondan kurtulmam gerekiyor
"aferin kızım bu sınav çok önemli elinden geleni yap sen çok zorlama insansın sonuçta birde bey değil amca tamam mı kızım"
"tamam Mehmet amca"
Babandan bile daha iyi davranıyor sana
Siktir git Eva
Sen bilirsin... Prenses
Allah'ım sen bana sabır ver iyice delirdim bende ya iç sesimle konuşuyorum. Düşüncelerimi bölen çatık kaşlarıyla salona giren Arel oldu
Al sinirlendirdin küçük enişteyi
Sendemi Eva yazıklar olsun.
∆∆∆
Garip bir şekilde dün akşam Mehmet amcalar gittiğinde babam beni dövmedi aksine "hadi git uyu kızım yarın okul var" dedi
Ve bu beni çok mutlu etti çünkü babam bana ilk defa güzel bir cümle kurmuştu ama korkmuyor da değilim babam sonuçta her şey beklenir ondan.
Amma konuştun ha
ya sen bir susar mısın
Tamam be sustuk! Bak sana susadım espiriside yapmadım hadi barışalım
Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.
Bu ders ne zaman biticek yaa
Sus artık sus!
Zilin sesiyle hemen sınıftan çıktım ve Ada'nın sınıfına doğru ilerledim. Ada ile aynı okuldayız ama maalesef aynı sınıfta değiliz. Ada'nın sınıfına geldiğimde Ada sınıftan çıkıyordu.
"Ada" seslenmemle hemen kafasını bana çevirdi ve gülümsedi hızlı bir şekilde yanıma geldi.
"Selam Juliet " off bu konuya açıklık getirmezsem kırk yıl bu konuyu konusucak yaa
"Adaa"
" Julieeet"
"offf gel Ada gel şu kafeye gidelim de anlatayım sende kurtul bende"
"Aa neden öyle diyorsum ne yapıyorum canım ben"
"Tamam Ada, hadi Ada, gidelim şu kafeye artık"
Kafeye gittiğimizde herşeyi baştan sona anlattım ve tepkisi
"Ona ne zaman enişte diyebilirim?" oldu aslında şaşırmadım çünkü ben benim arkadaşımı tanıyorum.
"Ee sen anlat Ada Mert le nasıl gidiyor en son biraz kavgalıydınız sanki."
Dememle yüzü düştü
"Aramız nasıl bilmiyorum çünkü 2 gündür konuşmuyoruz ve en son aramız limoniydi"
"anladım" Ada ve Mert çok güzel bir çiftler birbirlerini seviyorlar ama ikide bir kavga ederler ve bu benim canımı sıkıyor çünkü Ada bu ilişkide çok yıpranıyor.
"Peki ne için kavga ettiniz ve bana neden anlatmıyorsun ben senin en yakının, kardeşin değilmiyim ben sana her şeyimi anlattım bugüne kadar senden ufacık bir şey bile saklamadım-"
"Çünkü senin zaten yeterince derdin var benim aptalca bir ilişkim için seni daha fazla yormak istemedim" artık ağlıyordu.
Büyük uğraşlar ile Ada'yı sakinleştirdikten sonra acıktığımız için bir restorana gittik. "Neden yemiyorsun Ada"
"şey ben diyete girdimde"
"yedim say, fazla üstüne gelmek istemiyorum o yüzden senin tam olarak her şeyi anlatman için bekliyor olacağım."
Dudakları iki yana kıvrıldı
"Teşekkür ederim, üstüme gelmediğin için ve hazır olduğumda her şeyi anlatıcağım senin dertlerin kadar büyük dertlerim olmasada-"
"Herkesin dertleri vardır Ada ve bu dertler büyük küçük diye ayrılmamalı bence."
"Haklısın"
Spagettimi yemeye devam ediyordum ki Arel'i gördüm. Karşı masada anladığım kadarıyla iş yemeği yiyorlardı.
Akşın ya bu adam seni görürse ve tekrar konuşmak isterse
Ağzını hayra aç Eva
bak zeki Akşın sana çok mantıklı bir şey söyleyeyim adama her şeyi anlat o sana yardım da edebilir etmese de bir şey kaybetmezsin
Galiba haklısın iç ses
"Heey nerelere daldın öyle ne düşünüyorsun eniştemi mi düşünüyorsun yoksa"
Sesimin yükselmesine engel olamadan ve gerizekalı olduğum için Arel'in burda olduğunu unuttum, açtım ağzımı yumdum gözümü.
"Evet! Onu düşünüyorum oldumu ama sandığın gibi değil beni öyle gördükten sonra birde seninle konuştuklarımızı duyduktan sonra benimle konuşmak istedi ama ben kaçtım. Çünkü anlatınca hayatımda hiç bir şey değişmeyecek bende boşa çaba göstermiş olacağım. Adam benim bu halime acıyacak ve öylede kalıcak kimse kimseye çıkarı olmadan yardım etmez anladın mı"
"Nereden biliyorsun yardım etmeyeceğimi?"
Gelen tanıdık ses ile gözlerim sonuna kadar açıldı. Kafamı sesin geldiği yere doğru çevirdiğimde bir çift yeşil göz ile karşılaştım.
Bakalım sana yardım edicek mi yoksa sana acıyarak bakıp g
idecek mi?
Yazım yanlışları olabilir bunun için sizden özür dilerim ilk deneyimim o yüzden çok sayıda hatalarım da olucaktır anlayışlı olursanız sevinirim:)

