Mehir'den.
Finale son 7 bölüm.
Biz, yani insanoğlu çözülmez bir varlıktı. Hele ki kadınları. Erkeklerin tek çözemeyeceği varlıklar olabilirdik. Buna Miran bile dahildi. Sonuçta erkekti yani.
Yatakta uzanmaktan bıkıp ayağa kalktım. Başım dönüyordu fakat aldırış etmeden merdivenlere ulaştım. Miran'ın yanına gitmek içindi bu hallerim.
Üç basamak inip olduğum yerde durdum. Başım dehşet verici bir şekilde dönüyordu. Bir adım daha attım ve ne olduğunu bilmedim. En sonra hissettiğim şiddetli bir şekilde yere çarpışım oldu. Ondan sonrası yoktu zaten bende. Koca karanlık.
Yazardan.
Bir çarpma sesiyle Miran koşarak merdivenlere yaklaştı. Yerde kanlar içinde yatan Mehir'i görünce şoka girmişti resmen. Hızla yanına koşup bir elini başına koyup diğer elini de yanağına koymuştu. "Mehir! Mehir aç gözlerini yavrum. Mehir uyan! Nolur uyan!" Elini kafasından çekince eline kan yayılmıştı.
Esas şok etki o değildi. Onu en çok şoka sokan Mehir'in bacaklarından, pijamasının ayaklarından sızan kandı! "Siktir! Siktir! Hassiktir! Sen hamile misin Mehir?!" diye korkuyla bağırdı. Dikkatlice kucağına alıp arabaya koştu. Tam gaz hastaneye sürdü arabanı.
Mehir'di o. Güclüydü. Herkese kan kustururdu, ama kendisine bir şey bile olmazdı. O çok güclü bir kızdı. Ama bebek için aynı şey söylenir miydi? Müammalıydı bu konu. O bir aylık bir bebekti. Annesine tutunmak isteyen bir bebekti. Ölüp, kalacağı belli bile değildi.
"Dayan Ay Parçası. Lütfen dayan. Geldik bak. Birazcık daha dayan!" dedi ve arabanı hastanenin önünde durdurup hızla indi. "Sedye!" diye bağırdı. "Hastanın nesi var?" dedi yanlarına gelen doktor. "Merdivenlerden düştü. Kanaması var." dedi ama hamile olduğunu söyleyemedi. Oda bilmiyordu ki zaten. Emin bile değildi.
Bir kaç saat sonra.
Doktor ameliyathaneden çıkıp Miran'a yaklaştı. "Hastanın nesi oluyorsunuz?" doktorun sorduğu soruyla kendini kaybetmeden, kocası olmadığına rağmen, "Eşiyim." demişti Miran. "Mehir hanımın durumu getirdiğiniz zamandan biraz daha iyi. Beyin kanaması yok. Her şey yolunda. Fakat..." dedi doktor ve durup bir kaç saniye Miran'ın tepkilerini ölçtü.
"Fakat ne doktor hanım?"
"Bildiğiniz üzere eşiniz hamile," Miran durup baka kaldı. "Merdivenlerden düştüğü için düşük riski var. Çok dikkatli olmanız gerek. Ve bebek bir aylık. Öğrenmek istediğim başka bir şey var." dedi doktor hanım ve yüzüne baktı Miran'ın.
"Eşiniz daha önce düşük yaptı mı?" diye sordu doktor hanım. Kafasını salladı Miran. "Evet, yaşadı. Bir kaç yıl önce. Bunu sorma sebebiniz nedir?" dedi Miran kendine gelerek. "Özel bir sebebi yok elbette. İkinci kez düşük yaşamaması için önlem almanız gerekiyor. Gerekmediği süreçte ayağa kalkmasın yataktan. Küçük adımdan atabilir. Fakat düşük riskini atlatana kadar dikkat etmeniz gerek. Bu süreçte cinsel ilişkiye bile girmemenizi öneririm. Bebeğin sağlığı için." dedi doktor hanım ve Miran'ı yalnız bıraktı.
"Hani hamile değildin, Mehir. Neden yaptığına anlam dahi veremiyorum ben artık. Neden, Mehir neden?!" Kendi kendine fısıldadı. Bir kaç saat sonra artık Miran, Mehir'in yanına girmiş baş ucunda oturmuştu. Bebeği düşünüyordu Miran. Acaba yine gider miydi? diye düşünmeden edemiyordu. "Miran?" Sesi kesik kesik gelmeye başlamıştı Mehir'in.
Mehir'den.
Gözlerimi açtığımda kafamda ve karnımda hissettiğim ağrıyla yüzümü buruşturdum. Gözlerimi ağrıtan kafamın üstünde beyaz bir ışık vardı. Yavaş yavaş kendime geldiğimde hastanede olduğumu gördüm. Kolumda serum, baş ucumda dalgın Miran vardı. "Miran?" diye seslendiğimde sesim çatallı çıkmıştı.
Kafasını anında bana çevirmiş endişeli gözlerle bana bakıyordu. "Ay parçası? İyi misin?" diye sordum. Halsiz ve yorgundu. Belliydi. "İyiyim." Sesim yavaş yavaş düzeliyordu.
"Neden burdayım? Merdivenlerden mi düştüm? Noldu ki bana?" dediğim an bir an bir şey söyledi. Şok oldum.
"Bir aylık hamilesin, Mehir." dedi ve oda sessizliğe boğuldu. Hamile mi? Hamile miydim? Nasıl yani ya? Ben hapları içiyordum ama. Bu nasıl oluyordu?
"neyim, ne?!" diye bağırdım bir an. "Hamilesin." Nasıl ya!? Dehşetle baktım yüzüne. "Ama... Ama bu imkansız bir şey! Miran ben hapları aksatmadan içiyordum yemin ederim." dediğimde gözlerini kapattı. "Sorun yok." dedi ve sustu fakat ben but an algılama yetimi kaybetmiştim.
"Bilerek yapmayacağımı biliyorsun za-" demiştim ki kendime geldiğimde gözlerini açtı. "Dur bir dakika. Ne dedin sen!?" Şokla baktım ona. "Sorun yok dedim Ay Parçası. Baba olmak en çok isteyeceğim şeylerden ikincisi." Kaşlarımı çattım.
Güldüm anlamsızca. "Birincisi ne?" Muzip bir bakışla bana bakıp konuştu. "Seni karım yapmak." Göz kırptı fakat gülmedi. Şu an ki halden memnun değildi yüz ifadelerinden çok ama çok belliydi. Bir kaç dakika yatakta oturur pozisyonda ona baktım. "Miran..." Tepki vermedi fakat kafasını kaldırıp bakışlarını üzerimde sabitledi.
"Bu nasıl olabilir? Ben doğum kontrol hapı içiyordum, hamile kalmam imkansız bir şey. Miran bu mümkün değil." dedim şaşkınlıkla. "İçtiğin haplar ilaç değilse imkansız değil." dedi yüz hatları gerilerek. Kaşlarımı çatıp ona baktım. "Nasıl yani?" dediğimde soruma cevap vermeyi es geçip hızla telefonundan bir numaraya tıklayıp kulağına yaklaştırdı.
Eniştemi aradığını soy ismini söylemesinden anlamıştım. Uzatmadan telefonu hoparlöre aldı. "Bozkurt," dedi ve konuşmasını, tepki göstermesini bekledi. "Umarım sabahın köründe beni uyandırmak için bir mazeretin vardır yoksa senin zihniyetini sikerim Miran!" En sonda bağırarak söylemişti. Kıkırtı çıktı dudaklarımdan.
"Boş yapma Bozkurt. Firdevs bir ilacın ne olup olmadığı kontrol edip öğrenebilir mi?" dedi Miran fakat sesi sert ve katıydı. "Ne için sorduğuna bağlı? Başın dertte değil mi?" Ne kadar da iyi tanıyordu arkadaşını eniştem. Bunu kim yapardı ki?
Derin bir nefes verip homurdandı Miran. "Asabımı bozma benim Bozkurt. Zaten yeterince bozuk!" dedi ve tuttuğu nefesini verdi. "Evet mi Hayır mı Bozkurt?" Sabrının sonuna geliyordu Miran ve bunu da çok belli ediyordu maalesef ki.
"Sik kafalı herif benim karım doktor ya hani neyi soruyorsun acaba?! Tabiki de bilebilir." Göz devirdi Miran. "Sana bir fotoğraf yollayacağım. Acil bana gerekli. İlacın doğum kontrol hapı olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Hemde hemen!" Agresifliği ve asabiliği üzerindeydi yine.
Telefonu yüzüne kapattı. Bir kaç dakika bakışları benim yüzümde ve arada da karnıma gidip geliyordu. Ne düşünüyordu bilmek çok isterdim. Sorsaydım bile söylemezdi.
Gördüğüm en ketum, en kinci, en agresif, en sinirli eniçtemden bile sinirli bir müstakbel eşe sahiptim. Gel baş edebilirsen et şimdi. Zordu yani. Biraz sonra telefonu çaldı. Telefonu yine hoparlördeydi. Konuşan ablam Firdevs'ti.
"Merhaba çocuklar. Eminim ki beni Mehir de dinliyordur. Bunun bir önemi yok. Gelelim esas konuya. Söylemem gerek ki bu doğum kontrol hapı ile karıştırılacak derecede çok benzer olan Femibion vitamini. Kadınlar çoğu zaman bunu hamilelik öncesi ve sonrası için multivitamin olarak kullanır. Yani demem o ki bu doğum kontrol hapı değil." dedi ablam ve sustu.
Kafasını salladı Miran. "Sağ olasın yenge." Telefonu yüzüne kapatıp cebine attı.
"Yani ben onca zamandır sadece vitamin mi içiyorum?!" diyerek sinirlenen bu sefer bendim. Kafasını salladı. Durgun, sinirli, oldukça düşünceli ve onu sadece ama sadece benim gözümde çekici bulan yanıda da sinirli haliydi. Muhteşem ötesiydi yani.
"Kim yaptı dersin?" Yüzüne baktım sinirle. Kafasını kaldırıp alev saçan gözlerle bana baktı.
"Neden yaptı bilmiyorum ama... Kimin yaptığını çok iyi biliyorum." dedi ve sessizliğe gömüldü bir an. Daha sonra tekrardan konuştu. Ayağa kalkıp gideceği esnada en nefret ettiği iki kelimeden bir diğerini söyledi.
"Babam!"
Merhaba arkadaşlar nasılsınız bakayım? Umarım beğenirsiniz bölümü.
Hamilelik olayını kimler bekliyordu?
Şu an +18 bölüm gelmeyecek çünkü bebeğin riski var. Belki bebek ölür, kim bilir? 😁🤷🏻♀️
Beni biliyorsunuz bir anda kaos ortamı yaratmayı çok seviyorum. Yazım hataları olabilir kusuruma bakmayın şimdiden. Umarım bölümü beğenirsiniz.
Peki ya bebekleri doğsa eğer sizce cinsiyet ne olur? Çok heveslenmeyin derim. Sonuçta ben yazıyorum her şeyi yaparım onlara. Hamilelik akılda yoktu.
Kim derdi ki ben Mehir'i hamile olarak yazacağım. Yani sonuç olarak oldu. Gelişi güzel bölüm kendiliğinden ben yazsam bile kendiliğinden ilerliyor.
Ve evet finale son 7 bölüm kaldı. Tamam çok az bölüm fakat bu diya doya kaos, entrika, şiddet, çatışma, ölüm falan yazmayacağım anlamına gelmez. Yine ve yeniden söylüyorum benden her şeyi ama her şeyi bekleyin canlarım. Sonuçta katum ve çatlak birisiyim.
🌷🎶
