İçeriğe geç

Ay Parça'm | Yarı Texting

Bölüm 20 · 6 dk okuma

Ay Parça'm | Yarı Texting

Bölüm 20

1.9 / SEZON FİNALİ.

Mehir'den.

"Teyzeee!"diye bağıran Mine'nin paytak paytak yürüyerek üzerime geldiğini gördüm. Gün geçtikçe daha da büyüyordu. Çok tatlıydı. Tam ısırmalık, sarılmalık.

Telefonuma art arda mesajlar geliyordu ama takmıyordum. Umursamadan ablamın yanına Mine ile birlikte mutfağa geçtim. "Biyon mu ben keydim yemek yiyo teyze."diye heyecanla yaptıklarını, yapa bildiklerini bana anlatmaya başladı Mine. İki yaşına girmiş neredeyse üç olacaktı.

"Enişte evde yok mu?"diye sorduğumda durgundu. Duymamıştı galiba. "Abla?"diye bir kez daha seslendim ama yine duymadı. "Abla!"diye sesimi yükselttiğimde korkuyla arkasına dönüp bize baktı. "Noldu?"diye endişeliydi.

"Bir şey olmadı. Çok dalgınsın bir şey mi oldu? Bir şeyin mi var? Eniştem evde mi diye sordum ona bile yanıt vermedin. Neyin var?"dediğimde telefonum hala cebimde titriyordu. "Yorgunum, yok birşeyim. İyiyim."dediğinde Mine araya girdi. "Baba göyeve gitti."diye bir diğer soruma cevap verdi.

"Gerçekten bir şeyin yok değil mi abla? İyisin değil mi? Varsa ve söylemiyorsan vallaha konuşmam senle. Kinciyim biliyorsun. Bir şey varsa şimdi söyle uzatma." Kafasını iki yana salladı. Hayırlısı. Çıkardı yakında kokusu.

"Miyan amca neyede?"diye sordu Mine. Omzumu kaldırıp indirdim. Ne hali varsa görsün diyecektim ama sabaha kadar uykusuz kalıp başımda beklemişti. Birşey olur diye endişelenmişti. Yıllar sonra ilk kez saçlarıma dokunuyordu. Ama ben umursamadım. Onun yüzünü görmek isterdim. Duygularını bilmek isterdim.

Ayağa kalktım. Mine'ye yaklaşıp yanaklarından öptüm. "Ben çıkıyorum. Eve uğrayacağım. Anne ve babamı da görürüm hem."dediğimde ablama yaklaşıp sımsıkı sarıldım. "Dikkat et. Bu gün içimde çok garip bir sıkıntı var. Bilmiyorum neden ama dikkat ablam olur mu?"dediğinde ne ola bilir ki diye düşündüm. "Sizde dikkat edin. Birşey gerekirse haber et bana."dedim ve yanlarından ayrıldım.

Titreyen telefonum hala durmamıştı. "Sikeceğim senin gibi telefonu ha! Bir dur artık!"diye kapatacaktım ki arayanın Miran olduğunu görünce duraksadım ve kaşlarım çatıldı.

Merdivenleri inerken telefonu cevapladım. "Ablamdayım. Yeni çıktım. Noldu, ne bu durmadan arama-"diyecektim ki bağıran sesini duydum. "Olduğun yerde kal ve hiç bir yere kaybolma!" Kaşlarım daha da çatıldı. "Nedenmiş o?!"diye ters konuştum. "Bir kez olsun beni dinle! Bir kez olsun burnunun dikine gitme! Bekle geliyorum. 5 dakikaya orda olurum."dediğinde telefonu kapattı bende telefonu elimde tutarak dışarı çıktım.

Bir adım atacaktım ki göğüs kafesinde hissettiğim şiddetli acıyla ve uğultuyla dizlerimin üzerine düştüm. Gözlerim bulanıklaştı. "Mehir!"diye bağıran Miran'ı duydum ve kafamın yere çarpmasıyla gözlerim karardı. Sonrası yoktu.

Yazardan.

Firdevs elindeki tabağı kızı Mine'nin önüne koyacağı an göğüs kafesine şiddetli bir ağrı girdi. Dudaklarından çıkan küçük inlemeni durduramadı. Eli gevşedi ve tabak yere düşerek paramparça oldu. Mine çok korkmuştu. Masaya tutundu Firdevs.

"Anne! İyi misin?"diye sordu Mine. Kendine gelmeye çalıştı Firdevs. "İyiyim bebeğim, iyiyim. Ayağım takıldı."diye yalan söyledi. Cebinden telefonu çıkarıp Mehir'i aradı. Cevap vermedi. Bir kaç kez daha aradı açmadı. Miran'ı aradı. Açmadı. Korkuyordu.

.....

"Mehir! Aç gözlerini Mehir!"diye bağırdı Miran ama nafile. "İkinci kez izin vermem hayır!"diye kucakladığı gibi arabaya bindirdi Mehir'i ve son surat en yakın hastaneye ulaştı. Arabadan inip Mehir'i kucakladığı gibi hastaneye girdi.

"Sedye!"diye bağırdı. Defne koşarak yanlarına geldi. Mehir'i kanlar içinde görünce küçük çaplı şok geçirdi. "Yengemin haberi var mı?!"diye sesini yükseltti Defne. "Yok. Hiç birinin haberi yok."dediğinde Defne konuşmaya başladı.

"Nesi var nasıl oldu?"dediğinde Defne, Miran kaşlarını çatıp sinirlendi. "Kızım kör müsün kurşun yarası işte neyi soruyorsun."

"Kan kaybediyor acil ameliyata alınması gerek. Ameliyatı hazırlayın!"diye bağırdı Defne. "Pelin!"diye birini çağırdı. "Beyin cerrahı, Kalp cerrahı ve genel cerrahı ameliyata çağırın hemen!"dediğinde iliklerine kadar ürperdi Miran. Hali bu kadar vahim miydi yani?

Ya benim yüzümden bir şey olursa ona? Ona bir şey olmasına dayanamazdım.

Saatler sonra.

Firdevs'in aceleyle hastaneye girmesiyle Miran durduğu yerde dikleşti. Esas şimdi kalbi kırılacaktı Miran'ın. Şimdi kuruyacaktı yeşeren her bir umudu.

Firdevs'in sakin olması ve kalması için Bolat bile yanındaydı ama Firdevs katı olmakta kararlıydı. Yanına yaklaştı Miran'ın. Miran, "Ne söyleyecekse hak ediyorum." diye geçirdi içinden.

Tam bu sırada Defne ameliyathaneden çıkmış durumu bildirmişti. "Hayatı tehlikesi var daha. Başını sert çarpmış. Birde yaralanma kalbin yanından bu yüzden her türlü hayatı riskli. Her ihtimale hazırlayın kendinizi."diye üzgünce açıklama yaptı Defne. Derin nefes verdi ve Firdevs'in kolunu sıvazlayıp gitti.

Gözü döndü Firdevs'in. Yakasına yapıştı Miran'ın. "Hepsi senin yüzünden!"diye bağırdı ve yıllık birikimini yüzüne küstü.

Avuç içleriyle omuzlarına vurdu sertçe. "Hepsi senin yüzünden! Sen benim kardeşimin hayatına girdiğinden beri dert başından eksik olmadı. Sensiz daha mutluydu! O sensiz daha mutlu ve huzurlu!"dedi ve Bolat Firdevs'i geri çekmeye yeltendiğinde Miran elini kaldırıp durdurdu.

Bu bir işaretti. "Bırak. Dokunma. Ne söylerse, ne yaparsa haklı ve hakkı. Şu an Mehir'in içeride o halde yatmasının bir tek sebebi var oda benim. Tek suçlusu benim. O yüzden dokunma."diye uyardı.

"Def ol git hayatımızdan! Benim kardeşimin sana ihtiyacı yok! Sensiz daha mutlu! Onu sevip sevmemen umurumda değil. Eğer benim kardeşim o ameliyattan zarar görmeden çıkamazsa sana bu dünyada ömrünün sonuna kadar yaşadığın yıllarda hayatı sana zindan ederim!"diye bağırdı Firdevs.

"Tamam sakin ol biraz "diye kolundan tutup kendine çekti Firdevs'i Bolat. Kollarını beline sardı Firdevs ve yanaklarından süzülen yaşlara engel olamadı. Bedeni hafifledi. Gözleri karardı. Kolları gevşedi. "İyi misin?"diye sordu Bolat. Cevap vermedi Firdevs. Kucağına düşüverdi.

"Firdevs! Biri buraya baksın hemen!"diye bağırdı Bolat ve hızla Firdevs'i kucağına aldı. Odaya alınıp serum takılmıştı. Bedeni yorgun düşmüştü. Ve bir sürpriz daha vardı ama daha hiç birinin haberi olmayacaktı...

Saatle sonra.

Bolat Miran'ın yanına gelmiş omzuna kardeşi gibi vurmuştu. "Dert etme. Sinirli olduğu için öyle söyledi biliyorsun. Ben daha çok tepki verir sanıyordum. Silahla falan. Bu az tepki verişi."diye hafifçe güldü Bolat. Kafasını salladı Miran. "Beklediğim bir şeydi. Şaşırmamıştım. Biliyordum böyle birşey olacağını. Ama böyle söyleyeceğini ve böyle düşündüğünü bilmiyordum.."diye başı önüne düştü.

"Takıntı mı sence?"diye sordu Miran. "Neden böyle düşünüyorsun?"diye sorusuna soruyla yanıt verdi Bolat. "Görmüyor musun olum halimizi? Sence ondan gidemeyişim, onda kalışım, başkasıyla olamayışım bu yüzden mi?"diye sordu. "Cık, sanmam. Çok sevdiğinden. Çok bağlandığından."

"Benden sana bir kardeş tavsiyesi Alphan."dedi ve durdu Bolat. Dinliyorum der gibi başını salladı. "Sen sen ol hiç bir zaman ne Firdevs'in, nede Mehir'in nefretini kazan."dedi ve devam etti. "Seviyorsan bırakma. İstemese bile bırakma. Eninde sonunda geri gelir ve döner." Kafasını salladı Miran.

"Peki ya sevmiyorsa?"

"Seviyor."

"Nereden biliyorsun?"

"Biliyorum."

Kafasını salladı öylece Miran.

"Ne demiş Sabahattin Ali;

Bir bakışın manası var,

Binbir kitabın yazısında."dediğinde Miran devamını söyledi ve bu Bolatı şaşırttı. Beklemiyordu çünkü. "Sana olan sevgim saklı,

En tenha yıldızda."

"Seviyor. Çünkü sana bakınca gözlerinde olan parlayan yıldızı gördüm. O yüzden onu kırarsan senin kafanı patlatırım hiç çekinmem. Canı yanarsa seni kör alevde yakmaktan çekinmem. Haberin olsun Alphan."dediğinde kafasını salladı Miran.

"Eyvallah Bozkurt."dedi ve böylece saatler gelip geçti. Mehir hala yoğum bakımda kaldı. Firdevs hala serum takılı yorgun düşmüş bedeniyle yatıyordu.

Miran bir karar almıştı. Ne olursa olsun sevdiğinden vazgeçmeyecekti. Her şeye rağmen kalbini kazanmaya çalışacaktı. Ve yapacaktı da. Sonuna kadar devam edecekti...

......

Gelecek bölüm görüşürüz. Umarım beğenirsiniz.

uzun zamandır bölüm gelmiyor çünkü vaktim gerçekten olmuyor. Vakit buldukça yazıyorum işte.

Umarım beni anlarsınız. Ocak - Şubat ayında görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

iyi geceler ve iyi uykular canlarım. Bende uyumaya kaçar. 🖤🍷

🖤 🍷 🦋

Bölüm sonu

1 yorum