Güneş tenime değiyor, uyanmamı istiyordu. Kuş sesleri odanın içinde yankılanıyordu. Sıcacık yatağımdan hiç çıkmak istemiyordum. Her şey çok güzeldi , kapı sesini duyana kadar. Birisi bana sesleniyordu. Bu bay Simon'du.
Yastık ile kulaklarımı kapatsam bile sesi kulağımdan asla gitmiyordu.
Bay Simon" Küçük hanım, uyandınız mı ? " .
Aynı sözü tekrar ediyordu bir papağan gibi. Ve bu biraz sinir bozucu. Yatağıma oturdum ve içeri gelmesini söyledim. Bay Simon içeri girdiği anda kocaman gözlerini açarak bana baktı ve şaşkındı.
Bay Simon" Efendim bu haliniz..."
Prenses Lara" Ne olmuş?"
Bay Simon" ..... Efendim bugün büyük bir gün. Hazırlanmanız için kraliçe emir verdi. O yüzden birazdan sizi hazırlamak için bir ekip gelicek. "
Eveet, bugün o gün. Nasıl unutabilirim. Bugün tüm diyarlardan kraliyet aileleri buraya gelicek. Babam ve annem için çok önemli. Ben bu tarz şeyleri sevmiyorum. Ama bir prensesim. Bay Simon'u gönderdikten sonra hazırlanmaya başladım. Ve tekrar kapım çaldı. Gelenler beni hazırlamak için gelen ekipti. Benim rahat olmamı ve en iyisini yapacaklarını söylediler. Kahvaltı yapmak için aşağı inmeye vaktim yoktu. O yüzden odada yeme kararı aldım. Ben karnımı doyururken bir taraftan saçım hazırlanıyor, diğer tarafta ne giyeceğime karar veriliyordu. Yeşil bir elbise seçtim. Çünkü en sevdiğim renkti. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra hazırlanmış bir şekilde aşağı inmeyi bekliyordum. O anda içeri annem girdi. Annem o kadar güzeldiki gözlerimi ondan alamıyordum. Sarı elbisesi ve dalgalı, kumral saçı , etrafa yayılan kokusu... Gerçekten mükemmel bir kadın.
Annem" Çok güzel olmuşsun. Yeşil renk sana çok yakışıyor. Misafirler de birazdan burada olur. Seninle bir şey konuşmak için geldim tatlım. Gelen misafirlerin önemli kişiler olduğunu biliyorsun. O yüzden bir aksilik olsun istemiyorum. Bana bu konuda yardımcı olmanı istiyorum."
Prenses Lara" Elbette kraliçem. "
Odadan annem ile beraber çıktım ve annem babamın yanına giderken ben dışarı çıktım. Tüm askerler hazır bir şekilde şatonun etrafını korumaya geçmişti. Güneş gözlerimi alıyordu. İçeri geçip anne ve babamın yanına gittim. Babam beni gördüğü anda gözlerini büyüterek bana yaklaştı ve:
Babam" Küçük kızım , sen... sen . Gerçekten çok güzel olmuşsun. Umarım bir prens başına bela olmaz . "
Prenses Lara" Babaaa, ben bir prens istemiyorum. Tek başıma yapabilirim. Ben güçlü bir prensesim. Çünkü beni siz yetiştirdiniz."
Babam" Senden umutluyum sevgili kızım. Zekisin, yeteneklisin, savaşçısın... Ve tatlım asla unutma biz her zaman yanındayız." Dedi babam. Ve alnından öptü.
Sevgilerini her zaman hissediyordum.
.
.
.
.
.
.
.
Akşam olmuş misafirler gelmeye başlamıştı. Salon ,konuşma sesleri ile yankılanıyordu. Gerçekten çok kalabalıktı. Ve bir çok prens ve prenses gelmişti. Aralarından birkaç kişiyi tanıyordum ama tanımadığı kişiler de vardı. Özellikle bir prens. Onu ilk defa görüyordum. Simsiyah giyinmişti. Çok fazla kişi ile konuşmuyordu ama bakışlarını hissedebiliyordum. Bu çok ürkütücü. Kimi kız için belki heyecan verici ama benim için korkutucu.
Müzik sesi ile herkes dans etmeye başladı. Prens ve prensesler, kral ve kraliçeler. Sonra bir anda arkamda bir ses duydum . Ses beni korkutmuştu:
(????)" Güzel prenses bu dansta bana eşlik eder misiniz?"
Arkamı döndüğümde gördüğüm an bir adım geri gittim. Bu o kişiydi.
Acaba kaçabilir miyim?????????????
Prenses Lara'nın elbisesi💚💚💚
