İçeriğe geç

ay ışığı altında

Bölüm 1 · 5 dk okuma

ay ışığı altında

Bölüm 1

DÜŞÜNCELERDE KAYBOLURKEN

Yağmur atıştırmaya başlamıştı. Balkonda kahvemi içip bir şeyler okumaya başladığımda. Şimdi kahvem buz gibi kitabım bitmiş, yağmur sağanağa dönmüştü. Masayı topladım, içeri geçtim. Her yer fazla sessizdi zihnimin aksine. Haftaya yapılacak seçmeler, biten kitabın sonu istediğim gibi olmadı ona yeni sonlar, yaklaşan sınavlar ve ben seçmelere kafayı takmışken hiç çalışamadım. Derin bir iç çektim. Geçtim televizyondan rastgele bir kanal açtım. Güzel bir duş aldım. Beyaz cropumla siyah pantolonumu giydim çantama kâğıt kalem aldım. Etrafı şöyle böyle topladım. Çıkmaya hazırdım. Şemsiyemi aldım, yağmurda dolaşmak iyi gelirdi her zaman.

Sokakta öylesine yürümeye başladım. Hafiften rüzgâr esiyordu, saçlarım uçuştu. Şehrin sesi kısılmış gibiydi. Arada yanımdan arabalar geçip gidiyordu nereye ve niye gittiğimin bi sebebi yoktu ayaklarım ezberledikleri yolda yürüyüp gidiyordu. Vee ortamı bozan telefon kim niye arıyor ki bu saatte. Az kafamı toplasam ne olur sanki. Sustu ve yeniden çalmaya başladı. Aras’mış alt tarafı iki gündür konuşmuyoruz ne olmuş olabilir ki.’’Alo’’ ‘’uyandırdım mı?’’ ‘’hayır, sokakta geziniyordum. Ne oldu?’’ ‘’ Bu saatte. Ne yapıyorsun ki, nere?’’ ‘’öyle yağmurda gezineyim dedim hem bu saatte denebilecek kadar geçse niye arıyorsun ?’’ ‘’uyumadıysan motorla dolaşacaktık sen de gel diyecektim ama sen bizden erken çıkmışsın. Yinede gelmek istersen konum at gelip alırım seni.’’ ‘’tamam, Yakamoz kafenin ora gel. Ben biraz daha yürüyeceğim de. Rahatlatıyor. Görüşürüz’’ Kapatıp çantama geri koydum. Niye olur diyorsam ki. Ecenin fikridir kesin bu. Kendisi ya oyun oynar yâda sadece kendi gider barın birinde kendini dağıtır sonrada Emregil gidip onu bulur eve getirirdi.

15 20 dakika daha yürüdüğümde dediğim yerdeydim. Onu beklerken açtım bir şarkı dinledim. Bankın birinde gecenin akışına baktım sıkıcı düzenli sıradan giden yaşantımda hiçbir ek olay olmuyordu.

Bu da fazlasıyla sıkıcı ve yorucu oluyordu. Bi motor yanımda kayarak durdu.’’ Gece hadi gidelim diğerleri bekliyor’’ ‘’nere gidicez ve kimler bekliyor?’’ Yanıma geldi ama kokusu ondan önce bana ulaştı. ‘’Nere mi? bunu umursamazsın demişti Ece sürpriz olsun bu. Kiminleye gelecek olursak bizimkilerden uyanık olanlar ve seninkiler. Sen sormadan söyleyim evet Ece istedi. Gelmeme ihtimalin daha yüksekmiş ama sen ara sor gelir dedi. Dediğim gibi sen zaten bizden önce çıkmışsın evden, o zaman da gelme ihtimalin kesinleşti.’’ Evet, anlamında kafamı salladım. ‘’ gideceksek hadi.’’ Motorun ora gittim.

Peşimden geldi. ‘’sen sürmek ister misin? Bildiğini de söylemişti ‘’ ‘’ şu an olmaz. Belki sonra ‘’ imkânsız desen ‘’ güldüm kaksı bana uzattı bir şey demeden aldım taktım. ‘’ çok hızlı sürme’’ güldü. Arkasına bindim. Koltuğun kenarına tutundum. Bana baktı sonra önüne döndü ve sürmeye başladı. Başta normal gidiyordu. Sonra hızlanmaya başladı. Düşecek gibi olunca ona sarıldım. Kesinlikle ben istemeden oldu bu. Mecburi yani.’’nere gidiyoruz’’

‘’nere istersek oraya gideriz. Sen nere gitmek istiyorsun’’ hiçbir yere. Kaybolabileceğimiz bir yere demek geçti içimden. Yinede sorusuna cevap vermedim. İstediği gibi gitmeyecekti anlaşılan. Planlanan yere doğru sürmeye başladı biraz daha gidince durdu. Yine içmeye gelmişti anlaşılan. Unutmuştu nere gitmemiz gerektiğini, güldüm. Telefonunu çıkardı bir şeyler yazdı birine. ‘’içerdelermiş’’ bir kere kabul ettik madem dedim kendi kendime. O ece’yi bulayım ben bir ilk cümlesi ‘kafan dağılsın diye yani’ olur veya o manaya denk gelen başka bir cümle. Kenardaki masaların birinde duruyorlardı. Yanlarına doğru gittik. Tek kelime konuşmak istemiyordum. Belki de biraz içsem iyi gelirdi.

Şu an bu ortamın kafasına uymam gerektiğini biliyordum ama sürekli değişen düşüncelerime uyum sağlamakta zorlanıyordum. Biraz daha kalır sonra giderim diye düşündüm. Ama o biraz ne kadardı işte onu bilmiyordum. Arada bir Eceyle piste çıkıyor dans edip geri yerimize geliyorduk. Boşalan her kadehte zihnim biraz daha bulanıyordu. Zamanın nasıl akıp gittiğini anlamıyordum. Çalan şarkının sesi her saniye daha da yükseliyordu. Ben birbirine dolanan adımlarla masamıza geçtim. Çantamdan telefonumu çıkardım saat dört buçuktu. Hazırlanmam gereken sınavlar ve bir oyun vardı.’’Aras artık gidelim mi?’’ ‘’ daha erken değil mi? biraz daha kalmak istersin diye düşünüyordum.’’ ‘’Hayır, gidelim’’ sonrası hayal meyal gördüklerimden ibaret. Dışarı doğru yürümeye başladık. Motorun ora doğru gidecektim ki kolumdaki eli durdurdu. ‘’Şuradaki abraya geçicez bu halde motorda durabileceğini sanmıyorum.’’ Bir şey demeden dediği arabanın ora geçtik. Benim yan koltuğa oturmamı sağladıktan sonra kendi tarafına geçti.’’eve gidiyoruz değil mi? Ecenin geleceğini pek sanmıyorum ama.’’ ‘’ Eve Aras ister gelsin ister gelmesin bilmiyorum. Uykum var sadece.’’

Radyodan gelen kısık melodi ve yağmur damlalarının cama vuruş sesi beni uykunun kollarına daha çok çekiyordu. ‘’Günaydın uykucu’’ hangi ara sabah olmuştu ve uykucu olacak kadar uyumuştum. Hem kim beni uyandırdı. Gözlerimi araladım Ece tepemde dikilmiş bana bakıyordu. Komodinin üstündeki saate baktım öğleden sonra iki buçuğu gösteriyordu. En son Aras beni eve getiriyordu Sonrası yok. Telefona uzandım 5 cevapsız çağrı 20 mesaj bu saate normal dedi. Ece'nin yanımdaki varlığı yokmuş gibi davranıyordum. Yanıma oturdu. Kızlardan mesajlar boş ver aramalar ikikez Ece aramış normal Yasemin ve Selin'de aramış ama Aras neden ki. Kendi kendime omuz silktim. Geri bıraktım kendimi yatağa.''kalksana'' '' Sen nasıl uyandın? Benim daha uykum var. Beni uyanmadım say da sen git ben uyuyayım noluur'' ''Senin kadar içmediğim için olabilir mesela. Geç bir duş al kendine gel. Sonrada şu çok taktığın seçmelere çalışalım. Zaten seçileceğine eminimde neyse'' '' nasıl emin oluyorsun hem de o 'e' neden gereğinden fazla uzadı?'' Güldü. '' hadi ama git duş alda çalışalım ama başka bir yer de olacağız bu sefer ona göre hazırlan'' odadan çıktı. Soğuk bir duş aldım. Siyah bir elbise giydim saçlarımı dağınık topuz yaptım hafif bir makyajla tamamladım görünüşümü. Beyaz çantamı aldım. Salona ece'nin yanına geçtim.

‘’Kahve içer miyiz?’’ ‘’ olur’’ kanepeye kendimi attım. Oyunu kafamda tekrar ettim. Sanki sadece seçmeler için fazla sahneliydi ama yinede yapardım tek yorucu kısmı tüm perdelerde oynuyor olmamadı. Katilin saplantılı olduğu kızdım.Acaba onu kim oynayacaktı? Umarım bu kadar çalışmamı bozacak bir partnerim olmazdı. Çıkış olarak değerlendirdiğim kapının suratıma çarpılmasını istemiyordum. Ece elinde kahvelerle yanıma oturdu. ‘’nerde çalışacağız peki bu sefer?’’ ‘’gidince öğrenirsin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.