İçeriğe geç

Ay Işığı

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Ay Işığı

Bölüm 2

1.Bölüm

Gitmeniz gereken yerde kaldıysanız,yenilmeye kucak açın.

₰

.............................................................................................................

Elimdeki cam çerçevedeki fotoğrafa uzunca baktım.İki çift gülümseme.İçimdeki her duygu gözlerime istila ettiğinde yanaklarımdan sadece bir damla yaş süzüldü.

İnsanoğlu hiç bir şeyi elinin tersiyle bir anda itemezdi.

Yarım bırakılmış umudunu elinin tersiyle itebilir miydi?Duyduğu sözlerin,gördüğü gidişlerin açtığı yarayı hangi merhem iyileştirirdi?.Döktüğü göz yaşları yüzüne izler bırakmışken tekrar gülümser miydi?

Ben yapamazdım.Yüreğimde yara bırakan birinin puslu gidişini gömemezdim bir toprağa.Özlerdim.Ondan kalan tek şey gidişiyse,özlerdim.

Yıllar öncesine kadar.Yıllar önce genç bir kızdım.Yaşadıklarım taze ve ağırdı.Önce annem vefat etmiş,babam ise annemin vefatından sonra karanlık işlere bulaşmış ve çekip gitmişti.Uzaktan uzağa bize babalık yapmaya çalışan babamın ölüm haberi tez gelmişti.Acıydı,yakmıştı.Abimle yaşadığımız onca acıdan sonra bir hayat kurmayı başarmıştık.Yara almıştık ama ölmemiştik.Geldiğimiz bu şehirde yabancıydık her zerresine.Beni yanlız bırakmamak için hayellerinden vazgeçmiş abim,bir yandan da gözlerimin önünde yitip tükenen onu sessiz sedasız izlemek zorunda kalan ben savrulup gidiyorduk.

Hayatımızı kurmuştuk Bursa'da.Abim yirmi sekizine merdiven dayamış,ben ise yirmi beşlerimin başlarındaydım.Hayat sizi hep oradan oraya savuracaktı ama siz tekrar kalkacaktınız.Çünkü yaşıyordunuz.Yaşamak bize bazen eziyet geliyordu.Omuzları çökmüş,çalışmaktan derbeder olmuş abimi gördüğüm her an yaşamak bana eziyet geliyordu.Geçmişte yaşadığımız her şey hafızamıza kazınmıştı.Serap olup uçmamıştı acılarımız.Hayatımıza devam ediyorduk,gülebiliyorduk,hayata gözlerimizi ışıldarken açabiliyorduk.Belki sahte,belki gerçek ama yapabiliyorduk.

Düzenimizi kurduktan sonra abimi hayellerini gerçekleştirmesi için desteklemiştim.Bunu yapmak zordu,çünkü abimin tek bir hayali vardı.Vatanı ve milleti uğruna düşmana karşı savaşmaktı.

Küçükken hep hayalini kurardık,abime kağıttan sahte rütbeler çizerdik.Yakasına takar,komutanlık taslardı bana.Yan komşunun oğlu Asteğmendi.Ondan öğrendiği bilgileri gelip bana anlatırdı heyecanla.Öyle isterdi ki,çizdiğimiz rütbeleri gece yastığının altına koyar öyle dalardı uykuya.

Hayalini zorda olsa gerçekleştirmişti.Karan Bora Alacahan bir yüzbaşı olmuştu.Abim bir timin komutanıydı ve eve ne zaman geleceği belli olmazdı.Görev aldığı Şırnak'tan belki bir yıl,belkide iki yıl süreyle dönmezdi.Bana her gün ulaşmaya çalışırdı fakat şartlar bazen buna ayak uydurmazdı.Bursa'da bir köy okulunda gönüllü öğretmendim.Öğretmenlik yaptığım bu köyden bir saatlik mesafe arayla yaşadığım ev iki katlı müstakil bir evdi.Yanlız yaşamaktan çok,abimin özlemiyle yanıp tutuşuyordum.

Şimdi ise yapmam gereken

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.