İçeriğe geç

Ay Işığı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Ay Işığı

Bölüm 1

Ay Tutulması-1.Bölüm

Ezra,19 yaşında oyun oynamaya bağımlı bir kızdı. Dikkat dağınıklığı yüzünden sıkça çevresinden kabul göremeyip aşağılanırdı; o, “sorunlu çocuklardandı”, bilirsiniz... Zamanla kendini eve daha çok kapatmaya başladı ve şimdi sonunda tamamen evdeydi; gerçeklik ona ağır geliyordu.

Günlerce odasından çıkmadan oyun oynuyordu. Yine bir gün internetin derinliklerindeydi, oynayacak bir oyun ararken bir şeye rastladı: “Moona hah?”

(Bu, dört yüklenmeye sahip bir oyundu; ancak görselleri, arayüzü, karakterleri ve oyunun sitesi o kadar iyi tasarlanmış, o kadar gerçekçiydi ki oyuna bakmak konusunda bir zorunluluk hissetti. Oyun yüklendiğinde vakit kaybetmeden kayıt olup oyuna başladı.)

Oyun, Moon Kraliyeti adlı hayali bir dünyada geçiyordu. Moon Kraliyeti düşmek üzere olan bir kraliyetti; isyancılar ile kraliyet arasında bir savaş vardı.

Veliaht prens Dorian Moon; uzun boylu, soluk tenli ve simsiyah gözlere sahipti, her kadının hayaliydi. Yakışıklılığı bir yana, aynı zamanda iyi kalpli, adaletli ve oldukça centilmendi.

Sen ise güzel cariye Rosalie Bane; Fakir bir aileden kraliyete yükseldin, prensin cariyesi oldun; prensin yıllardır gözdesisin, aşkısın, her şeyisin...

Komşu kraliyetin prensesi Evelina Ashworth; Moon Krallığı’na gelmişti. Yıllardır prensin müstakbel eşi olarak anılıyordu, onlar daha doğmadan evlenmeleri gerektiğine kanaat getirilmişti. Prense uygun bir adaydı, ne de olsa aynı seviyedelerdi; tam bir yapışkandı, şımarıktı, utanmaz, terbiyesiz bir şeydi.

Bir de Kael Vante vardı; o ise sarayın gözde savaşçısıydı, prensesin hizmetine özel olarak onu atamışlardı.

Sen isyancılara karşı koymalısın, zeki olmalısın ve prensi elde tutmalısın; aynı zamanda saray entrikalarına karşı da dikkatli olmalısın...

Oyunu oynamaya başlıyorsun; oyunun grafikleri o kadar gerçekçi ki kendini kaptırıp gidiyorsun, sabahtan akşama kadar devam ediyorsun. Gözlerin şişmiş ve uyku akıyordu; sonra birden ayın kızıla büründüğünü görüyorsun. Ayağa kalkıyor, cama doğru dönüyorsun.

“Ay tutulması ha?”

Camdan bakarken mor dönen bir ışık görüyorsun, gözlerini kısıyorsun.

“Sonunda kafayı mı yedim?”

Zemin ayaklarının altından kaymaya başlıyor, çığlık atıyorsun ve her yer kararıyor...

Burnuna tütsü kokuları geliyor, gözlerini açıyorsun, tavana bakıyorsun. Yavaşça doğruluyorsun, neler olduğunu hatırlamaya çalışıyorsun; ama etrafı gördüğünde buna fırsat kalmadan donup kalıyorsun: Oyunun içindesin! Bir anda çığlık atıyorsun:

“Bu ne, lucid dream falan mı?! Farkında olarak mı rüya görüyorum!”

Pat diye ayaklanıyorsun, neler olduğunu anlamaya çalışıyorsun; ayakların yere gayet sağlam basıyor, her şeyi gayet net hissediyorsun, kıyafetlerin değişmiş. Yanaklarını yoğuruyorsun:

“Astral seyahat falan mı yaptım, bu ne böyle!”

Arkadan bir ses geldi, arkamı döndüm; bir hizmetçi elinde tepsiyle endişeyle içeri giriyordu.

“Prensesim, lütfen dünden sonra niye ayağa kalkıyorsunuz?”

Korkuyla bana doğru yaklaştı, şaşkınlıkla ona baktım.

“Prensesim mi?”

Ben bir cariyeydim..derken karşımdaki aynayla karşılaşmamla çığlık atmam bir oldu.

1. bölüm sonu

1.bölümü biraz kısa tuttum diğer bölümler daha uzun olabilir okuyanlara teşekkürlerrrr

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.