Luna aynı utanmasına öğle arasında da devam ederken Ulaş bi anda yanına geldi.
Luna bi anda yanına gelen Ulaş'ı fark etmedi ve derinliklere daldı. Aniden söylenen "Selam Güzellik" lafı ile kendine geldi. Şöyle bir etrafına bakındı. Kafasını çevirdiğimde Ulaş'ı karşısında gördü. Ve "Aaaa, merhaba siz de mi buradaydınız?" dedi. Ulaş "Siz mi? O kadar uzak mıyız be güzellik? Hem artık tanışalım sınıf arkadaşıyız hem. Memnun oldum ben Ulaş. Sıra sende sen tanıt kendini" dedi. Luna bi anda ismini öğrenmenin verdiği heyecan ile daldı. Ulaş "Tamam be güzellik çok yakışıklıyım biliyorum." dedi. Luna utançla "Pardon dalmışım be-ben de Luna. Babamın işi yüzünden İzmir'den buraya taşındık." dedi. Ulaş ile konuşmak Luna'yı epeyce heyecanlandırmıştı. Yüzü ve dudakları kızarınca Ulaş "Sen dünyanın en güzel domatesine dönüşmeden önce sınıfa gitsem iyi olur." dedi. Luna'da sadece başını sallamakla yetinebildi.
Cuma günü son derste tekrar imza atıldıktan sonra birinin aklına telefon numaralarını bir kağıda yazmak geldi. Sırayla herkes kendi telefon numarasını yazdı. Luna yine kağıdı Ulaş'a uzattı. Ulaş hemen bir kağıt çıkartıp Luna' nın telefon numarasını not etti. Altına da parantez içinde kırmızı prensesim yazdı. Okul bitmişti o haftadan 2 hafta sonra karne alacaklardı. Eve gidince Luna hemen üzerini değiştirdi, yemeğini yedi. Tam telefona bakacakken bi bildirim geldi. Bilinmeyen numaraydı telefonu açtı çünkü çok merak etmişti. Bu ses, bu ses onun sesiydi. Ulaşş... Luna bi anda nee diye seslendi telefonda. Ulaş "Ne oldu prenses şaşırdın mı?"dedi. Luna cesaretini toplayıp" Tabii ki de şaşırdım Ulaşcığım ne bekliy..."Ulaş araya girdi." Ayy prenses ne çabuk sahiplendin? Ağzına ne güzel yakışıyor Ulaşcığım kelimesi hep söyle olur mu? " dedi. Luna utanmıştı. O yüzden hiç konuşamadı." Ulaş "Allah'ım sessizliği bile çok güzel." dedi. Luna "Lütfen kapatalım mı?Yoksa pazartesi günü okula domates olarak geleceğim. Hem uykum da geldi." Ulaş "Tamam AŞKIM sen domatesken bile güzelsin ama senin uykun varsa uyu."Luna bi anda telefon kapandı sanıp aşkım mı dedi. Ancak Ulaş onun mutluluğunu duyup evet aşkım dedim. Telefon kapandı. Luna kocaman yatağının içinde bir o yana bir bu yana yuvarlandı. Çok mutluydu. Aşık olduğu çocuk da ondan hoşlanıyor gibiydi. Ve Luna bundan neredeyse emindi. Bu mutlu düşünceler ile uykuya daldı.O hafta boyunca sanki birer arkadaş gibi mesajlaştılar.
Bir sonraki hafta cumartesi günü Luna sabah saat 7.30 da bir arama ile uyandı. Ancak tam telefonu açtığında arayan kişi telefonu kapattı. Bu arayan Ulaştı. Mesajlara girdiğinde Ulaştan bir mesaj geldiğini gördü. Mesajda;
~Sevgili Luna. Sana artık sevgili değil de sevgilim demek istiyorum. Bu mesaj tahmin ettiğin gibi bir çıkma teklifi. Neden bu saatte ve neden hafta içi okulda değil dediğini duyar gibiyim. Dün gece seni düşünmekten uyuyamadım. Ve bu mesajı yazmaya ancak 6.30 da karar verip başladım. Bu saate kadar neden mesaj atmadın dersen de sadece senin için özendiğimden.Neden bugün olduğuna gelirsek sadece ben ve mükemmel "SABIRSIZLIĞIM". Benim aramam ve mesajım yüzünden uyandıysam kusura bakma. Sadece benim yanımda güzel olmanı istiyorum, ne olur ne olmaz rüyana daha fazla erkek girmesini engellemek istedim sadece. Seni çok seviyorum Luna. İsmin İspanyolca'da da var. Ve anlamı "AY". Tekrardan söylüyorum Lütfen benim Ay yüzlü sevgilim olur musun? yazıyordu. Luna uyku sersemi bir şekilde okumaya başladığı mesajı mutlu ve uyanmış bir şekilde bitirdi. Fırsat bulmuşken ona aşkını itiraf etti bu mesaj ile ;
~Ulaş tabii ki de senin ay yüzlün olurum. Ve uyanmama gelecek olursak önemli değil. Hem beni iyi ki kurtardın rüyalardan. Çünkü sen olmadan mutlu değilim. Ben de seni çok seviyorum. Günaydın Ulaş'cığım. yazdı. Ve mutlu bir şekilde yatağından kalktı.