İçeriğe geç

Ay'a Dertlerini Anlatan Kız

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Ay'a Dertlerini Anlatan Kız

Bölüm 2

Babasının ölümü

Bu arada ben sadece geceleri görebiliyorum bu kızı ama Güneş bana gündüz olanlarıda anlattığı için hikayenin tamamını öğrendim. Bu küçük kızın adı Rana'ydı. Rana 6 yaşında tatlı bir kızdı. Bu kızın bir ağabeyi birde babası vardı. Ağabeyinin bir arkadaşı vardı. Adı Halit. Her şey o akşam başlamıştı. Gökyüzünde belirdim ve onu izlemeye başladım. Okuldan dönüyordu.Ailesi fakirdi. Eski püskü bir evleri vardı. Okuldan eve dönerken ben gökyüzünde belirmişmiyim diye gökyüzüne baktı ve beni gördü. Beni görünce şöyle dedi;

-Ay, bu akşam sana birsürü şey anlatacağım, dedi. Genellikle mutlu olduğun zaman bana günün nasıl geçtiğini anlatırdı.Bu sefer çok kerak etmiştim. Çünkü çok mutlu gözüküyordu. Abisi Murat ve arkadaşı Halit iş aramaya çıkmışlardı. Yine iş bulamadıkları gözlerinden belliydi. Babaları eskiciydi. O da eve dönüyordu. Sağ elinde sigarası sol elinde eskicilik arabası eve dönüyordu. Murat babasını görünce,

- Baba tahmin et bakalım iş buldum mu?

- Bulamadınız dimi keratalar. Serseri.

-Hahahahahaha, diye kahkaha atarak güldüler. Rana sonunda eve varmıştı. Benonun evde olduğu zaman neler yaptığını pencereden görebiliyordum. Çantasını bir kenara koydu ve günlük kıyafetlerini giydi. Günlük kıyafet dediğim; eski püskü bir pantolon ve harab olmuş bir kazaktı. Kıyafetlerini giyip çeşmeden su taşımaya gitti. Ağabeyi o sırada eve gelmişti. Ağzındaki sigarayı çöpe attı sonra kıyafetlerini giyip sobayı yaktı. Murat serserinin tekiydi. Ama Rana bu işleri yapamadığı için abisi Murat yapıyordu. Babası Murat sobayı yakarken aldığı rakı şişelerini mutfağa yerleştirdi. Mutfak dediğim; eski mutfak eşyaları ve bir tüp ayrıca bir dolap vardı birde buz dolabı ama hepsi eskiydi. Annesi Rana 1 yaşındayken vefat etmişti. Fakirlerdi ama Rana mutluydu. Hayatı tadına vararak yaşamayı biliyordu. Eve suları getirdi. Babası Ahmet bey;

-Bak Murat küçücük çocuğa su taşıttırmışsın.

-Kendisi gitmiş . Ama öğrensin bu işleri.

Rana;

-Ben yaparım.

Tamamen akşam olmuştu. Yemekte kuru fasulye yemişlerdi. Rana Murat 'la kaldığı odaya gitti. Ve bana anlatmaya başladı;

-Biliyormusun Ay, sen benim en iyi arkadaşımsın.

Bunu dediğinde mutlu olmuştum. Bana "Allah rahatlık versin " diyerek gitti. Murat köy kahvesine gitmiş sigara içerek Halit le sohbet ediyordu.Rana ne kadar sigara içmelerinden rahatsız olsada içiyorlardı. Tabi ya , küçük bir çocuğu kim dinlesinki.Rana hazırlıklarını yapıp

yattı.

Sabah olmuştu. Ev duman içindeydi. Ahmet bey sigara içerken uyumuş ve evi yakmıştı. Murat duman kokusunu içine çekince uyandı.

-Rana kalk babama bak.

-Tamam.

Rana ilk görüşte şok olmuştu.

-Murat abi! Babam, babam.

-Ne oldu babama?

-Kendini yakmış, dedi göz yaşları içinde.

Murat koşarak babasına bakmaya gitti.

-Rana git Halit abini çağır.

-Tamam, derken gözlerinden yaşlar akıyordu.

Koşarak evden çıktı. O sırada Murat suyla ateşi söndürüyordu. Duman gitsin diye camları açtı. Ahmet beyin her yeri iş içinde kalmıştı. Su döktü ama Ahmet bey uyanmadı. O sırada Rana koşarak Halit le eve gidiyordu. Halit odaya girdi.

-Ne oldu?

-Ölmüş, dedi. Gözleri dolmuştu. O gün cenaze vardı. Rana çok ağlamıştı. Murat bir yandan babasının haline üzülüyor, bir yandan da acilen bir iş bulmalıyız diye düşünüyordu. O gece Rana bana dertlerini anlatıyordu, anlatırken gözlerindeki yaşların akmasına enge, olamıyordu.

-Ay, bu gün babam vefat etti. Ben çok üzgünüm. Okulda ben hem yetim hem öksüz olduğum için beni dışlayacaklar. Abim bana bazen kız olduğum için eziyet ediyor. Hayatın acısını erken tatmak çok acı verici. Abim büyük ihtimalle eşeğimizi satıcak . Acaba yarın neler olacak. Belki Allah yarın bize huzur verir. Bu günlük bu kadardı Ay. Bu arada bu acı şeyleri sana anlatıp seni üzdüğüm için özür dilerim. Görüşürüz.

Ah tatlı kız özür dilemeye gerek yok. Keşke seni gerçekten duyabildiğimi öğrenebilseydin.

Bölüm sonu

5 yorum