İçeriğe geç

AVUKAT / ERKEK VERSİYON

Bölüm 1 · 3 dk okuma

AVUKAT / ERKEK VERSİYON

Bölüm 1

Sanık Adem Kubat

1.BÖLÜM

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınız.

Sanık Adem Kubat

'Adalet bi yanılsamadır. Güçlü olan her zaman kazanır.'

"Karar verilmiştir."

Herkes ayağa kalkarken hakim burnunun ucuna düşmüş olan gözlüğünü düzelterek sözüne devam etti.

"Evet iddianame okundu, Polat KARADAĞ dinlendi. Savunmasında suçu kabul etmeyerek 'ben yapmadım.' dedi, beraatini talep etti."

Hakim eline topladığı bir deste dolusu kağıdı masasına vurarak düzleştirdiğinde herkes nefesini tutmuş vereceği kararı bekliyordu.

"Sanığın mevcut delil durumunu göz önünde bulundurularak tutuksuz yargılanmasına karar verilmiştir."

Yanımda duran müvekkilim bana döndüğünde gözlerinde bana duyduğu saygıyı görmek bir nebze daha iyi hissetmemi sağladı.

Elini uzattığında sıktım.

"Bu davaya kazanacağımıza inancım tamdı, teşekkürler."

Başımı salladım kısaca.

"Rica ederim."

Karşı tarafın şiddetini yükselten sesine döndüm. Bu kararı verdiği için hakimin üzerine yürüyordu. İlgilenmeden arakama döndüm. Elimle dışarı işaret ederken müvekkilimi de alıp oradan çıktım. Yan yana yürürken taktığı kravatını gevşetip çıkarttı.

"Arkadaşım seni önerdiğinde yaşından mütevellit şüphe ettim ama iyi ki seni seçmişim. Bir işin düşerse beni ara."

Ceketinin cebinden çıkarttığı karta bakmadan elinden aldım. Dışarıda olan gazetecilerin sesini duyuyordum.

"Bu gün bir açıklama yapacak mısınız?"

Müvekkilim tek kaşını kaldırıp güldüğünde beni yanıtlamıştı.

"Yapmalı mıyım?"

Kesin bir şekilde reddettim.

"Hayır. Bırakın merak etsinler."

Keyfi yerinde bir kahkaha attığında saatime baktım. Artık eve dönmem gerekiyordu. Yürümeyi kesip yan döndüm.

"Davayı kazandık, işbirliğiniz için teşekkürler. Bundan sonra yollarımız ayrılıyor, ben kapalı otoparktan çıkacağım."

Başını sallayan adam gömleğinin üst düğmesini açıp gerindi.

"Şöhret sevmiyorsun demek, git bakalım. İstersen bizimkiler seni bıraksın?"

Cebindeki tablottan sarma sigara çıkardığında çevreme baktım. Burda içmenin cezası vardı lakin taktığını pek düşünmüyordum.

"Kendi arabam var, iyi günler."

Kısaca son kez selamlaştığımızda kapalı otoparktan arabamı aldım. Eve sürerken bir günün daha sona ermesinin rahatlığıyla yakamı gevşettim.

Arabayı kapının önündeki garaja park ettikten sonra eve adımladım. Çantamın elimdeki yerini sağlamlaştırırken zile bastım. Duyduğum ilk şey paytak adım sesleri olurken gülümsemiştim.

Yardımcımız tarafından açılan kapı ile gözlerim aşağıya kaydı.

"Babaam!"

Eğilip oğlumu kucağıma aldım hemen. Kafamı boynuna sokup koklayarak öperken içeri girmiştim.

"Oğlumm, ne kadar özlemişim ohhh."

Boynunu tekrar tekrar öperken koltuğa yürüyüp çantamı bıraktım. Son kez saçlarını öptüğümde geri yere bırakmıştım

.

"Şimdi babacığın ellerini yıkasın, üzerini değiştirsin gelecek tamam mı?"

"Yamam"

Uzaktan öpücük atıp merdivenlerden sola döndüm. Ellerimi kısaca yıkayıp üzerimi değiştirdikten sonra aşağı indim. O sırada yardımcımız olan Halime hanım evine gitmek için hazırlanıyordu. Beni gördüğünde kafasındaki türbanı düzeltti.

"Yemekleri hazır ettim masada duruyor soğumadan yiyin emi Tan Bey oğlum."

"Teşekkür ederiz, Ali sorun çıkarmadı değil mi?"

"Yok ne sorunu, paşam çok uslu maşallah."

Kadın mutlu bir şekilde arkama baktığında Ali'nin paytak adımlarla yanıma geldiğini görüdüm. Arkadan bacağıma sarılırken Halime hanıma el sallamıştı.

"Göyüşüzz"

"Görüşürüüzz, hadi Allah'a ısmarladık."

Yardımcımızı yolcu ettikten sonra eğilip kucuk isteyen oğlumu kaldırdım.

"Günün nasıl geçti aslan parçam?"

Şişko yanaklarını yumuşakça öperken gözlerimi kapatıp yüzümü yüzüne sürttüm. Bu yaptığıma gülerken yarım türkçesiyle gününü anlatmaya çalıştı.

***

"Tan bey size gönderilen bir kargo var."

Sekreterimin masaya bıraktığı kargo paketini açarken üzerinde isim yazmadığı farkettim.

"Kim getirdi bunu?"

"Bir motor kurye güvenlikçiye vermiş size ulaştırması için."

Kargoyu açtığımda içinden bir dosya çıktı. Kapağından soruşturma dosyası olduğu belliydi.

"Sanık Adem KUBAT.."

Kim olduğunu elbette biliyordum. Karanlık işler peşinde koşan bir avuç adamdan başka birileri değildi.

"Sanığın 30 yılla yargılandığı davanın sonucu verilmiş, indirimlerle beraber 15 yıl yatacağı kararlaştırılmıştır..."

Sekreterle anlamsız bakışlarımız buluştuğunda telefonum çalmıştı. Kayıtsız bir numara arıyordu.

"Tan Karaca?"

"Buyrun benim."

"Okuduğun dosyadaki davanın avukatı olacaksın."

Kapanmış bir davada neyin avukatlığından bahsediyordu?

"Beyefendi dava kapanmış, ayrıca ben bu tür davalara bakmıyorum."

Ne kadar iyi bir avukat dahi olsam kendimi ve oğlumu tehlikeye sokacak hiçbir davayı almamıştım. Kendini mafya sanan adamlarla uğraşmayacak kadar akıllıydım.

"Savcıya yeni bir delil sunulacak ve dava tekrar açılacak. Avukatta sen olacaksın. İnce ayrıntıları yüzyüze görüşürüz."

Telefon pat diye suratıma kapandığında dosyaya kısa bir bakış attım. Hayır bu davayı almayacaktım.

"Efendim ne yapacağız? Bunlar çok tehlikeli insanlar."

"Burası Lasvegas değil Çiğdem. Hele dağbaşı hiç değil. O yüzden bu kadar endişelenme."

Sekreterimi odadan gönderdiğimde kapanmış davalarımın dosyalarını düzenlemeye başladım.

Yeni kurguya merhabalar👋🏻

Erkek versiyon, Aile kurgusuna hoşgeldiniz.

Yakın zamanda bölümler güncellenecektir.

Bölüm sonu

8 yorum