Ben Lawliet, kısaca L. Suçlularla kafayı bozmuş sıradan bir polisim. Anlayacağınız pek bir farkım yok. Sadece şunu söylemeliyim ki bir davayı çözmeden asla bırakmam. Bu benim için imkansıza yakın bir şey ve son zamanlarda çok yakından ilgilendiğimiz biri var.
Silüet.
Her kurbanını özenle seçiyor, birini öldürmeden bir hafta bile geçiremiyor. Ve kim olduğunu hâlen bulamadık. Çok gizemli ve bir o kadar da dikkatli biri. Yani onu bulmamız fazla uzun sürecektir.
"Günaydın L." Aisawa, her isimde yanımdadir ve dediklerinin bir kere bile yanlış çıktığını görmedim. "Günaydın Asi." "Bana asi demeyi kes!" Dediginde sakinlikle çayımı aldım ve aynı sakinlikle yerime oturdum.
"Silüetle alakalı gelişme var mı?" "Var tabi, birini daha öldürmüş. Bu seferde kulaklarından civileyip tavana asmış. Kurbanın elinde harflerin rastgele dizilmiş olduğu bir not bulduk. Pek anlaşılmıyor." Aslında ilgimi çekmişti ama sadece kafamı sallayıp bilgisayara girilen notlara odaklandım. Verdiği not tam olarak şuydu:
TEÜ
1-15-11/9-7-1/8-1-18-1
"Sayılardan bahsetmemiştin Aisawa?" Dediğimde başını öne egmisti. "Bir fikrin var mı asi?" Diye sorduğumda konuşmaya başladı. "Yani pek bir fikrim yok ama dikkatli inceleyince sende birşeyler bulursun diye düşünüyorum." Dediginde kafamı onaylayarak salladım ve diğer davaları inceledikten sonra mola için yemekhaneye indim.
"Oo L, sen hiç buraya uğrar mıydın ya." Matsuda, bizce matsu yada matsui. Kendisi her ne kadar kafa dengi ve eğlenceli biri olsada ona verilen her davada gözü pektir. "Arada uğramaya çalışıyoruz be matsu." Diyerek yemeğimi yemeye başladım, onunla genelde havadan sudan konuşuyorduk. Zaten bir tek onunla normal insanlar gibi konuşabiliyordum. Mola bittikten sonra ise odama gidip davalarla ilgilenmeye devam ettim.
İş sonrası(Ev)
Notu incelemekten bir hal olmuştum. Hâlâ bir çıkarım yapamıyordum. Neredeyse her senkronizasyonu denedim.
Sayıları harflere, harfleri sayılara çevirmek
Doğru ya, nasıl aklıma gelmemişti. Elime bir defter alıp alfabeyi ve harflerin kaçıncı harf olduklarını yazmaya başladım.
T-24 E-12 Ü-26
Aralığın 14'ü 2026
1-A
15-O
11-K
9-I
7-G
1-A
8-H
1-A
18-R
1-A
Aokigahara.
"BULDUM, BULDUM." Aralığın 14'ünde Aokigahara'da birini öldürecekti.
Silüet Bizi Engellesin
Siz:
BULDUM LAN
SİLUTEİN NOTUNU BULDUM
NE ANLAMA GELDİGİNİ BULDUM
Asi:
Oyalayacagina söylesene
Matsui:
Harbi
Siz:
ya bak şimdi
Harfleri sayıya sayıları harfe çevirdim
Aralığın 14unde Aokigahara'da birini oldurcek
İnanmayan engellesin
Asi:
Ohoooo bide onu mu beklizec
Matsui:
Ben beklerim dicemde hepinizden önce ben giderim
Bide laylayin zekadan istiyorum ya
Siz:
Ne laylayi
Koyacağın lakaba tukuriyim
Matsui:
Bana bı matara demediginiz kaldı ben laylay diyince mi sıkıntı
Haksizmiyim asasa
Asi:
Şuan l'in lakabı o kadar hoşuma gittiki
Asasa ne yok sasalele
Böyle biriyle arkadaş olmanın hataları
Matsui:
Ayıp
Siz:
Of bos yapmahin şimdi karakola yazcam notu
Yarın bb
Matsui:
Çok samimiteysizsin laylay
görüldü
SEN YARJN GELMİCENMİ BEN BU GORULDUNUN HESBAİNİ SORARUM
görüldü
Silüet
Not bırakılan kurbanın öldürüldüğü gece
"Dur, lütfen!" "Kes sesini."
İnsanları seçip seçip öldürmek o kadar hoşuma gidiyor ki. Şuan bunları söyleyen adam az önce beni oldurmeye çalışan bir cani mesela. Düşünmeliydi.
"O çivilerle ne yapacaksın?" "Ah, bu mu? Seni tavana asacağım." Dediğimde gozleri büyümüştü. Aniden yüksek sesle bağırmaya başlayınca civilerden birini diline batırıp elimle ağzını kapattım. En sonunds ise kulaklarindan tavana asip olay yerinden ayrıldım...
Gece
Rastgele uygulamalarda geziniyordum. Zaten her zaman yaptigim şeydi. İnsanların profilini inceliyor ve begenirsem istek gönderiyordum.
Gördüğüm bir hesap gözüme çarptı;
Llawliet&cupcakes
İsim yüzünden yüzümde bir gulumseme oluştu. Hesabı gizliydi, bu yüzden sadece profiline baktım. Yakışıklı bir beyefendiydi. Yani çok dikkatli bakmayip bu karara varmıştım. Usulca istek gönderip profilini incelemeye devam ettim.
L
"Bu kim ya." Diyerek telefonu elime aldım.
"Laytokuun" kişisinden bir istek.
Profiline girip incelemeye baş
ladım.
"Gayet yakışıklı çocuk, bana niye istek attı ki?" Diye düşünürek isteğini kabul ettim.

