İçeriğe geç

atsushi'nin ex

Bölüm 1 · 6 dk okuma

atsushi'nin ex

Bölüm 1

Sakin Süreç

Güzel bir sabaha uyanmıştı Atsushi, her zaman ki gibi sakin, relax görünüyordu. Yataktan kalktı, elini yüzünü yıkadı, yatağını topladı, ve mutfağa doğru yöneldi. Tam kendisine kahvaltı hazırlamaya başlayacağı sırada telefon çaldı. Arayan kişi sevgilisi Sigma'ydı (çok özür dilerim shipleyecek kişi bulamadım öneriniz varsa yazın değiştireyim). Atsushi'nin yüzünde bir sırıtma belirdi ve telefonu açtı.

- Günaydın sigma:))

- Günaydın Atsushim. Nasılsın bakalım yeni kalkmış gibi geliyo sesin?

- Ah evet, yeni kalktım şimdi kahvaltı hazırlayacaktım kendime sen aradın.

- Hiç hazırlama geliyorum 15 dakikaya dışarda kahvaltı yapalım. Bende daha kahvaltı yapmadım zaten.

- Tamam o zaman, ben hazırlanıyorum görüşürüzz.

- Görüşürüz canım.

Atsushi mutfaktan çıktı ve koşarak odasına doğru gitti. Dolabını açıp siyah kot pantolonunu, beyaz gömleğini ve kahverengi ceketini alıp hemen üstüne geçirdi. Telefon tekrar çaldı. Arayan Sigma'ydı, hiç şaşırtıcı değildi.

- Canım geldim ben evin önündeyim gel aşağıya.

- Tamam anahtarları alıp geliyorum 2 dakikaya yanındayım.

- Tamam bebeğim:)

Atsushi telefonu kapattıktan sonra hemen ayakkabılarını giydi ve koşarak aşağıya inmeye başladı. Sigma'yı görünce koşarak ona sarıldı. Arabasının yanında durmuş telefona bakıyordu. Üzerinde beyaz keten kot pantolon, beyaz siyah desenleri olan bir sweet ve eline aldığı uzun beyaz bir ceket vardı. Saçlarını düzleştirmişti ve cidden sigmaya çok yakışmıştı. Atsushi Sigma'dan ayrıldıktan sonra Sigma Atsushi icin araba kapısını açtı ve kendiside hemen şoför koltuğuna geçti. Arabayı çalışırdıktan 2 dakika sonra ısıtıcıyı açtı ve konuşmaya başladı.

- Nereye gitmek istermiş benim Atsushi'm

- Bana farketmez, her zaman gittiğimiz balıkçı dükkanına gidebiliriz.

- Tamam o zaman. Rota belirlendi!(kıkırdar)

Atsushi kıkırdar. Kendisini Sigma'nın yanında gerçekten rahat hissediyordu ve bu rahatlığı ilk kez Sigma' da hissetmişti. Balıkçı dükkanına yol alırken Atsushi başını cama yaslayarak derin düşüncelere dalar.

(30 dk sonra)

- Atsushi! Atsushi uyan, iyimisin Atsushi!

- Ah!? N-noldu sigma?

- Kanter içinde kalmıştın, iyimisin? İyi değilsen hastaneye gidelim.

- Hayır iyiyim sorun yok Sigma, teşekkürler. Sadece kabus gördüm o kadar.

- Oh tamam bir şey olmadığına sevindim. O zaman içeriye girelim ne dersin?

- Tamam girelim, hadi canım.

Atsushi ve Sigma içeriye girmeye başlarlar. Fakat Atsushi'nin aklı az önce gördüğü kabustaydı. Ne görmüştü de bu hale gelmişti ki. Neyse şuan bunu düşünmemeliydi, Sigma ile birlikteydi ve kendisini sadece Sigma'ya odaklamalıydı.

- Atsushi, ne yemek istersin??

- Hımm, bilmem ki sen ne yiyeceksen onu yerim farketmezz.

- Tamam o zaman. Pardon bakabilir misiniz?

(garson)- Tabi efendim, hemen.

-Biz 2 tane kaşarlı tost yanına da 2 tane çay alabilir miyiz?

(garson)- Tabi efendim, 10 dakikaya hazır olur.

- Tamam teşekkürler.

Yemek gelene kadar havadan sudan bahsederler. Genellikle Sigma'nın evde yaptıkları, Atsushi'nin evde yaptıkları ve günün sonlarına doğru ne yapacaklarını konuşmuşlardı. En sonunda yemekler gelince Atsushi direk kendisini tosta gömmüştü.

- Oi, bayağı acıkmışsın galiba ha?(kıkırdar)

- (yutkunur) M-mh dalga geçme ya acıkmışım bayağı. Üstüne bir de uyuyunca daha çok acıkıyor insan. Hadi sende ye soğumasın.

Atsushi yemeğine geri döner ve Sigma da onu dinleyerek tostunu yemeye başlar.

En sonunda ikisi de yemeklerini yedikten sonra kalkmaya hazırlanırlar. Sigma Atsushi'ye izin vermeden direk hesabı öder, ama arkadan Atsushi'nin öldürücü bakışlarını hissettikten sonra kaçar gibi arabanın yanında gider. Atsushi Sigma'nın yanına gelince Sigma'ya kızmaya başlar.

-Ah bir kez izin ver de ben ödeyim hesabı, her geldiğimizde sen ödüyorsun olmaz böyle.

- Ahaha ne olacak be sonuçta sevgilimsin. 3 günlük dünya ödesem ne olur ki:)

- Öyle şeyler deme 3 günlük dünya falan. Neyse neler yapalım.

- Hım düşüneyim, lunaparka gitmeye ne dersin? Bildiğim kadarıyla yeni bir oyuncak gelmiş ha?

- Tamam olur, gidelim.

Atsushi ve Sigma arabaya binerek lunaparkın yolunu tutarlar.

Lunaparka geldikten sonra etrafa göz gezdirirler ve yeni oyuncağı gördükleri an oraya doğru koşmaya başlarlar.

-SİGMA BAK YENİ OYUNCAK BU. ÇOK GÜZEL DEĞİL Mİ? GALİBA 360° DÖNÜYOR. ÇOK HEYECANLI.

- A-atsushi sakin ol. Ş-şey o tehlikeli değil mi? Binmesek mi?

- Yoksa korktun mu Sigmacık;)

- Hayır be ne korkması ben sen korkarsın diye dedim. Hadi binelim koş.

İkisi gülerek jeton almaya giderler ve 2 tane jeton alarak 360° dönen oyuncağa doğru koşarlar.

Oyuncak sırasına girip binmeyi beklerler ve sıra en sonunda onlara gelince Sigma korkarak biner fakat Atsushi'ye belli etmez.

-Sigma çok eğlenceli olacak değil mii?!

- Tabiki Atsushiciğim. Sen Mutlu ol bende mutlu olayım.

Oyuncağı çalıştırırlar ve oyuncak yukarıya doğru çıkmaya başlar. Hızlanır, hızlanır, hızlanır. Çığlıklar yükselir, bayılanlar olur, korkudan ağlayanlar olur ve eğlenceden çığlık atanlar olur. Sigma bunların arasından ağlayanlar oldu..

- AHHHH ATSUSHİİİİİ!!! KURTAR BENİİİ, ÖLÜRSEM SAKIN BENİ UNUTMAAAA!!???

- SİGMA SAKİN OL AAAAA ÇOK EĞLENCELİ AĞLAMAAA ÖLMEYECEKSİN HEMM ÖYLE SAÇMA ŞEYLER SÖYLEMEE!

-AHHHHHH!!!??

Sonunda oyuncak durunca herkes inmeye başlar. Atsushi Sigma'yı tutarak iner ama Sigma o sırada ağlıyodur.

-Atsushiii (ağlayarak) çok kötüydüüü.

-Tamam sigma sakin ol, gel başla şeylere binelim kafan dağılır hem.

-Tamamm ühüüü..

Atsushi ve Sigma oyuncaklara binerler ve 2 saat boyunca lunaparkta kalırlar. Saat 17.30 olmuştu ve artık gitme kararı aldılar. Sigma Atsushi'yi evine bırakır ve kendi evinin yolunu tutar. Atsushi eve girer girmez kendisini yatağa bırakır ve hemen uyur.

(Saat 21.00)

Atsushi uyandığında saat çok geç olmuştu. Hemen telefonu eline alır ve Sigmaya yazar.

(WhatsApp konuşmaları)

Atsushi: SİGMA UYUMUSUM

HABER VEREMEDİM

SANADAAA.

Sigma: Sorun değil Atsushi

tahmin etmiştim zaten.

Atsushi: Tamam o zamannn

Sigma: Ben yatıyorum Atsushim

iyi geceler sanaa, öptümm

Atsushi: Tamam Sigmam iyi gecelerr

(WhatsApp konuşmaları bitti)

Atsushi yataktan kalkar ve lavaboya gider. Lavaboya gittiği an aklına gördüğü kabus gelir ve kabusunu düşünmeye başlar. Kâbusu şu şekildeydi:

Atsushi boş bir odada oturuyordu. Etrafında sadece bir yatak, bir tovalet aynası, bir de dolap vardı. Atsushi yatağın üstünde oturmuş Sigma'yı bekliyordu. Fakat içeriye başka biri girmişti, eski sevgilisi AKUTAGAWA RYUNOSUKE . O anki korkunla yatakta gerilemeye başlarsın. Akutagawa'nın elinde bir kafa görürsün, kim o diye düşünürken peşinden Sigma'nın vücudu bakış açısına girer. Akutagawa Sigma'yı sürükleyerek Atsushi'nin önüne koydu. Ve söylediği tek cümle şuydu.

"Kısa bir zamanda karşılaşacağız Nakajima Atsushi, Jinko."

Atsushi rüyasını düşününce irkilmişti. Elini yüzünü yıkayıp kendine gelmeye çalıştı ve zor da olsa kendine gelmişti. Akutagawa ne zaman aklına gelse irkilirdi. Geçmişte Akutagawa ile yaşadığı şeyler onu bir süre tramva içine sokmuştu. Sigma onu bu tramvadan kurtarmıştı ve bunun için Sigma'ya ne kadar teşekkür etse azdı.

Atsushi lavabodan çıkıp koltuğa yayılarak telefonuna bakmaya başlamıştı. Tam Dazai'ye yazacaktı ki kapı zili onu sohbetten geri çıkarttı.

Kapıya doğru giderken kim o diye seslendi fakat ses gelmedi. Atsushi takmadı ve tekrardan yerine oturduğu. Zile yine basılınca kim olduğunu umursamadan otomatiğe bastı ve bina kapısını açtı. Atsushi yerine oturduktan 5 dakika sonra kendi kapısının tıklatıldığını duydu. İçini bir korku salmıştı. Sigma olsa yazardı ona, Dazai olsa kapıdan bağırırdı, Kyoka olsa kapıyı aç diye bana yazardı. Bu kişi kimdi ki. Atsushi kapıya doğru ilerler ve delikten bakar. Kapıda olan kişiyi görmesiyle birlikte kendisini yerde bulması bir oldu karşısında olan kişi 4 ay önce ayrıldığı kişiydi. Aşırı korkuyordu, ne yapacağını bilmiyordu. ve dışardan bir ses yükseldi.

"Kapıyı açmayacaksan zorla girerim bunu biliyorsun değil mi? Ya aç ya da bu kapıyı ortadan ikiye ayırayım. Ne de

rsin?"

Bu ses...

AKUTAGAWA RYUNOSUKE' ye aitti.

***

BİTTİİİ BURDA BİTİRDİM ÇÜNKÜ NEDEN OLMASIN DÜŞÜNCELERİNİZİ DİLE GETİRİN LÜTFENNN.

(1110 KELİME)

Bölüm sonu

5 yorum