İçeriğe geç

Athenanın Gözyaşları

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Athenanın Gözyaşları

Bölüm 1

Bir rüyanın içinde miyim?

"505 506 507 508 yanlış saydın athena baştan başla"

Yanlış saymadım lakin böyle yaparak kafamı karıştırıyorsun yanlış saydıracaksın!

"Yanlış saydın diyorum sana benden iyi mi bileceksin yahu!? Bekle bu koku nedir,kokuyor musun sen?"

Ne kokması!! duş alalı topu topu 1 ay olmuştur.

"Bu sesler ne,duyuyor musun sen de?"

Ne sesi? Kafamdaki kanın akış sesi mi yoksa şu korkunç çığlıkların mı?

Şu duvardaki delik de neyin nesi?

"Sen sıkmıştın ya kafamıza ıskalamıştın..."

Şu duvarda asılı olan fotoğraftaki kadın sen misin?

"Ben kadın mıyım ki athena?"

...

"Söylesene athena ben neyim!?"

Bilmem tanrı ne yarattıysa o sun

Tanrı ne yahu!

"Tanrıyı nasıl tanımazsın be kadın! ol diyince olan merhametli yaratıcımız bizim(!)"

Ha şu bin birli derdi başımıza saran sonra da o dertten kurtulmamız için yine ona dua etmemizi isteyen bencil uydurma yaratıktan bahsediyorsun sen?

Açılan kapıdaki siluetlere gözlerimi diktim bir adam ve yanında bizim kırklı vardı.

"Ne kırklısı! En fazla otuzludur bu"

"Kızım yine kendi kendine latife yapıyorsun... endişeleniyoruz senin için bir deli doktoruna görün diyoruz?"

Deli doktoru deli doktoru

Deli doktoru ne içindir ki

Gerçek deliler mi yoksa onların delirttiği insanlar için mi?

Peki ben neyim deli miyim deliren miyim?

"Aman ne anlarsın sen Lerza!"

" Kırklı böyle konuları müşteri önünde konuşmamak daha iyidir. arkandaki bey ile beni tanıştırmayacak mısın?"

"Sen nasıl uygun görürsen öyle olsun athena. bu beyfendi yeni müşterimiz Turgay bey"

Turgay bey öne çıktı epeyce yakışıklı alımlı bir beydi takım elbisesi ile mühim işlerle uğraşan bir bey olduğu belli oluyordu

Turgay,sanki söyleyeceklerini önceden ayarlamış ve ezberlemiş gibi peşi peşine konuşmaya başladı.

"Athena dediklerinde kadın sanmıştım fakat görmem o ki Athenamız şehiri inim inim inleten tetikçimiz bir erkekmiş.Şehir efsanelerine kanmışım... Karşımda alımlı bir kadın bekliyordum"

Gülümseyip karşıdaki aynadan oldukça maskulen görünen yüzüme baktım

"Mühim olan kadın ya da erkek olmak değildir öyle değil mi?"

Karşımdaki beyefendi kadın olduğumu itinayla belli etmememe bir hayli şaşırmıştı yanıma geçip oturdu

"Peki sen gerçekten bir kadın mısın "şehri inim inim inleten" Lerzacım."

"halkulade konuştunuz öyleyse biz işimize bakalım bendeniz Turgay.Turgay arslan...Şahin arslanın oğlu - bilirsiniz istanbuldaki ünlü bir mafya babasıdır- size herkesin bildiği düşmanımız Kesik'i öldürmeniz için geldik yüklü miktarda para isteyeceğinizi tahmin edip nakit 500 bin dolarla geldim "

Adamın elindeki çantalara göz dikip,Kesik'in dosyasına bakmaya başladım beni az da olsa zorlayacak gibiydi.Adamın pisliklerini okumaya başladım.

Kadın ticareti

Çocuk ticareti

Çocuk istismarı

Çocuk pornosu

Alt kısımdada videolarla birlikte kanıtları vardı...

Daha fazla okuyamayıp hızla dosyayı kapattım benim,İstanbulun en ünlü tetikçisi olan benim,bile midem bunu kaldıramazdı.

"Kabul ediyorum 200 bin dolar yeterli bu pisliği temizlemekten zevk alırım"

Adam gülümseyerek elimi sıktı ve elindeki çantayı uzattı

Bir çocuktan zevk alacak kadar adi olabiliyor mu insanlar?

"Çocuk mu sanıyorsun sadece Lerza,o adi şerefsizler hayvanlardan bile zevk alan varlıklar sana dedim; binlerce kez "kurtar kendini bu cehennemden!"diye,zira insanlar bu tatlı yüzlü insanlar...İblisten daha kötü durumdalar."

Ah athena benim vahşi yanım...

bilsem dünyanın bu pisliğini doğmayı bile istemez arafta kalırdım! Dünyada iken çok geç kalıyorsun ölmek için,ne zihnin ne kalbin bu tatlı cehennemden kurtulmayı istiyor...

"Athena kızım yine daldın? İstiyorsan sen bir ara ver ne dersin?"

Koltuğa uzanıp gözlerimi tavana diktim

"Ah kırklı!Şu dünyadaki pisliği biraz da olsun temizleyebilen bir ben varım.Ne dinlenmesi?"

Kenardaki mehtap lafa katıldı

"Ayol tanrı bile uğraşmıyor dünyayı bu pislikten kurtarmaya sana mı düştü gel bizim evde çalış boşver bunları"

Gözlerimi kapattım üstümdeki eski siyah ceketin düğmeleriyle oynayıp,kendimi sakinleştirmeye çalıştım ama yeterli gelmedi ve ağır sözler ağzımdan zehrimi kusarcasına çıktı

"Ah mehtap ah ben o kadınların aşağılandığı ev dediğin fakat benim için cehennemden farksız olan yere gelir miyim sanıyorsun?"

Mehtap'ın birden güller açan yüzü soldu bir saattir uğraştığı törpüsünü odada kapının hemen yanında, telefonun durduğu tahta çoğu yeri çürümüş sehpanın üstüne koydu bir hışımla peruğunu çıkarıp dolu gözleriyle âdeta haykırdı

"Ben de ister miyim böyle aşağılanmayı...Kaderimiz buymuş be gülüm keşke senin gibi kadın doğsaydım"

Mehtap'ın hayal kırıklığı ve ızdırap dolu yüzüne baktım,kırmıştım onu.Kırılmakta haksızda değildi.Mehtapa yaklaştım elini tutup gözlerinin derinliklerindeki duygulara iyice odaklandım.Bir an o duygular beni içine çekip kendine hapsetti.

ah o ızdırap ve acı! Zaten onlar beni hep kendine çekmez mi? Ne zaman mutluluk, neşe,sevinç beni kendine çekti ki?

Kendimi toparladım farketmeden akan gözyaşlarımı mehtap sildi belli belirsiz gülümsedim birbirimiz acılarına ortak olmuştuk.

"Sen çok çabaladın devam et seninle gurur duyuyorum."

Mehtap buruk bir şekilde gülümsedi peruğunu yavaşca kafasına tekrar geçirdi ve bana benim yapamadığım tek şeyi yaptı,sarıldı.Sıkı sıkı sarıldı...

Ne zamandır sarılmıyordum ki?

"Sarılmanın ihtiyaç olduğunu anlayana kadar."

Mehtap benden ayrılıp gözyaşlarını sildi hızlı adımlarla mutfağa giderken seslendi

"Kahve yapıyorum!"

Gözlerimi tekrar tavana diktim bir gün biter mi bu kötülük?

...

Kanlı gömleğim ve ellerimle içeri giren beni gören dümenci,mehtap ve kırklı yanıma koştu

"Yine ortalığı epeyce kirletmişsin.Niye her seferinde beyaz gömlek giyersin anlamıyorum?"

Dümencinin dediklerini kâle almayıp,kırklının yanına geçtim ve gömleğimi çıkartmaya başladım dümenci bir kadının bedenine sahip olduğumu bilmiyordu.Birden farkedince yanakları al al oldu odadan koşarcasına uzaklaştı mehtap kendini tutamayıp bir kahkaha patlattı.

"Bizim dümenciye bak sen nasılda al al oldu!"

Gülümseyip ellerimi yıkadım kapı çalındı ve dümenci başını içeriye uzattı

"Athena hanımcığım neden söylemiyorsunuz giyinceğinizi utançtan kocaman adamı al al ettiniz makara ettiniz şu karı kılıklıya"

Mehtap bir kahkaha daha patlatıp sinirlenmiş gibi yaptı ve dilinin altındaki jileti gösterdi

"Ne diyorsun ayol sen parçalarım valla şuracıkta!"

Dümenci kuyruğunu kıstıran kedi misali geriye doğru ürkekçe kaçtı.

"Aman mehtap hanımcığım,yanlış anladınız beni ben öyle demek ister miyim size hiç!"

Dayanamayıp araya girdim.

"Mehtap bırak şu dümenciyi her zaman ki hali işte"

Dümenci kırılmış gibi bir çehre yapıp yanıma yaklaştı

"Athenacığım ağzınıza hiç böyle kelimeler yakışmıyor.Özellikle bu kalbimi hoplatan yüzünüzde bana karşı bir kin görmek... Allah'ım beni o kadar derinden etkiliyor ki! size anlatamam.Sanki bir dev kalbimi ellerine almış da sıkıyormuşcasına canım acıyor,yapmayın etmeyin bu adiliği."

Bir kahkaha patlattım dümenci her zamanki gibiydi belimdeki silahı çıkartıp sürgüyü çektim.

"Dümenci biraz daha dönersen şu silahla anlının ortasında güzel bir delik açıveririm ne ara kabire ulaştığını bile anlayamazsın"

Kırklı gülmekten morarmış suratıyla dümenciye eliyle git işareti yaptı

"Hadi git burdan defol"

...

Sabah mehtapın şarkı söyleme sesiyle uyandım

"günaydın dünyalar güzelim,Athenam"

Athenaymış

Athena ha?

Hangi athena şanlı şehvetli kılıcıyla kalkanıyla cesur zeusun kızı Athena mı? yoksa her gün aynı sabaha uyanan insanları leş yapan kendide leşden farksız olan erkek kılıklı o çirkin kadın mı?

"Sen hiç athena olmadın ki...Sen hep Lerzaydın o ezik hiç bir işe yaramayan Athena ismine layık olmayan varlıktın."

Mehtap tekrar seslendi

"Kalk bir duş al leş koktun iyice"

Zaten bir leş değil miyim mehtap?Dokun bana hissettir yaşadığımı demek istedim

Ama boğazıma düğümlendi kelimelerim.

Banyoya ilerleyip soyundum tamamen çıplaklık neydi ki?Bu erkeklerin arzu duyduğu çıplaklık...Aynada kendi yansımama baktım baktım kirli ellerim bacaklarımdaki kurumuş kanlar ben athena mıydım?

Athena değilim ben işe yaramazın tekiyim.

Kendime göz gezdirdim ne sevecek ne sevilcek bir bedendeydim. Ben yaşıyor muydum bu dünyada ne için vardım doğup yaşayıp sonra geberip gitmek için mi?Neden kimse ne için bu dünyada yer aldığımı söylemiyordu!Neden bu dünyada niçin var olduğumu söylemeye çekiniyorlardı... Bu tanrı(?) bana ne için hiç bir zaman yardımcı olmuyordu!

"Tanrı yok Lerza tanrı hiç olmadı."

Ya varsa?

"O zaman Lerza... O da seni sevmiyor diğerleri gibi."

Duştan çıkıp mehtapın yanına ilerledim.

...

Uyandığımda kendi yatağımdaydım herkes etrafıma toplanmış endişe ile bana bakıyorlardı dümenci bağırdı

"Uyandı athenam uyandı!"

Kollarıma baktığımda kesik doluydu sağlık çalışanı yaklaştı bana doğru

"Ucuz kurtuldunuz buraya bir psikiyatri adresi yazıyorum muhakkak gidin."

Başımı olumlu anlamda salladım doktor odadan çıkınca mehtap yanıma yaklaştı

"Korkudan ölüyordum! Niye yaptın bunu delirdin mi?"

Kafamı arkaya yasladım en son duşa girdiğimi hatırlıyordum uzandığım yatak bana aitti Haliyle doktora gidemezdim en çok aranan tetikçilerin başıydım.Üstümde basit beyaz renk bir örtüden başka hiçbir şey yoktu.

Üşüyordum,üstümde sanki ölüm soğukluğu varmış gibi üşüyordum.

"Hatırlamıyorum mehtap... Neden yaptığımı hatirlamıyorum"

Kırklı yanıma gelip su uzattı telaş ve endişeden elleri titriyor,elindeki bardağı bile doğru düzgün tutamayıp suyu her yere sıçratıyordu.

"Demedim mi kızım sana?Deli doktoruna görün diye!Beni neden dinlemiyorsun yahu! bari deli doktoruna görünmüyorsun ara ver bu işlere."

"Delirmem gayet normal kırklı,eğer bu kadar insanı öldürüp delirmeseydim işte o zaman sorun büyüktü dünyanın en adi insanına dönüşmüş olurdum."

Kırklı çalan zille uzaklaştı bir süre sonra tekrar içeriye girdi.

"Yeni bir müşteri geldi"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.