Tamam sakin ol. Kimse birşey anlamayacak.
[DAMLA]
Bu yurt a geldiğimizden beri Çilem ve Toprak dışında hepimiz iyi anlaşıyoruz. Çilemle Sadece Toprak anlaşamıyor, onun dışında Ekini hep tersliyor, Ekin de de Peygamber sabrı var tabi.
Bu gün yurt da gelişimizin 35. günü yani salı günü. Okula gitmiştik. Hepimiz sınıflarımıza gittik. Sınıfa gidince çantamı bıraktım ve sırama gittim.
O sırada basketbol takımında olan Efe ve onun peşinden ayrılmayan ponpon kızlar gelmişti.
Ponpon kızlardan biri olan Zeynep ile aynı sınıftayız. Pek iyi bir kız olduğu söylenemez.
Sıram da oturup onları izlerken bir anda Efeyle göz göze geldik. Yaklaşık 5 saniye öyle durduktan sonra Efe başka tarafa baktı.
Efe düz ve kahve rengi saçlı, Yeşil gözlü, beyaz tenli bir çocuktu.
Dersler bittikten sonra Şeyma, Nisan ve ben bahçeye çıktık.
-Ben sınıfta birşey unuttum alıp gelicem(Nisan)
-Bende seninle geleyim. Damla sen bekle biz hemen geliriz.(Şeyma)
Kızlar gittikten sonra bir banka oturdum ve etrafı izlemeye başladım.
Bir süre daha etrafa baktıktan sonra yanıma Çilem geldi.
-Naber(Çilem)
-İyi sen(Damla)
-İyi(Çilem)
-Ayça yokmu neden tek dolaşıyorsun?(Damla)
-Ayça Ekinle takılıyor Hazal sınıftaki arkadaşları ile takılıyor siz üçünüz takılıyorsunuz.(Çilem)
-Toprak?(Damla)
-Bilmem onu görmedim.(Çilem)
-Bir dakika ne?!(Damla)
-Ne?(Çilem)
- İlk defa Toprak dediğimde düzgün bir cevap verdin. Barıştınızmı?(Damla)
-Belki biraz. Onun hakkında sanırım kötü düşündüm. Belkide gerçekten ona bir şans vermeliyim.(Çilem)
-Oha be Çilemin içine gerçekten bir Melek kaçmış.(Damla)
-Püf(Çilem)
Bir süre daha böyle otururken Nisalar geldi ve Çilem gitti. Zil çaldı hepimiz sınıflara gidiyorduk. Benim beden dersimdi. Toprakla beden derslerimiz aynı saatteydi. Ben kantine indim. Tam oturacakken biri elimden tuttu ve koşmaya başladı. Kim olduğuna bakamadım sadece koşuyorduk.
Gözlerimi açtığımda okulun bodrum katındaydık. Arkamı döndüğümde çok şaşırdım.
Efe?!
Derin derin nefes alıp kapıyı kapattı. Ben ise şaşkın bir şekilde onu izliyordum. Bir süre sonra ayağa kalktı ve yüzüme baktı.
-Merhaba(Efe)
-Eee merhaba(Damla)
-Kusura bakma hiçbir şey demeden seni buraya çektim. Ben Efe.
-Bende Damla. Neden beni buraya getirdin?
-Birinden kaçıyorum. Bana yardım edebileceğini düşündüm. Seni ne zamandır görüyorum.(Efe)
-Ne konuda yardım edicem?(Damla)
-Biraz tuhaf gelicek biliyorum ama benim yakın arkadaşımmış gibi davranır mısın?(Efe)
-Bir dakika ne?! Peki bunu neden yapıyım?(Damla)
-Eğer yaparsan seni takıma alırım. Arkadaşların olabilir, seni popüler yapabilirim.(Efe)
-Yani...(Damla)
-Nütfen güvenilir bir insan gibisin bu yüzden bana lütfen yardım et. Yalvarırım.(Efe)
-Sey-
Of tamam peki.(Damla)
-Teşekkürler bu iyiliğin boşa gitmeyecek.(Efe)
-Peki şimdi ne yapmam gerekiyor bana anlat.(Damla)
-Öncelikle,sen benim bir kuzenimin tanıdığısın. Ben seni daha öncede okulda görüyordum ama kuzenim seninle arkadaş olduğunu söylediği için bende seninle arkadaş olmuşum. Bu arada sen arada bana gelip sarılmalısın.(Efe)
-Yuh!(Damla)
-Üzgünüm ama bu gerekli yoksa o kızlardan asla kurtulamam. (Efe)
-Of peki.(Damla)
-Ayrıca eğer sevgilin olsun istersen,sana sevgili ayarlaya bilirim.(Efe)
-Yok kalsın,teşekkürler.(Damla)
-Beni kıskanmış gibi yapman lazım kısacası beni sahipleniyor gibi yapman lazım. Ayrıca o kızlara karşı biraz daha uzak ol çünkü onların ne yapacakları belli olmaz.(Efe)
-Peki(Damla)
*
Baya bir süre konuştuk.Çıkmak için kapıyı açtığımızda önümüzde Toprak belirdi. 10 saniye boyunca birbirimize baktık.
-Toprak gördüğün gibi değil sadece birşey konuşuyorduk!(Damla)
-Eeee tamam. Ben hiçbir şey görmedim duymadım bilmiyorum.(Toprak)
Bunu dedikten sonra bodrumun yanındaki kütüphaneye girdi.
Çok şükür Toprak ve Çilem konuşmuyorlar konuşsalardı herhalde Çilem beni Trabzon nun dağlarından sarkıtırdı.
Gün bitti ve eve gittik. Herkes odasına çekildi. O gün sadece bu olay oldu kimse kimseyle kavga etmedi özellikle Çilem ve Toprak.