Kael, ateşi gördüğü an durdu. Bu bir yangın değildi. Bu… çağrıydı. Atını mahmuzladı. Zırhının altındaki mühür buz gibi yanıyordu. Yıllardır bastırdığı kehanet, sonunda uyanmıştı. Ve onu, istemediği bir yöne sürüklüyordu. Yanan evin önünde Lina’yı gördüğünde nefesi kesildi. Korkmuştu. Ama güçlüydü. Yanıyordu. Ama kül olmuyordu. Kael’in aklından tek bir cümle geçti: Onu öldürmeliyim. Ama göz göze geldiklerinde eli kılıcına gitmedi. Ateşle buz ilk kez birbirini tanıdı.
Bölüm 2
Buzun Bakışı
